Bölüm anahatları

  • Atatürk, İkinci Dünya Savaşı(1939-1945) ve bu savaşın sonunda başlayacak olan Soğuk Savaş döneminin hemen öncesinde yaşamış bir liderdi. 20.yüzyılın ilk yarısındaki mevcut siyasi yapılanmada, I.Dünya Savaşı’ndan galip çıkan İngiltere ve Fransa’nın yön verdiği yeni dünya düzeninden rahatsızlık duyan ve başka siyasi alternatiflerde ilerlemek arzusunda olan ‘revizyonist devletler (Almanya ve İtalya gibi)’ de vardı. Dolayısıyla, dünyadaki büyük güçler arasındaki bu rekabet ve yeni alternatif arayışları, I.Dünya Savaşı sonrasındaki barış sürecini kısaltmış; ve 1939 yılında, yani Atatürk’ün 1938’de vefatından 1 yıl sonra, II.Dünya Savaşı’na giden yolu aralamıştı.

    • Atatürk, II.Dünya Savaşı öncesinde vefat etmiş bir lider olmasına rağmen, II.Dünya Savaşı’na giden gelişmeleri yıllar öncesinden görmüş, hem Türk milletini hem de dünyada büyük sömürge devletlerinin baskısındaki mazlum milletleri, muhtelif söylevleri ile uyarmış; komşu ülkelerle yaptığı dostluk paktları ile (kısa bir süre önce Osmanlı topraklarından ayrılan devletler de dahil olmak üzere) birçok devletin, yaklaşmakta olan ikinci dünya savaşı dalgasından minimum zarar görmesini temin için çaba sarfetmişti.

    • Atatürk Türkiyesi’nde dış politikada izlenen öncü ve özgün yaklaşımlarla, komşu devletlere ve insanlık alemine duyarsız kalınmadığı gibi, normalde devletlerin başvurusu üzerine bu devletlere üyelik veren Milletler Cemiyeti bile, Türkiye için sıradışı bir uygulama yaparak, cemiyetin tarihinde ilk kez bir devleti ‘üye olmaya davet’ etmiştir. Bu davet üzerine Türkiye Cumhuriyeti devleti 1932 yılında Milletler Cemiyeti’ne üye olmuştur.

    • Türk Devrimi’nde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sırasındaki ‘vatan, millet ve devlet’ kavramları da, yine, Yeni Sömürgecilik algılamalardan farklılık göstermektedir. ‘Devlet’ terminolojisinin içeriğinde ise, bir vatana dair ‘hakimiyetin’ ve bu vatandaki millete dair ‘hukuki’ yapılanmanın oluşturulduğu; ve bu oluşumun ve ‘yasama-yargı-yürütme erkleri, ordu ve kolluk (polis ve jandarma) güçleri, sosyo-ekonomik kurumlar gibi çeşitli devlet organlarıyla desteklendiği büyük çaplı ‘fonksiyonel bir örgütlenme’ anlaşılır. Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet örgütlenmesi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan oldukça farklı, yeni ve modern kurumlar ile donatılmıştır. Devletin kuruluş aşamasında vatan kavramı, bir toprak parçası veya ‘koloniler bütünü’ olarak değil; birbiriyle asgari müşterekte uzlaşmış ve ortak bir tarih, kültür, ülkü ve dil birliği olan bağımsız bir milletin ‘kendi iradesi’yle çizdiği bir vatan olarak tanımlıdır.

    • Yeni Sömürgecilik’te dünya tarihinde beliren birçok yeni manda ve koloninin ‘ülke sınırları’, büyük devletlerce tespit edilmiş ve şekillenmişti. Bu nedenle de, bu yeni devletlerin toprak hakimiyet alanlarını, adeta bir cetvelle çizilircesine yapay, düz çizgili sınırlarıyla dünya haritasında görmek mümkündü. Oysaki, Türk milleti Kurtuluş Savaşı sırasında kabul ettiği 1920 tarihli ‘Misak-ı Milli’ adı verilen milli belgesi ile, vatan kavramını, bir bölünmüş bir toprak parçası olarak değil, müdafaası için tüm maddi/manevi imkanın seferber edileceği bir ‘bütünsel vatan’ olarak tanımlanmış ve bu vatanın sınırları ve hakimiyet esasları, Türklerin kendi iradesiyle belirlenmişti.

    Kaynaklar:

    Atatürk, M.Kemal; Nutuk, C.I-III, İstanbul 1961.

    Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, I-II, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü yayını, Ankara 1945, 1959.

    Atatürk'ün Okuduğu Kitaplar; Atatürk'ün Yazdığı Kitaplar.

    Atay, F.Rıfkı, Çankaya, İstanbul 1969; Atatürk’ün Bana Anlattıkları, İstanbul 1955.

    Avcıoğlu, Doğan, Milli Kurtuluş Tarihi, İstanbul 1974.

    Aydemir, Ş.Süreyya; İnkılap ve Kadro, Ankara 1932; Tek Adam: Mustafa Kemal, C.I-III, 1963-65.

    Barutçu, Ahmet Faik, Siyasi Hatıralar, Ankara 2001.

    Baydar, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Anıları, İstanbul 1968.

    Bayur, Yusuf Hikmet, Türk İnkılabı Tarihi, Ankara 1953.

    Berkes, Türkiye’de Çağdaşlaşma, Ankara 1973.

    Bıyıklıoğlu, Tevfik, Atatürk Anadolu’da, Ankara 1959.

    Cebesoy, Ali Fuat, Milli Mücadele Hatıraları, İstanbul 1953; Moskova Hatıraları, İstanbul 1956.

    Çetişli, İsmail, Memduh Şevket Esendal, Ankara 1991.

    Daver, Bülent, Türkiye Cumhuriyetinde Layiklik, Ankara 1955.

    İnan, Afet, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ankara 1968; Medeni Bilgiler, Ankara 1969.

    Gökalp, Ziya, Makaleler, haz.Ş.Beysanoğlu, İstanbul 1980.

    İleri, Celal Nuri, Türk Devrimi: İnsanlık Tarihinde Türk Devriminin Yeri, haz.Ö.Ozankaya, Ankara 2002.

    İnan, Arı, Düşünceleriyle Atatürk, Ankara 1983.

    İnönü, İsmet, Hatıralar, C.I-II, Ankara 1992; Söylev ve Demeçler, İstanbul 1946.

    Kansu, M.Müfit, Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürkle Beraber, Ankara 1966.

    Karabekir, Kazım, İstiklal Harbimiz, İstanbul 1969.

    Karaosmanoğlu, Yakup Kadri, Politikada 45 Yıl, Ankara 1968.

    Karpat, Kemal, Türk Siyasi Tarihi, İstanbul 2015.

    1959.

    Kocatürk, Utkan;Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Ankara 1984.

    Nadi, Nadir, Perde Aralığından, İstanbul 1965.

    Selek, Sabahattin, Anadolu İhtilali, İstanbul 1968.

    Soyak, Hasan Rıza, Atatürk’ten Hatıraları, C.I-II, İstanbul 1973.

    Tansel, Selahattin, Mondros’tan Mudanya’ya , C.I-IV, Ankara 1977-8.

    Tökin, F. Hüsrev; Türkiye’de Siyasi Partiler ve Siyasi Düşüncenin Gelişimi, İstanbul 1965.

    Turan, Şerafettin, Atatürk'ün Düşün Yapısını Etkileyen Olaylar Düşünürler, Ankara 2010; Türk Devrim Tarihi C.I-IV, Ankara 1991-9.

    Tunaya, T.Zafer; Devrim Hareketleri İçinde Atatürk ve Atatürkçülük, İstanbul 1981.

    Us, Asım, 1930-1950: Atatürk, İnönü, İkinci Dünya Harbi ve Demokasi Rejimine Giriş Devri Hatıraları, İstanbul 1966.

    Ülken, Hilmi Ziya,Türkiyede Çağdaş Düşünce Tarihi, İstanbul 1966.

    Ünaydın, Ruşen Eşref, Diyorlar ki, (haz.Ş.Kutlu), Ankara 1985.

    Yalçın, Hüseyin Cahit, Siyasal Anılar, İstanbul 2000.