Bölüm anahatları
-
8. Hafta Abhazya ve Osetya
Konular: Abhazlarda demografik ve sosyal-kültürel yapı; Abhazya sorunu; Osetlerde demografik ve sosyal-kültürel yapı; ‘Güney Osetya-Tsinvali meselesi’.
Temel Okumalar:
- Ufuk Tavkul, Kafkasya Gerçeği, s. 26-27, 34, 125-132, 301-303, 354-357, 429-433, 37; 70-74, 161-169, 304-309. 434-440.
- Wikipedia’dan uygun makaleler:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Abhazya
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzey_Osetya-Alanya
https://tr.wikipedia.org/wiki/2008_G%C3%BCney_Osetya_Sava%C5%9F%C4%B1
- Youtube’dan değişik videolar:
https://youtu.be/evT1iro-rX4
Ders Notları:
Abhazya sorununun temelinde, Gürcistan sınırları içinde bulunan ve coğrafi olarak Kuzey Kafkasya’nın bir parçası olan, Abhazya Özerk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olma isteği bulunmaktadır.
Sovyetler Birliği devrinde Karadeniz kıyısında Gürcistan’a bağlı özerk bir cumhuriyet olan Abhazya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Gürcistan’dan tek yanlı bağımsızlık ilan etmiştir. Bunun üzerine, Gürcü kuvvetlerinin Abhazya’nın başkenti Sohum’a girmesi ve buna Abhaz kuvvetlerinin cevap vermesiyle patlak veren Gürcistan-Abhazya ihtilafı topyekun savaşa dönüşmüştür. Bu savaş bir yıldan fazla sürerek 30 Eylül1993 tarihinde Gürcü kuvvetleri ile Gürcü nüfusunun Abhazya’yı terk etmesiyle sonuçlanmıştır. Savaşta iki taraftan yaklaşık yedi bin kişi hayatını kaybetmiş, iki yüz elli bin Abhazyalı Gürcü yerinden edilmiş kişi haline gelmiştir. 1992-93 savaşı, Abhazya açısından sadece büyük bir sosyal ve ekonomik yıkımı getirmekle kalmamış, Gürcistan ile yeniden bir araya gelme seçeneğini de büyük ölçüde ortadan kaldırmış görünmektedir.Çatışmalar sırasında Kuzey Kafkasya’nın özerk cumhuriyetlerinin Abhazlar lehine RF’na baskıda bulunması, RF’nun konuya müdahalesine Gürcistan ile ilişkilerin gerginleşmesine neden olmuştur. Abhaz-Gürcü sorunu günümüzde de devam etmektedir. Abhazların bağımsızlık talepleri, federasyon ya da konfederasyon istekleri Gürcistan tarafından kabul edilmemektedir. Bunun dışında Abhaz-Gürcü savaşı sırasında Abhazya’dan göç eden Gürcülerin geri dönüşüne ilişkin sorunlar davardır. Önceleri, Gürcistan üzerindeki nüfuzunu devam ettirmek istemesi nedeniyle Abhaz yönetimini destekleyen RF, muhtemel bir bağımsızlığın emsal teşkil edebileceği endişesiyle son zamanlarda, Gürcistan sınırlarının içinde yer alacak bir çözümün daha uygun olacağını dile getirmektedir. Bu bağlamda RF Devlet Başkanı Putin, Abhazya’daki sorunu Gürcistan’ın bir iç sorunu gördüklerini, Gürcistan’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını, RF’nun başka bir ülkenin topraklarında çatışmaya girmeye niyeti olmadığını, Abhazya’daki RF birliklerinin çekileceğini, sadece sınır birliklerinin takviye edileceğini beyan etmektedir.
Osetya, coğrafi olarak Kafkas sıradağları tarafından ve siyasi olarak da bu bölgeyi ele geçiren Rus çarlarının, ülkenin güneyini Gürcistan’ın yönetimine sokmalarından beri bölünmüş bir ülkedir. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Kuzey Osetya, Rusya Federasyonu'nu oluşturan cumhuriyetlerden biri olurken, Güney Osetya, Gürcistan'ın bir parçası olarak kalmıştır. Güney Osetya’nın Gürcistan’dan ayrılarak Kuzey Osetya ile birleşme isteği, Rusya’nın da bu anlaşmazlıkta Osetlerin yanında yer alması Gürcistan ile gerginliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Oset-Gürcü anlaşmazlığı halen çözüm beklemektedir. Rusya da bu sorunu Gürcistan üzerinde denetim kurmak için kullanmaktadır. Güney Osetya ile Gürcistan arasındaki gerginlik, 1989’da Güney Osetya’nın Sovyet Rusya içinde Kuzey Osetya ile birleşme isteği nedeniyle başlamıştır. Gürcistan’ın 1990 yılında bağımsızlığını ilan etmesiyle Güney Osetya’nın özerkliği kaldırılarak Tiflis’e bağlanmış, bunun üzerine çatışmalar başlamıştır. Rusya’nın desteğiyle Osetler lehine sonuçlanan çatışmalar birçok Oset ve Gürcünün mülteci durumuna düşmesine sebebiyet vermiştir. Ancak bu çatışmalar herhangi bir çözüm getirmemiştir.
Bugün, Güney Osetya Tiflis’in fiilî egemenlik alanı dışında yaşamını devam ettirmektedir. Fiilî durum Güney Osetya’nın genel olarak RF, özel olarak ise Kuzey Osetya ile entegrasyonuna olanak tanımaktadır ki, bu da Oset milliyetçiliğinin en temel hedefidir. Güney Osetya’nın Gürcistan dâhilinde herhangi bir perspektifine inanmayan Güney Osetya yönetimi, Kuzey Osetya ile fiilî birleşmişliği hukukileştirmeye çalışmaktadır. Fakat bu konudaki nihaî söz sahibi RF, Osetya’nın bu arzusuna sıcak bakmamaktadır. Her şeyden önce Güney Osetya’nın ilhak edilmesi, uluslararası sisteme bir meydan okuma anlamına gelir ki, RF bunu yapacak güç, imkân ve kabiliyetten yoksundur. Öte yandan, iki Osetya’nın birleşmesi durumunda, Rusya’nın kontrol etmekte zorlandığı Kuzey Kafkasya’da ortaya daha büyük ve güçlü bir Osetya çıkabilecek ve ileride bağımsızlık arayışına girebilecektir ki, bu da RF açısından istenen durum değildir. Ayrıca birleşme durumunda RF, Gürcistan’a karşı kullanmakta olduğu önemli bir aracı da kaybetmiş olacaktır. Gürcistan ise Osetya’nın bağımsızlığını kazanması veya Rusya’ya bağlanması durumunda başta Acar ve Abhazlar olmak üzere ülkedeki diğer etnik azınlıkların da ayaklanacağından endişe etmektedir. Benzer bir endişe yaşayan Rusya için Güney Osetya’da yaşanacak bir nüfuz kaybı kısa zamanda toprak kaybına dönüşebilir. Dahası ABD’nin Karadeniz Havzası’nda güç depoladığının farkında olan Rusya yeni bir çevreleme politikasının kurbanı olmak istememektedir.Amerikan askeri varlığının Orta Asya'da ilk kez 'yakın çevre'sine yerleşmesine direnemeyen Moskova, Kafkasya'da da geri adım atmış ve böylece 11 Eylül sonrasında Kafkasya, ABD ve Rusya arasında zımnen Kuzey ve Güney Kafkasya olmak üzere iki etki alanına bölünmüştür. Kuzey Kafkasya, Rus hâkimiyet alanında bırakılırken (ki Kuzey Kafkasya'yı oluşturan yedi cumhuriyet zaten Rusya Federasyonu içerisinde yer almaktadır), Güney Kafkasya'ya Amerikan askeri varlığı yerleşmeye başlamıştır. Gürcistan'ın kuzeydoğusunda, Çeçenistan sınırında yer alan Panki Vadisi'nde Kaide militanlarının bulunduğu iddiasına dayanarak (bugüne kadar bu iddiayı destekleyen bir kanıta rastlanmamıştır) 200 Amerikan askeri eğitmeni Gürcistan’a gelmiş ve Gürcü ordusunu eğitmeye başlamıştır. Panki Vadisi Gürcü-Çeçen sınırında 65 km. uzunluğa sahip ve Tiflis’in190 km. Kuzey Doğu’sundadır. Vadide 8-12 bin Çeçen mülteci yaşamaktadır. Rusya, gerek 1. Çeçen savaşında (1994-96), gerekse 2. Çeçen savaşında(1999-...) bu vadide Çeçen direnişçilerin bulunduğunu iddia ederek vadiye müdahale etmek istemiştir. Gürcistan buna izin vermezken Rusya, 2000-2002yılları arasında vadiyi belli aralıklarla bombalamış ve Rus-Gürcü gerginliğinin artışına sebep olmuştur.
Gürcistan, özellikle İkinci Çeçenistan Savaşı’ndan sonra Rusya’nın askeri ve siyasi baskılarına maruz kalmıştır. Çeçen militanların Gürcistan’ın Panki Vadisinde toplandıklarını ve Rusya’ya karşı düzenlenen askeri operasyonların buradan yönetildiğini iddia eden Rusya, Panki Vadisine askeri operasyon düzenlemek için Gürcistan’ı ikna etmeye çalışmış ancak başarılı olamadıktan sonra Gürcistan sınırlarında denetimi arttırmış ve Gürcistan vatandaşlarına vize uygulamasını getirmiştir. Özellikle Panki Vadisi sorunu gündeme taşındığı zaman ABD, bu konuda Gürcistan’ı siyasi ve askeri açıdan desteklemiş, Rusya’yı ciddi bir şekilde uyarmıştır. RF’nu Gürcistan konusunda asıl rahatsız eden Panki Vadisi'nde barındığı iddia edilen Çeçenler değil, Gürcistan'ın Rusya Federasyonu’nu bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne karşı bir tehdit olarak algılaması ve bu tehdidi bertaraf etmek için olabildiğince Rus nüfuz alanından uzaklaşmaya çalışması; Türkiye, ABD, Avrupa devletleri ile yakın ilişkiler geliştirmesi ve NATO'ya üyeliği hedeflemesidir. Ancak Rusya Federasyonu var olan Çeçenistan sorununu Gürcistan üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanabilmektedir. Rusya ve Gürcistan arasında ABD'nin de müdahil olduğu krizde amaç Panki Vadisi'nde var olduğu iddia edilen Çeçenler değildir. Çeçenistan sorunu RF’nun Gürcistan konusunda rahatsızlığını dile getirmek için bir araç olarak kullanılmaktadır.
