Bölüm anahatları
-
2500 yıllık bir dönemin temek karakteristiğini atlı savaşçılar oluşturuyordu. Hayvan ekonomisini seçen toplum konar-göçer bir hayat sürmek durumundadır. Bozkırlarda bu sebepten teknolojik devrim erken zamanda çıkmaza girmiştir.
Çinliler özellikle Türk bozkır halklarını tanımlarken “otu ve suyu takip ederler” demişlerdir. Bu göçebelerin doğaya uyum sağlamak zorunda kaldıkları anlamına gelir. Yarı göçebelik ise bir zorunluluktu. Kültürel geri kalmışlık değildi. (yaylak ve kışlak meselesi)
Bozkır halklarını bekleten kaçınılmaz son çok sık devlet kurup yıkılmalarına yol açmıştır. Osmanlı ve Selçuklu bu duruma karşı bir istisna oluştururlar.
a) HAREKETLİLİK(DİNAMİZM): Demirin savaş malzemelerinde kullanılması, demire çifte su verilerek çeliğin (Polat) oluşturulması, atın savaş alanlarında kullanılması ve “atlı savaşçı” kavramını ortaya çıkarmış ve insanlık tarihinde büyük bir sıçramaya sebep olmuştur.
Atın batıda süvari olarak kullanılması İskitler devrinde olmuş, Hun ve Avar devrinde ise yaygınlaşmıştır. Üzenginin kullanılmaya başlaması da çok büyük bir aşamadır.
b)ÇEŞİTLİLİK: bozkır halklarının yaptığı akınlar sonucu farklı kültürlerle gerçekleşen temaslar kültürümüzde çeşitliliği meydana getirmiştir. Hayvancı kültürden ziraatçı kültüre geçiş bu dönemde olmuştur.
ÖRNEK: ”Haydar” adlı türküde Tenasüh-ruh göçü konusu işlenir. Bu da Hinduizmle temas olduğunun kanıtıdır.
c)SÜREKLİLİK: kendi olabilme yetisi sonucu ortaya çıkmıştır. Bozkır kültürü değişerek gelişmiş ancak kendi özelliklerini korumuştur.
ÖRNEK: Mete’nin ıslık çalan okları 16. yüzyılda bile var olmuştur.
