Bölüm anahatları
-
Recâizâde Mahmud Ekrem'in Bir Şiiri ve Dehhodâ'nın Ona Naziresi
Recâîzâde Mahmud Ekrem (1847-1914)
Daha çok mensur eserleriyle öne çıkmış olmakla birlikte şiirde yenilik yolunda öncülük ettiği söylenebilir. Mehmet Kaplan’a göre, yeni şiirin meselelerini bir bütün halinde ele alıp sistemleştirmiştir (Batı Tesirinde Tük Şiiri Antolojisi 1985).
Eserleri
Şiir
Nağme-i Seher, Yadigâr-ı Şebâb, Zemzeme, Tefekkür (şiir-nesir), Pejmürde (şiir-nesir) Nijad Ekrem (şiir-nesir), Nefrin.
Hikâye
Muhsin Bey Yahud Şairliğin Hazin Bir Neticesi
Roman
Araba Sevdası Yahud Bihruz Bey’in Âşıklığı,
Piyes
Afife Anjelik, Atala, Çok Bilen Çok Yanılır
İnceleme Eserleri
Talim-i Edebiyat, Kudemâdan Birkaç Şair, Takdîr-i Elhân, Takrîzât
Recâîzâde Mahmud Ekrem’in Alfred de Musset’den esinlenerek yazdığı Yâd Âr şiiri Türk şiirinden ziyade İran şiirinde yankılanmış ve bu şiire birkaç nazire yazılmıştır. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi ekteki makalede mevcuttur.
Yâd Et
Vaktâ ki gelip bahâr...Yekser
Eşyâda ‘âyân olur tagayyür,
Vakta ki hezâr-i ‘aşk-perver
Yapraklar ile edip tesettür
Bilmem kime karşı hasretinden
Bâşlar nevhâta bî-te’ahhür...
Kıl gökyüzünüñ letâfetinden
Sâfiyet-i ‘aşkımı tahattur
Yâd-et beni bir dakîka yâd et
Bir leyl-i sükûn-nümâda tenhâ
Oldukta nesîminin serâb
Kıl çeşmiñi ‘atf-ı semt-i balâ
Sevdalar içinde nûr-ı mehtâb
Oldukça derûnunâ gam-efzâ
Eyle o geçen demi tezekkûr
Pîş-i nazarında sath-ı deryâ
Ettikçe temevvüc ü tenevvür
Yâd et beni sâkitâne yâd et
Vaktâ ki sabâha karşı nâgâh
Bir zevrak icinde tek bir insân
Hasretle çekip bir âteşin âh
Titrek ses ile olur gazel-hân
Ol âh-ı hazîn-i ‘âşîkâne
Ol gamlı terâne-i tahassür
Bî şübhe edince kalb ü câne
Îcâb-ı te’essür ü tekeddür
Yâd et beni gizli gizli yâd et!
Bir kalb-i rakik-i nâ-tüvânla
Firkatte ne çektiğim bilinmez
Hicrânla, sitemle, imtihânla
Amma ki vefâ-yı dil silinmez
Sevdimse seni bu türlü sevdim
Sensiñ baña mâye-i tefekkür!
Ettikçe lisânım üzre dâ’im
Ezkâr-ı muhabbetin tekerrür
Yâd et beni sen de gâh yâd etVaktâ ki hulûl edip eylül
Müstağrak-ı hüzn olur tabi’at
Vaktâ ki bir iğbirâr-ı meçhûl
Eyler dilini esîr–i kasvet
Seyret o sehâbeyi semâda
Ettikçe hazin hazin takattur
Bir rikkat ile hilâf-ı ‘âde
Şâyet ola yaşla gözleriñ pür
Yâd et beni ol zamanda yâd et
Vaktâ ki durup şu kalb-i gam-nâk
Toprakta nihân olur vücûdum
Vaktâ ki dolup dehânıma hâk
Şevkiñle tamâm olur sürûdum
Tenhâ gecelerde bir hayâlet
Manzûruñ olunca bittahayyür
Yum çeşmini bâ-kemâl-i rikkat
Bedbahtî-yi aşkım et tasavvur
Yâd et beni gamlı gamlı yâd et
