Bölüm anahatları

  • Azerbaycan Ekolü

     

    Selçukluları egemenlik alanının genişlemesi, İran coğrafyasının Horasan ile olan bağlantı ve iletişimini kolaylaştırarak İran’ın farklı bölgelerindeki toplumların birbirleriyle daha kolay fikrî ve kültürel alışveriş içinde olmalarına zemin hazırlamıştır. Horasan’da yaşanan gelişmeler ve özellikle o bölgenin istikrarını kaybetmiş olması, Selçukluların egemen olduğu batı bölgelerini, bu cümleden olarak da Irak-ı Acem ve Azerbaycan bölgelerini kültürel gelişmelerde öne çıkarmaya başlamıştır.

    Bölgeler arasındaki bu iletişim edebiyatta da etkisini göstermiş, yeni edebiyat merkezlerinin oluşması fazla zaman almamıştır. Yeni edebiyat merkezlerinin şiir tarzları, ister istemez, Horasan bölgesinden farklı görünümler ortaya koymuştur. Böylece hem Irak-ı Acem bölgesinde hem de Azerbaycan’da yeni üsluplar gelişmiştir. Irak-i Acem bölgesi şairlerinin Horasan şairlerinden dil bakımından pek farklı bir altyapıya sahip olmamalarına rağmen, zamanın getirdiği yeni durumlar ve bölgesel farklılıklardan da etkilenerek yeni bir üslub doğru yöneldiklerini görmüştük. Azerbaycan şairleri de Horasan şairlerinin birikimlerinden beslenmekle ve o şiirden temel unsurları alıp özümsemekle birlikte, dil ve kültüre ilişkin pek çok farklı özelliklerinden dolayı Horasan üslubundan ister istemez ayrılmışlardır. Ayrıca Irak şairlerinde olduğu gibi Azerbaycan şairlerinde de zamanın ruhunu da bu farklılaşmada göz ardı etmemek gerekir.

    Selçuklu dönemi, Azerbaycan’da edebî hareketliliğin artmasına ve edebiyatın nitelik ve nicelik bakımından gelişmesine uygun bir ortam hazırlamıştır.

    Azerbaycan ekolü şairlerinin öncüsü ve üstadı olarak, adı tarihte pek öne çıkmamış olan Ebu’l-Alâ-i Genceî zikredilir. Gerçekten de bu büyük şair pek çok şairin yetişmesinde emek sahibidir.

    Azerbaycan üslubuna mensup şairlerin başlıcaları şunlardır:

    Feleki-yi Şirvânî, Kıvâmi-yi Genceî, Ebu’l-Alâ-i Genceî, Katrân-i Tebrîzî, Mucîreddin-i Beylekanî, Hâkani-yi Şirvânî ve Nizâmi-yi Genceî.

    Bu şairlerin hepsi, h. 6/m. 12. yüzyıl şiirinin tanınmış güçlü şairleridir. Nizâmî ve Hâkânî gibi şairler, sonraki dönemlerde de etkilerini sürdürmüşlerdir. Özellikle Nizâmî’nin etkisi Fars dilinin sınırlarını da aşarak başka dillerde pek çok şairi kuşatmıştır. Özellikle Türkçe şiirde onun büyük bir etkisi vardır ve yüzyıllarca takipçileri eksik olmamıştır. Hamse geleneğinin başlatıcısı olan Nizâmî, bu geleneğin başka ülke ve dillerde de şekillenmesine yol açmıştır.

    Ekteki dosyalarda bu akımın dil, biçim ve üslup özellikleri ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.