Bölüm anahatları

  • Süreli yayınlar birbirini izleyen ayrı bölümler halinde, genellikle numaralandırılmış olarak yayımlanan ve önceden belirlenmiş bitişi olmayan bir süreli kaynak. Süreli yayın örnekleri arasında dergiler, magazinler ve elektronik dergiler, sürekli olarak yayımlanan rehberler, yıllık faaliyet raporları, gazeteler ve monografik diziler vardır. Türkiye'de 1795'te Fransızlar tarafından basılan ilk dergi Bulletin de Nouvelles'dir. Ertesi yılda 15 günde bir yayımlanan Gazette Française de Constantinople Türkiye'de çıkarılan ilk gazete unvanını almaktadır ve o da Fransız menşelidir. 

    https://tr.wikipedia.org/wiki/Süreli_yayın


    Genellikle yılın çeşitli zamanlarında, aylık, haftalık yayınlanan dergi, magazin ve gazete gibi yayınlar. Süreli yayınların genellikle cilt ve sayı numaraları vardır. Dergi, magazin, periyodik ve süreli yayın kelimeleri birbirinin yerine kullanılabilir. Surelı yayın = Süreli yayınlar birbirini izleyen ayrı bölümler halinde, genellikle numaralandırılmış olarak yayımlanan ve önceden belirlenmiş bitişi olmayan bir süreli kaynak. ... suresız yayın =belli aralıklarla yayımlanmayan, bir defalığına basılmış bulunan kitap türü eserleri ifade eden yayındır.


    Mecelletü Mecmaʿi’l-luġati’l-ʿArabiyye

    Daha çok Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’den esinlenerek Dârü’l-kütübi’l-Arabiyye adıyla bir kütüphane oluşturan kurum, bu iş için tahsis edilen Zâhiriyye binasını düzenleyip yazma ve basma eserleri toplayarak kataloglarını hazırlamış, bir müze kurup Arapça ve diğer dillerle yazılan eski eserleri burada toplamıştır. Ayrıca tarihî eserler için geziler düzenlemiş, kazı çalışmaları yaptırmış, bunun için de bir müze açmış, müze 1937’de Âsârü’l-âmme Müdürlüğü’ne bağlanmıştır. 
    Kurumun 1921’de Mecelletü’l-mecmaʿi’l-ʿilmiyyi’l-ʿArabî adıyla çıkarmaya başladığı dergi 1931 yılına kadar ayda bir, 1949’a kadar iki ayda bir, bu tarihten sonra üç ayda bir neşredilmiştir. 1966’dan (XLI. cilt) itibaren Mecelletü Mecmaʿi’l-luġati’l-ʿArabiyye adıyla yayımına devam eden dergi Ocak 2002’de LXXVII. cildini neşretmiştir. 


    Journal Asiatique

    1822 yılında Paris’te Antoine Isaac Silvestre de Sacy, Jean-Pierre Abel-Rémusant, Jean-Louis ve Eugène Burnouf, François ve Emile Littré, Daniel Kieffer, Claude Fauriel, Alexander von Humboldt ve Pierre-Amédée Jaubert gibi edebiyatçı ve ilim adamları tarafından Fransız şarkiyat cemiyeti Société Asiatique ile birlikte onun yayın organı olarak kuruldu. Yaklaşık iki asırdan beri Société Asiatique’in yaptırdığı arkeolojik kazılar dahil her türlü bilimsel araştırmanın sonuçlarını ve bilim adamlarının Asya kültürlerine dair makalelerini yayımlamakta olan dergi Doğu dilleri ve medeniyetleri alanlarına büyük katkıda bulundu. Ayrıca Asya kıtasındaki toplumlara ve kültürlerine ait yazmaları temin etmek, kopyalayarak ikinci nüshalarını çıkarmak, tercümelerini yapmak ve basımlarını gerçekleştirmek suretiyle misyoner, diplomat ve ilim adamlarına kıymetli dokümantasyon sağladı.

    Journal of the Royal Asiatic Society

    15 Mart 1823’te Londra’da, Asiatic Society’nin (Kalküta) eski başkanlarından Sanskritist Henry Thomas Colebrooke tarafından kurulan ve ertesi yıl İngiltere Kralı IV. George’un himayesine girerek “Royal” unvanını alan The Asiatic Society of Great Britain and Ireland isimli derneğin yayın organıdır; JRAS kısaltmasıyla tanınır. Amacı Hindistan ve diğer Asya ülkelerinin tarih, medeniyet, sanat ve edebiyatını incelemek olan derneğin, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı çeşitli ülkelere mensup 900 kadar üyesi vardır. 1958-1961 yılları arasında başkanlığını Türkolog Sir Gerard Clauson yapmıştır. Günümüzde derneğin Bombay, Hong Kong, Tokyo gibi on bir büyük Uzakdoğu şehrinde şubeleri bulunmaktadır. İngiltere’deki merkez binasında Asya üzerine tarih, coğrafya, din, felsefe, dil, sanat ve edebiyat alanlarında kaleme alınmış 100.000 kitap, 2250 süreli yayın, 2000 el yazması, pek çok harita, tablo, fotoğraf koleksiyonu ve çeşitli müzelik eşyayı barındıran bir de kütüphanesi mevcuttur. Kütüphane, Hint ve Malay ağırlıklı iki binyılı kapsayan bir tarih zenginliğine sahiptir. Dernek, Doğu dilleri için standart bir transkripsiyon sistemi geliştirmek amacıyla gayret gösteren ilk kurumlardan biri olup bir komiteye hazırlattığı Sanskrit ve Arap alfabelerini karşılayan harfler listesini 1894’te JRAS aracılığıyla yayımlamıştır.

    Journal of the Royal Asiatic Society yılda dört fasikül olmak üzere 1834’te yayınına başladı. İlk sayılarında ekonomik ve ticarî konular fazlaca işlendi; 1880’lerden itibaren dil, edebiyat, tarih, arkeoloji ve geleneksel kültür konuları ağırlık kazandı. Zaman zaman Sumer, Akkad, Pers ve Hitit gibi Ön Asya kültürlerine de yer verilmekle beraber derginin ilk yüzyılına Hint alt kıtası üzerine kaleme alınan yazılar hâkim oldu. Başlangıçta özellikle Yakındoğu İslâm medeniyeti ihmal edilmişti; ancak son dönemlerde bütün Asya kültürlerine daha dengeli bir biçimde ilgi gösterilmektedir. Fransızca, Almanca ve İtalyanca makalelerin de yer aldığı dergi, yayın hayatına başladığı günden beri İngiliz şarkiyatçılarının araştırmalarının mahiyetini, fikirlerini ve zaman içinde değişen ilgilerini yansıtan en önemli yayın organı olma durumunu korumaktadır. Önceleri yılda dört sayı çıkarılamadıysa da 1875’ten itibaren düzenli biçimde yılda bir cilt yayımlanmıştır. Fasikül sayısı 1944’te iki, 1991’de yapılan son düzenlemeyle üç (nisan, temmuz, kasım) olarak tesbit edilmiştir. Derginin en önemli özelliklerinden biri de 1890’lardan bu yana kitap tanıtımlarına geniş bir şekilde yer vermesidir. İlk sayıdan itibaren 1997’ye kadar çıkan makalelerle ilgili alfabetik yazar indeksi mevcuttur.


    Tarih Dergisi

    Mehmet Cavit Baysun başta olmak üzere İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyeleri tarafından 1949 yılından itibaren çıkarılmaya başlanmıştır. İlk sayıda “Tahrir Heyeti” tarafından yazılan “Bir Kaç Söz” ile derginin yayım amaçları belirtilmiştir. Burada öncelikle bölümde büyük ümitlerle çıkarılan Tarih Semineri Dergisi’nin canlandırılamadığı (I/1, I/2 ve II şeklinde üç sayı olarak çıkan derginin muhtevası için bk. Koray, Türkiye Tarih Yayınları Bibliyografyası, s. 211-212), yeni bir dergiye ihtiyaç duyulduğu, esas amacın çıkacak dergiye gerek muhteva gerekse biçim yönünden kusursuz denilecek bir şeklin verilmesi olduğu, hiçbir iddia taşımadan neşriyat sahasına atılan dergide daha ziyade tarih bölümünün “yeni istidatlarına ait kalem mahsullerine” geniş ölçüde yer verileceği, tarihin bütün çağlarına dair araştırmaların, kütüphane ve arşivlerde ele geçirilmiş vesikaların, seyahat raporlarının tanıtılacağı ve bibliyografya haberlerinin verileceği belirtilmiştir. Ayrıca derginin bölüm dışındaki araştırmacılara da açık olduğu, konusu tarih haricinde olan, fakat bu ilmin ilerlemesine katkı sağlayacak makalelere de sayfalarında yer verileceği ifade edilmiştir. Tahrir heyeti bu önsözde derginin yayım süresine açıklık getirmiş ve iki sayısı bir cilt teşkil etmek üzere senede iki defa çıkarılması ve sayıların on formadan aşağı düşmemesi planlanmıştır. Yıllık sayı adedinin ileride çoğaltılması niyeti de bir hedef olarak ortaya konulmuştur.


    Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi

    Ankara Üniversitesi kurulmadan önce faaliyete geçen Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde süreli bir yayın çıkarma çalışmaları 1940’ta başladı. Dört yıl sonra da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yıllık Araştırmalar Dergisi I (1940-1941) adıyla bir dergi İstanbul’da yayımlandı. 1067 sayfadan oluşan bu dergi kullanışsız bir ebattaydı ve herhangi bir sunuş yazısı da bulunmuyordu. Derginin sayfaları fakülteyi oluşturan bölümler arasında paylaştırılmış, bazı bölümler kendi hedefleriyle ilgili kısa sunuş yazıları koymuşlardı. Her bölüm ayrı basım yaptırdığı için bazı kayıtlarda bunlar müstakil dergiler şeklinde geçmektedir. Bu derginin ikinci bir sayısı çıkmamıştır.

    Fakülte idaresi bu arada yeni bir süreli yayın projesini uygulamaya koyarak ilk sayısı Eylül 1942’de Ankara’da basılan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi adıyla bir dergi yayımlamaya başladı. Derginin başında devrin Maarif vekili Hasan Âli Yücel ile fakülte dekanı Şevket Aziz Kansu’nun birer sunuş yazısı bulunmaktadır. Bazı makalelerin Batı dillerinden birine tercümelerinin de yayımlandığı derginin sonunda “Yayımlar Üzerine” başlığı altında yeni yayımlanmış kitaplar, “Haberler” başlığı altında da fakülte ve üniversite ile ilgili haberlere yer verilmiştir. Yazı işleri müdürlüğünü fakülte dekanının yaptığı derginin bir yayın kurulu vardı. Tatile rastlayan aylar dışında iki ayda bir olmak üzere yılda beş sayı ve bir cilt olarak planlanan derginin 2. sayısı Ocak-Şubat 1943’te çıktı ve Temmuz-Ağustos 1943 sayısı ile ilk cilt tamamlandı. I. ciltte her sayıya ayrı sayfa numarası konmuş ve cildin sonunda her sayının ayrı ayrı fihristleri verilmiştir. II. cildin ilk sayısından itibaren (Kasım-Aralık 1943) her cilde baştan sona tek sayfa numarası verilmiş, IV. ciltten itibaren de (1946) cildin kendi içindeki sayı numaraları terkedilmiş ve her cildin başına tek bir fihrist konulmuştur.

    1942-1948 yılları arasında yayımlanan ilk altı cilt beşer sayı olarak planlandığı halde VII. cildin ilk sayısından itibaren (Mart 1949) mart, haziran, eylül ve aralık olmak üzere üç aylık periyotlarla yılda dört sayı yayımlanması kararlaştırıldı. Fakat bu da uzun sürmedi; dergi bazan iki (Mart-Haziran 1951), bazan üç sayı (Haziran-Eylül-Aralık 1953) bir arada çıkarılarak genelde yılda iki defa yayımlanmıştır. 1960’lı yıllardan itibaren fakülte bünyesindeki bölümler kendi dergilerini çıkarmaya başlayınca bu dergi önemli değişikliklere uğradı ve 1987’de XXXI. cilt ile birlikte yeni bir şekil aldı. Yaklaşık elli yıllık bir geçmişi olması dolayısıyla Türkiyat Mecmuası, Şarkiyat Mecmuası, Tarih Dergisi gibi doğrudan doğruya üniversite yayın organı olan dergiler arasında önemli bir yer işgal eden Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi’nin içinde yer alan araştırma ve incelemelerin daha çok tarih, arkeoloji, antropoloji, coğrafya ağırlıklı olduğu, zaman zaman da dil ve edebiyatla ilgili yazıların neşredildiği görülmektedir.

    1970’li yıllara kadar dergide yayımlanan makalelerin büyük kısmı küçük birer kitap hacminde iken son yıllarda çıkan sayılardaki makalelerin hacmi giderek küçülmüştür. Dergide yayımlanan geniş hacimli makalelerin belli başlıları şunlardır: Necati Akder, “Bir Aksiyon Problemi Olarak Felsefe” (1946, IV, 537-596); Mehmet Altan Köymen, “Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihinde Oğuz İstilâsı” (1947, V, 563-620); Faruk Demirtaş, “Osmanlı Devrinde Anadolu’da Oğuz Boyları” (1949, VII, sy. 2, s. 321-385); Ekrem Akurgal, “Bayraklı Kazısı” (1950, VIII, sy. 1, s. 1-97); M. Altan Köymen, “Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun Kuruluşu” (I-II, 1957, XV, sy. 1-3, s. 97-191; sy. 4, s. 1-107); Mübahat Türker, “Fârâbî’nin Bazı Mantık Eserleri” (1958, XVI, sy. 3-4, s. 165-286); Faruk Sümer, “Oğuzlar’a Ait Destanî Mahiyette Eserler” (1961, XVII, sy. 3-4, s. 359-456).

    Dergide özel sayı niteliğinde bazı sayılar da çıkmıştır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın birinci ölüm yıldönümü dolayısıyla hazırlanan özel bölüm (Mart-Nisan 1945, III, sy. 3); ünlü Alman şair ve yazarı Goethe ile ilgili olarak yayımlanan Goethe sayısı (Eylül 1949, VII, sy. 3); “Atatürk’ün 100. Doğum Yılına Armağan” adıyla çıkan sayı ile (1982, XXX, sy. 1-2) “Türkiye’de Eski Eser Kaçakçılığı, Tahribatı ve Korunması Sempozyumu” başlığı ile bu konuya ayrılan bölüm (1990, XXXIV, sy. 1-2, s. 289-472) bunların en önemlileridir.

    Çıkışından itibaren bugüne gelinceye kadar dergide birçok ilim adamı ve araştırmacının makaleleri yayımlanmıştır. Bunların belli başlıları arasında şu isimler yer almaktadır: Mustafa Akdağ, Necati Akder, Ekrem Akurgal, Şinasi Altundağ, Necla Aytür, Ünal Aytür, Bekir Sıtkı Baykal, Niyazi Berkes, Emin Bilgiç, Necdet Bingöl, Pertev Naili Boratav, Orhan Burian, Saadet Çağatay, W. Eberhard, Nusret Hızır, Halil İnalcık, Reşat İzbırak, Zeynep Korkmaz, Mehmet Altan Köymen, Akdes Nimet Kurat, Bahaeddin Ögel, Muhaddere N. Özerdim, Melâhat Özgü, Tahsin Özgüç, Faruk Sümer, Muzaffer Şenyürek, Selahattin Tansel, Mehmet Tuğrul, Osman Turan, Şerafettin Turan, Mübahat Türker, Ahmet Edip Uysal, Kemal Edip Ünsal (Kürkçüoğlu).

    Elli yıllık geçmişine rağmen derginin genel bir dizini henüz yapılmamıştır. Sadece Enver Koray’ın hazırladığı Tarih Yayınları Bibliyografyası ciltlerinde süreli yayınlar kısmında söz konusu edilmiştir. Başlangıçta her cilt için yapılan toplu fihrist uygulaması sonradan terkedilmiş, kitap tanıtma ve haberler bölümleri de zaman içinde kaldırılmıştır.

    Fakültenin bütün profesör, doçent ve asistanları derginin tabii yazarları sayıldıklarından dergi ile birlikte fakülte elemanlarının ilmî faaliyetlerinin gelişimi de takip edilebilmektedir. Ayrıca II. Dünya Savaşı öncesinde Türkiye’ye gelerek Türk üniversitelerinde hizmet veren bazı ilim adamlarının makaleleri de bu dergide yayımlanmıştır.