Bölüm anahatları
-
Bâ Leys-i Taberî (بالیث طبری): Hakkında bilgi yok. Avfî, onu Sebuktekin Oğullarına müntesip bir şair olarak zikreder (c. 2, s. 66). Şiirlerinden bazı beyitler, Lubâbu’l-Elbâb, Mecmau’l-Fusehâ ve Tercumânu’l-Belâga’da (s. 39) nakledilmiştir.
Emîni-yi Neccâr (امینی نجار): Ebu Surrâka (?) Abdurrahman b. Ahmed el-Belhî el-Emînî en-Neccâr (ابو سراقه عبد الرحمن بن احمد البلخی الامینی النجار), Gazneli Mahmud’un methiyecilerindendir. Hayatı hakkında bilgi yoktur. Lubâbu’l-Elbâb’da (c. 2, s. 42) bir kasidesi yer alır (başka şiirleri de var mıdır bu kaynakta?) .
Rûzbih-i Neketî (?) (روزبه نکتی): Ebu Abdullah Rûzbih-i Neketî-yi Lahorî, Lahor’da Farsça şiir söyleyen ilk şairlerdendir. Gazneli Mahmud’un methiyecilerindendir. H. 5. Yüzyılın ilk yarısında yaşadığı anlaşılıyor. Şiirlerinden bazı beyitler Lubâbu’l-Elbâb’da (c. 2, s. 57) yer almaktadır.
Ayyûkî (عیوقی): Birinci Gazneli dönemi şairlerindendir. Sultan Mahmud’un çağdaşıdır. Lugat-i Furs’ta (s. 223) onun iki beyti şahit olarak getirilmiştir. Hayatı hakkında son zamanlara dek bilgi yoktu. Ahmed Ateş, ona ait Vaka ve Gulşah adlı bir mesnevi keşfetmiştir. Varka ve Gulşah, bir aşk hikâyesi olup kaynağı Arap edebiyatıdır. Hikâyeye göre çocuk yaşlarda birbirine âşık olan Varka ve Gulşah’ın aşkları Hz. Peygamber’in risaletinin başlangıcına dek sürmüştür. Bu iki âşık kavuşamadan ölmüşse de Hz. Peygamber’in duasıyla yeniden dirilerek evlenmişler ve mutlu bir hayat sürmüşlerdir. Bu hikâye Yusuf Meddâh tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Bu hikâyenin Fransa ve İspanya’da ortaçağda öeşhur olduğu belirtilmektedir (Safâ, c. 1, s. 602).
