Bir
sonraki başlık olan yurttaşa karşı devletin görevleri başlığında Mustafa Kemal,
tartışmalı bir kavram olan devletçiliğe açıklık getirmeye ve sınırlarını
çizmeye çalışmıştır. Ayrıca
toplumsal düzeyde özel çıkar ve genel çıkarın ayrı ayrı bulunduğunu ve her
ikisinin de önem arz ettiğini, ancak bireylerin ve özel girişimlerin doğal
olarak daha çok özel çıkar peşinde olacağını ve genel çıkarı unutabileceğini,
bu nedenle de büyük ekonomik meselelerde genel kamusal çıkarı koruyacak bir
devlet mekanizmasına ve onun düzenleyiciliğine ihtiyaç duyulduğunu
vurgulamıştır. Dolayısıyla
Atatürk’ün arzu ettiği devletçilik, bireysel gelişimi reddetmemekte ve bu
devletçiliği olabildiğince bireylerin lehine kullanmaya çalışmaktadır. Hürriyet,
özgürlük başlığında ise Atatürk ilk önce özgürlüğü tanımlamakta ve özgürlüğün
insanların dilediğini kesin olarak yapabilmesine karşılık geldiğini, ancak
tarih boyunca hiçbir zaman bu şekilde mutlak bir özgürlüğe sahip olamadığını
belirtmiştir. Ancak Atatürk,
bu temel sınırlamaya ek olarak ulusun ortak çıkarına aykırı olduğu durumları da
eklemiştir. Bu
anlayış doğrultusunda çeşitli özgürlükleri inceleyen Atatürk, önce sınırlanamaz
doğal liberal özgürlüklerden bahsetmiştir (Kişisel özgürlük, konut
dokunulmazlığı, bireysel mülkiyet). Atatürk
bu özgürlüklerden bahsederken onların hangi durumlarda sınırlanabileceğine
açıklık getirmiştir. Buradan
sonraki başlık ise bağnazsızlık ya da hoşgörüdür. Atatürk bu başlıkta genel
olarak laiklik ilkesi doğrultusunda açıklamalar yapmış ve Türkiye
Cumhuriyeti’nin resmi dininin olmadığına, ancak herkesin istediği gibi ibadet
etme özgürlüğüne sahip olduğunu ifade etmiştir. Mustafa
Kemal’in kitapta işlediği son temalardan biri de solidarizm/bağlılık konusudur.
Atatürk’ün toplum anlayışın yansıtan bu bölümde onun toplumsal bütünlüğe yaptığı
vurgu görülmektedir.
Afet İnan, Vatandaş İçin Medeni Bilgiler Kitap I, Milliyet Matbaası,
İstanbul, 1930, ss. 79-116
