Bölüm anahatları
-
Hazarlar:
Avrupa’da kurulan ilk Türk devletleri içinde en kuvvetli ve uzun ömürlü olanı Hazar Devleti’dir. Göktürkler, 7. yüzyılın başında Hazar denizi ile Karadeniz arasında dağınık bir hâlde yaşayan Sabar, Ogur ve Onogur gibi Türk kavimlerini kuvvetli bir birlik hâlinde örgütlemişlerdir. İşte bu birliğe Hazar adı verilmiştir. Hazarlar için Bizans ve Çin kaynaklarında Türk veya Türk-Hazar adı da kullanılmıştır. Hazar Devleti’nin kurucuları, Göktürk hükümdar ailesinin de bağlı olduğu Aşına soyundandırlar. Hükümdarlarına da Göktürkler gibi, Kağan demekteydiler. Hazarlar, Batı Göktürk Devleti’nin yıkılışı ile tamamen bağımsız bir devlet hâline gelmişlerdir (630). Hazarlar, Bizans, İran, Arap devletleri ile yoğun ilişkiler kurmuşlar, çeşitli Slav kavimlerini ve İtil Bulgar Devleti’ni egemenlikleri altına almışlardır. Hazarlar, Bizans’ın Sasanîlerle ve Araplarla yaptığı savaşlarda, Bizans ile ittifak yaparak Bizans’ın üstün gelmesinde önemli rol oynamışlardır. Hazar-Arap ilişkileri daha çok savaş konusunda olmuştur. Güney Azerbaycan yönündeki Arap ilerleyişini durduran Hazarlar, Bizans’ı, Doğu Avrupa yoluyla güvenceye almışlardır. Ancak Arap orduları, 8. yüzyıldan itibaren Hazarlara üstünlük sağlamışlardır.
Macarlar:
Macarlar, Fin-Ugor kavimlerinin Ugor kolundandır. Macar adı, bu kolun diğer adı olan, Manysier'den gelmektedir. İlk yurtları İtil (volga) ırmağının yukarı kısımlarıdır. 6. yüzyılda Sabarlar tarafından güneye itilen Macarlar, Hazar Kağanlığı'na bağlanmışlardır. Bu dönemde yaşadıkları bölge, Don ve İtil ırmakları arasıdır. Bu bölgede ogurlar, Onogur Türkleriyle karışarak bugünkü Macar milletinin çekirdeği oluşmuştur. Macarların diğer adı olan Hungar sözü de bu Onogur’dan gelmektedir.
7.- 8.yy.larda bu kavimler Ural boyunda hareket ederek İdil ırmağı yönünde aşağı inmişlerdir. Önceleri Kuban ırmağı boyunda daha sonrada Doneç bölgesinde bir süre kalmışlardır. Bu Hazar hakimiyeti döneminde Hazar boylarıyla bir hayli karışmış olan bu Fin-Ugor kavimleri yeni bir etnik terkib oluşturdular. Doneç bölgesine “ETEL KÖZİ(Ü)” adını vermişlerdir. Bu isim Macar tarih araştırmalarında kutsal bir vatan olarak algılanmıştır. Macar Türkologların ihmal ettiği konu Etel Közi isminin İtil ırmağıyla olan ilişkisidir. Etel Közi aslında “İTİL-ÖGÜZ” de olabilir. Macar etnik oluşumu kendine özgü bir karakter taşır.Bugün Macaristan’da yapılan antropolojik çalışmalar Macar etnografyasının büyük oranda Orta Asya orijinli olduğunu ortaya koymuştur. İstahri gibi Arap Tarihçiler Macarların bir Türk boyu olduğunu açıkça ifade etmişlerdir.
Peçenekler:Peçenek kelimesi Tibet kaynaklarında “bece-naq”,Arap ve Fars kaynaklarında “bcenak”,Gürcü kaynaklarında “beçinak”, Ermenicede ise “peçinnak” olarak söylenmektedir.
Kaşgarlı Mahmut 22 Oğuz boyunu sıralarken Peçenekleri 19. olarak zikr eder.
Peçenekler, Uz (Oğuz), Kuman gibi Türk boyları ile birlikte Orta Asya’dan Doğu Avrupa’ya giden büyük bir göç dalgası içerisinde yer almışlardır. Oymaklar birliği biçiminde yaşayan Peçenekler, devlet düzenine geçememişlerdir. Peçenekler, Batı Göktürklerini oluşturan Onoklardan gelmektedirler. Önceleri Issık-Balkaş gölleri dolaylarında oturuyorlardı. Batı Göktürk Devleti’nin 8. yüzyılın ikinci yarısında dağılmasından sonra Karluk ve Oğuz baskısı ile Batı Sibirya’ya çekilmişlerdir. Hazar-Oğuz ittifakının zorlaması ile İtil ırmağını geçerek Don (Ten) ve Dinyeper (Özü) ırmakları arasında yaşayan Macarları yurtlarından etmişlerdir. Böylece Peçenekler, Azak denizi ile Karadeniz arasında kalan sahaya egemen olmuşlardır. Bu geniş sahada yüz otuz yıl kadar egemen olan Peçenekler, bu süre içinde Ruslara ağır darbeler indirmişler ve onların Karadeniz’e inmelerine engel olmuşlardır. Ancak doğuda artan Uz (Oğuz) baskısı karşısında Peçenekler, yerlerini terk etmişlerdir. 1036 yılından sonra aşağı Tuna boylarında görülen Peçenekler, Uz ilerleyişinin durmaması nedeniyle Balkanlara yönelmişlerdir. 1048 yılında Tuna ırmağını geçip Bizans topraklarına giren Peçenekler, Bosna’dan Edirne’ye kadar olan bölgede hâkim oldular. Peçeneklerin bir bölümü Bizans hizmetine girerek Balkanlar ve Anadolu’ya yerleştirilmişlerdir. Daha sonra bunların bir kısmı 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nde, Alparslan’ın yanına geçerek Bizans’ın yenilgisinde rol oynamışlardır.Kıpçaklar:
Doğuda Kıpçak, batıda Kuman adıyla tanınan bu Türk kavmi aslında iki Türk boyunun birleşmesinden meydana gelmiştir. Kıpçaklar(Kumanlar) Türk Tarihinde en geniş coğrafyaya yayılmış olan kavimdir. Batı Göktürklerini oluşturan topluluklardan biri olan Kimeklerin bir kolu olan Kıpçaklar, önceleri Balkaş gölünden İrtiş ırmağına kadar olan bölgede oturuyorlardı. Güneyden Kumanların kendilerine katılmalarıyla güçlerini daha da artırmışlar ve çeşitli sebeplerle İtil Irmağını geçerek batıya yönelmişlerdir. Batıda daha çok dış görünüşleri ile ilgili olarak, sarışın anlamına gelen çeşitli adlar verilen Kıpçaklar, kaynaklarda beyaz tenli, sarı saçlı, güzel görünüşlü insanlar olarak betimlendirilmektedirler.
