Bölüm anahatları

  • —Yerleşik dünyada derebeylikler merkezi imparatorlukları hoş karşılamaz, kendi üstlerinde bir gücü tanımazlar.

    —Bozkırda devlet daha yaşamsal bir mahiyet taşır.

    —yerleşik dünyada zenginlik gayrimenkule yani toprağa dayanır.

    —bozkır dünyasında zenginlik hayvan varlığı ve sürülere dayanır.

    —yerleşik dünyadaki mülkleşme köleciliği beraberinde getirmiştir. Kıpçak bozkırları, Kafkasya ve Karadeniz’in kuzeyindeki bozkır bölgeleri köle arzının kaynağını oluşturuyordu.

    —Bozkır dünyası köle arzını, yerleşik dünya ise köle talebini sağlar.

    ·          Bozkır aristokrasisinde temel ayrım: “yönetici- yönetilen” ayrımı yani çevre- merkez ilişkisidir. Sosyal sınıflar tam teşekkül etmediğinden toplumsal tabakalar yoktur.

    ·         Bozkır yaşamında kölelik yerleşik hayattaki gibi kurumsallaşmamıştır. Bozkır yerleşik dünyanın ihtiyaç duyduğu köle arzını sağlardı.

    ·         24 oğuz boyundan 12. sırada yer alan Selçuklular idareyi ele alabilmişlerdir. Oğuzlar da “kara kişi” lafı pek görülmez. (kara kişi: sıradan halk/ ak kişi: elit, yönetici sınıf)

    Bozkırda aidiyet ETNİK YAPIYA DEĞİK, BOZKIR YAŞAM BİÇİMİNE DAYANIR.