Bölüm anahatları

  • ÜNİTE 3
    Sanatçı Olarak Küçük
    Çocuklar: Gelişimsel Bir Bakış

    GİRİŞ

    Güzel bir mekanda olduğunuz zamanı hatırlayın. Bu yer eski bir saray ya da bir dağın zirvesi olabilir. O yer sizde nasıl hisler bıraktı? Hayranlık ve büyülenme? Siz de sınıfınızı büyüleyici ve güzel bir yer haline getirdiğinizde bu olumlu duygular sınıfınız için de geçerli olacaktır. Zevkler ve tatlar kişiden kişiye değişse de yetişkinler ve hatta çocuklar bile güzel olan şeyleri takdir ederler. Memnuniyet verici bir ortamda çalışmak, dört amaca hizmet eder.

    ESTETİK

    Estetik Yunanca kökenli soyut bir sözcük olup anlamı “algı”dır.

    ESTETİĞİN TEMELLERİ

    1. Estetik Tavır

    2. Estetik Süreç / Deneyim

    Estetik süreç / deneyim elde etme, içsel motivasyon sağlar.

    3. Estetik Tepki

    Estetik tavır ve süreç farklı düzeylerde estetik tepkiyi ya da reaksiyonunu beraberinde getirir.

    Bu kitabın yazarlarının üç estetik bileşen listesine Eaton estetik değer bileşenini eklemektedir.

    Tanıştırın, Zorlamayın

    ESTETİKTE ÖĞRETMENİN ROLÜ

    Estetik Model Olarak Öğretmen

    Öğretmenin İç Güzelliği

    Sanatta Çeşitliliği Görmelerini Sağlayın

    Estetik Sınıf

    Estetik Deneyim Olarak Sanatın Takdir Edilmesi

    Resimli Kitaplardaki Çizimler

    Görsel Okur-Yazarlığı Desteklemek İçin Resimli Kitapların Kullanımı

    Sanat Ziyaretçileri

    Sanat Gezileri

    Duyusal Okuryazarlık

    Bu kitabın web sitesinde duyusal okuryazarlık için birçok etkinlik örneği mevcuttur.

    SULU BOYA VE MÜREKKEP

    Kendini İfade Edici Sanat Etkinlikleri

    Sulu Boya

    Mürekkep

    Duyusal Keşif Etkinlikleri

    Kağıt Mendille Suluboya

    Sprey Şişesi ile Sulu Boya

    Kahve Filtresi Kreasyonları

    Boya (Su Bazlı,)

    Damlatarak Boyama

    Batır ve Boya

    ÖZET

    Estetik ve küçük çocuklar el ele ilerler. Bebekler dünyaya geldikleri anda etraflarındaki her şeye meraklı gözlerle bakar ve her şeyi keşfetmek isterler. Zaman ilerledikçe çocuklar, yetişkinlerden gelen “yapma!”ları içselleştirir ve bakmamayı, görmemeyi, dokunmamayı, tatmamayı ya da koklamamayı öğrenirler. Kendilerine has bir çizgi, şekil ve renk dünyası oluştururlar. Erken çocukluk eğitimcileri olarak bizim görevimiz çok amaçlı olarak tanımlanabilir. Bizler çocukların algılarını uyarmalı, onlara giysilerimizle, davranışlarımızla ve iletişimimizle estetik model olmalı ve uyarıcılar açısından zengin ve çekici sınıf ortamları oluşturmalıyız. Bizim anlattıklarımız erken çocuklukta estetik bilincinin yerleştirilmesindeki gerekçelerden ibarettir.