Bölüm anahatları

  • Sabarlar:

    Büyük Hun Devleti’nin dağılmasından sonra, Doğu Avrupa’da görülen kalabalık Türk kavimleri arasında Sabirler de vardır. Kaynaklarda Sabir, Sibir biçimlerinde de gördüğümüz Sabir adı, Türkçede sapan, yol değiştiren, serbest anlamındadır. Benzer türdeşleri gibi Sabirlerin de kökeni karanlıktır. Macar Türkologlar (Nemed gibi) Sabarları Orta Asya’ya göç etmiş bir topluluk olarak görürler. Sibirya adı bu kavmin adıyla ilintilidir. Bir kısım Türkologlar Sabirlerin kökeniniHun çağındaki Hsien-pi’lerle ilişkilendirir. Bir kısım Soğd kaynakları bunların bir dönem Turfan bölgesinde yaşamış olduklarına işaret eder. Bunlar Büyük Hun Göçü döneminde (350-450) on-ogurların doğusu ve Avarların batısında İli ırmağı ile Çungarya bölgesi arasında bulunuyorlardı. Daha sonra bunlar bugünkü Tataristan bölgesine göç etmişlerdir. Macar Türkologlar bunların Ortak Türkçe konuştuklarını ve birkaç yüzyıl sürecek Türk hakimiyetinin bir parçası olduklarına inanırlar.

    Avarlar:

    Çinliler tarafından Juan- Juan adıyla bilinen Avarlar, Göktürkler öncesinde Orta Asya’ya hâkim idiler. Son bilimsel araştırmalar, Avarların iki kavim unsuruna dayandığını ve bunlardan en az birinin Türk kökenli olduğunu göstermiştir. Ayrıca Avru­pa'da büyük etkiler bırakan Avar toplulukları bu Türk unsurlara dayanmaktaydı. Avar federasyonu içinde Türk ve Moğol unsurların beraber yaşadıkları bilinmektedir. Ancak kurucu hanedanın Moğol olma ihtimali yüksektir. Fakat aynı Cengiz İmparatorluğunda olduğu gibi batıda gördüğümüz Avarlar da Türk karakteri taşımaktadır.

    Batı Avrasya’daki bir Göktürk yöneticisinin Avarlardan “Efendilerinden kaçan kölelerimiz” diye bahsetmiş olması bunun kanıtıdır. Ayrıca bu ifade Avarların Asya’daki Juan-Juanlarla olan irtibatını da açıklar.

    Bulgarlar:

    Avrupa Hunlarının dağılmasının ardından Türk asıllı kavimlerin bir kısmı Karadeniz’in kuzeyindeki yurtlarına döndüler. Ogur kavimleri, Kafkasya’nın kuzeyine yerleşir ve bir süre sonra Bizans sarayına elçiler gönderir. Bizans onlarla bir ittifak antlaşması yapar; Fakat bu ittifak pek uzun ömürlü olmaz. Onogurlar bir müddet sonra Bizans arazisine akınlar yapmaya başlar. Bunlar, bu sırada doğudan aynı bölgeye gelerek yerleşen Ogur Türkleri ile karışarak Bulgar adı verilen yeni bir Türk kavmini meydana getirmiştir. Zaten Bulgar isim de Türkçe, karışık manasına gelen bulgamak fiilinden gelmektedir. Bulgarların aslını oluşturan Ogurlar başlıca Onogur, Utigur ve Kutrigur kabilelerine ayrılmışlardı. Bunlardan Utigurlar 6. yüzyılda Avarlar tarafından yenilmişler ve İtil ırmağı havzasına sürülmüşlerdi. Diğer grup Kutrigurlar ise Avar egemenliğini kabul etmişlerdir.

    Bulgarlar, 558 yılından sonra bir süre Avarların ardından Göktürklerin egemenliğinde yaşamışlardır. Bulgar toplulukları, Bizans’ın da yardımı ile 7. yüzyılın başlarında bağımsızlıklarını kazandılar. Onogurların reisi, boyları bir araya getirerek Kafkasya’nın batısında Onogur-Bulgar Devletini kurar. Bu devletin içine Kutrigurlar da dâhil olacaklardır. Mücadeleler sonucu bir kısım Bulgar kavmi, Avar hâkimiyetinden kurtarılmıştır. Böylece, Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Bulgar toplulukları, hükümdarları olan Kubrat idaresinde bir devlet kurdular. Onun zamanında devletin sınırları Kuban ırmağından Tuna’ya kadar uzanmaktaydı. Ancak, Bulgar Devleti uzun ömürlü olmamıştır. Hükümdarları Kubrat’ın ölümünden sonra, Hazar Devleti’nin baskısı ile parçalanmıştır (665). Hazarlara bağlanmak istemeyen Bulgarların bir kısmı kuzeye, bir kısmı da batıya göç etmişlerdir.

    Bazı Bulgar kavimleri ise, Bizans etkisiyle Hıristiyan olmuş ve hatta onlar için Onogur Piskoposluğu tesis edilecektir.(8.yy)