Ali Canib'in Şiiri

Seçilen Metinler:

Ali Canip Yöntem:

 

       EYLÜLÜN DENİZİ

Eylülün denizi, niçin gözlerin,

Kapanmış rü'yâsız, boş bir kuyuya?

Daha dün her dalgan gürlerdi derin,

Coşkun bir belâ en gizli kuytuya.

 

Eylülün denizi, sen şâir misin?

Şimdi bir afacan çocuk, bir deli,

Sonra bir kötürüm, sonra bir miskin

İhtiyar ki bıkmış hayattan belli.

 

Hani ba'zan senin "Hicranı unut!"

Diyen mavi, baygın bakışın vardı.

Hani sis ufuklar uzakta, yakut

Bir cennetten sana nurlar yollardı.

 

Dalgalar, ey büyük deniz, dalgalar

Dualar indirsin sana göklerden.

Benim dalgalarda çarpan kalbim var,

Bir şeyler haykırır uzak bir yerden.

 

İstersen, öyle pek çılgın olmasın,

Bûseden, hayâlden olsun gözleri.

Yüksek kayalarda irkilen dalgın

Gençlere koynunda aratsın şi'ri.

 

İstersen, kapansın gökler üstüne;

İstersen, bir tekne parçalanmasın.

Haykırsın kıyıdan bir hasta nine,

Yalnız gözlerini böyle yummasın!

 

 

SOKAK FENERİ
Ölü bir camdan ağlayan korku
İniyor serseri ve boş geceye;
Kaldırımlar bütün sükut, uyku...

Her duvar, her kovukta şimdi niye
Bir büyük göz niyaz eder, ağlar
"Bitsin artık bu gizli şüphe!" diye?

Korkarım... Saklanır heyulalar...
Bana der: "İşte bir sahife oku,
Sarı gölgemde hasta kalbin var!.."
 
Ölü bir camdan ağlayan korku...


Ali Canip YÖNTEM

Yaprak Şiiri

Anıyordum baharı çırpınarak
Düştü bir gölge şey avuçlarıma
Baktım,zavallı ölmüş bir yaprak…

Ey hazan artık intikam alma
Şimdi zulmetleriyle haykıracak
Sana hüsran bakışlı mavi sema…

Bu hazan belli,çok fidan kıracak
Örtecek dallarıyla yollarımı…

Sen,fakat söyle ey güzel yaprak
Söyle çehren kadar ölüm sarı mı?

Ali Canip Yöntem

Benim Aşkım

Benim aşkım; zavallı bir çocuğun
Ba'zı çilgın, hayâtı müstahkır,

Ba'zı pek hasta, pek hazîn, yorgun
Ruhunun hisli bir temâsilidir.

Benim, aşkım, bu bir çiçek ki uzun
Ömrü yoktur; hemen solar ve erir;

Kır, kopar; her yerinde bir solgun
Tazelik var ki bak ne hoş ezilir.

Kır, kopar; lâkin atma sakla onu; 
Bir zaman sonra bir hediyyem olur

Sana öksüz, hazin, bükük boynu.
Kır, kopar... Âh kaçma zâlim, dur;

Beni âsî eder bu kirli firar; 
Çünkü gencim, büyük gururum var.

Ali Canip Yöntem


ŞARKIN UFUKLARI

Daldım gözünde vehm uyuyan, susmuş ufkuna; 
Ey şark, kanmadın mı asırlarca uykuna?

Hâlâ huşûa, kubbeler en hisli bir penâh,
Hâlâ minarelerde tevekkül denen bir âh.

Hâlâ saçaklarında güler baykuş evlerin,
Hâlâ köpek eninleri serper sokakta kin.

Hâlâ hurafeler yaşatır her çürük kafes; 
Hâlâ beşik gıcırtısı, hâlâ o tozlu ses...

Yükselmeyen tazarru'un ey Şark bitmiyor; 
“Hayye âlel felâh”ını gökler işitmiyor.

Sönsün fezalarında sükûn işleyen seher
Dönsün zeminlerinde de isyana secdeler...

Diz çökmesin sağır göğe öksüz duaların! 
Yaksın bütün ufukları artık belâların.

Her zulmü, kahrı boğmaya bir parça kan yeter; 
Ey Şark uyan, yeter yeter artık, uyan, yeter! ...

(Geçtiğim Yol / 1918)

Ali Canip Yöntem




Son değiştirme: 21 Şubat 2018, Çarşamba, 22:03