Bölüm anahatları

  • Ferruhî-yi Sîstânî (فرخی سیستانی)

    Abu’l-Hasan Ali b. Culuğ, aslen Sistan şehrinden olup doğum tarihi bilinmemektedir. Muhtemelen 4./10. yüzyıl sonlarında doğmuş olmalıdır. Bir süre Sistan’da yaşadıktan sonra maddi sıkıntılarını gidermek amacıyla şairliğiyle daha iyi bir hayata kavuşma umuduyla arayışa girmiş ve sonunda Gazneli Mahmud’a tanıtılmış ve sunduğu “Dağgâh” (Saltanat atlarına damga vurulan yer) kasidesiyle bu padişahın takdir ve teveccühünü kazanmıştır.  Gazneli Mahmud sarayına intisap etmiş ve belirli günlerde ve törenlerde padişaha kasideler sunn bir saray şairi olarak refah içinde yaşamıştır. Mahmud’un ölümü üzerine yazdığı başarılı mersiye beğeniyle karşılanmıştır. Mahmud’dan sonra Mes’ud döneminde de Gazneli hanedanının saray şairliğini sürdürmüştür. Onun meşhur kasidelerinden biri de “Sûmenât” kasidesidir. Memduhları arasında Mahmud’dan başka, Muhammed b. Mahmud (bu şehzade babasından sonra geçici bir süre tahta geçmiş ve daha sonra Mes’ud ve adamları tarafından bertaraf edilmiştir), Azudu’d-devle Yusuf (Mahmud’un kardeşi), Mes’ud b. Mahmud, Vezir Ahmed b. Hasan Meymendî ve Vezir Hasenek zikredilebilir. Ölüm tarihi 429/1038 olarak zikredilmektedir.

    4./10. Yüzyıl sonlarıyla 5./11. Yüzyıl başlarının güçlü ve meşhur şairlerinden olan Ferruhî, klasik İran şiirinin tüm dönemleri göz önünde bulundurulduğunda da Farsçanın sayılı büyük şairleri ve özellikle de kaside ustaları arasında sayılmaktadır. Kaside şairleri arasında sade ve doğal söyleyişiyle öne çıkmaktadır. Kasidelerinin tegazzül bölümleri de yalın lirizmiyle etkileyicidir. Ferruhî’nin neşenin ve dünyevî duyguların baskın olarak yer aldığı şiiri imgelem bakımından da zengin bir şiirdir. Şiirlerinde insan-tabiat ve birey-eşya ilişkisi çarpıcı bir şekilde yansıtılmaktadır.

    Ferruhî’nin 9564 beyitlik divanı günümüze kadar ulaşmış olup ilk kez 1933 yılında Tahran’da basılmıştır.


    Ferruhî'nin ekte yer alan şiirini inceleyelim:


    Menuçehrî-yi Dâmgânî

    منوچهری دامغانی

    Ebû’n-Necm Ahmed b. Kavs b. Ahmed el-Menûçehrî-yi Dâmganî’nin doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. H. 5. yüzyıl sonlarında doğduğu tahmin edilmektedir.

    Ölüm tarihi kesin olarak bilinmese de 432/1040 yılı, edebiyat tarihçileri tarafından yaklaşık tarih olarak kabul edilmiştir.

    5./11. yüzyıl başlarında şiirde şöhrete erişmiştir. Saray şairliğine ilk olarak Deylemî hükümdarı Feleku’l-Meâlî Menûçehr b. Kabus sarayına yönelişle başlamıştır.  Ardından Gazneli Emir Mes’ûd sarayına yönelmiştir. Mahlasını ilk memduhu olan Menûçehr b. Kabus’a nisbetle almıştır.

    Arap dili ve edebiyatı alanında iyi bir tahsil görmüş olan Menûçehrî, bazı Arapça kasidelere nazireler yazarak şiirdeki ustalığını pekiştirmiştir. Onun Arap dili ve edebiyatına olan bu hakimiyeti şiirlerinde Arapça unsurlara dönemin diğer şairlerinden daha fazla yer vermesine yol açmıştır.

    Menûçehrî, dönemin birçok büyük şairiyle çağdaştır. Bunlar arasında Firdevsî, Ferruhî, Ascedî’yi sayabiliriz.  

    Menûçehrî’nin divanı günümüze dek ulaşmış olup kaynaklarda (Mecmau’l-Fusehâ) yaklaşık 4000 beyitlik bir divanı olduğu belirtilmesine rağmen basımı yapılmış olan divanında 2817 beyit şiir bulunmaktadır.

    Kısa ve hareketli vezinleri daha çok tercih etmiş olan Menûçehrî’nin şiirlerinde Arap şiirinin mazmunlarına (çöl, göç, deve kervanları vb) sık rastlanır. O, musammat nazım şeklini Farsça şiirde ilk kullanan şair olarak da nitelenmektedir.