Bölüm anahatları
-
11. Ders
Sufi şairler
Fahruddîn-i Irâkî
İbrâhîm b. Büzürcmihr b. Abdilgaffâr-ı Hemedânî (ö. 688/1289)
İyi bir öğrenim gördüğü belirtilen Fahreddîn-i Irâkī, gençliğinde dönemin genel geçer ilimleri hakkında bilgi sahibiydi. Belirtildiğine göre on yedi yaşındayken Hemedan’ın Şehristan medresesinde dersler vermiştir. Bir gün medreseye gelen Kalenderî dervişlerinin hallerinden etkilenen Irâkî onlara katılarak onlarla birlikte 627/1230’de Hemedan’dan ayrılıp Irâk-ı Acem’e, oradan da Hindistan’ın Multan şehrine gitti. Orada Sühreverdiyye tarikatının pîri Şihâbuddin-i Sühreverdî’nin halifesi bulunan Bahâeddin Zekeriyyâ-yı Mültânî’nin hankahında konakladı. Daha sonra Kalenderilerle birlikte Delhi’ye gidip orada bir süre kalan Irakî, bir süre sonra tekrar Multan’a giderek Bahâeddin Zekeriyyâ’nın müridi oldu.
Mültan’da yirmi beş yıl boyunca şeyhi Bahâeddin Zekeriyyâ’ya hizmet eden ve onun kızıyla evlenen Fahreddîn-i Irâkî, 661 veya 666 (1262 veya 1267) yılında ölen şeyhin yerine geçti. Fakat çok geçmeden, tarikat mensuplarının kendisine karşı tutumları yüzünden Mültan’dan ayrıldı, Hicaz’a geçerek hac farîzasını yerine getirdikten sonra Anadolu’ya giderek Konya’da Sadreddin Konevî’nin hizmetine girdi. Onun İbnü’l-Arabî’nin Fuṣûṣü’l-ḥikem ve el-Fütûḥâtü’l-Mekkiyye adlı eserini şerhettiği derslerine iştirak etti. Tasavvuf tarihinin en önemli eserlerinden olan Lemaʿât’ı Konya’da kaleme aldı. Mevlânâ Celâleddin ve Mevlevî çevreleriyle yakın dostluklar kurdu. Selçuklu veziri Muînüddin Süleyman Pervâne onun için Tokat’ta bir hankah yaptırdı. Tokat’ta uzun bir süre irşad faaliyetini sürdüren Irâkî Tokat’tan Sinop’a, oradan da Mısır’a geçti. Mısır’da kaldığı süre içinde sultanla iyi ilişkiler kurdu. Kendisine mürid olan sultan tarafından ona “şeyhü’ş-şuyûh” unvanı verildi. Daha sonra Şam’a geçen ve oraya yerleşen Irâkî, 8 Zilkade 688’de (23 Kasım 1289) Şam’da vefat etti ve İbnü’l-Arabî’nin kabri yanına defnedildi. (Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi -özetlendi)
Eserleri:
Dîvân. Kaside, terkibibend, terciibend, rubâî ve kıtalardan oluşan divanın bilinen en eski nüshası Süleymaniye Kütüphanesi’ndedir.
ʿUşşâḳnâme. Dehfaṣıl diye de anılır.
Lemaʿât. Yer yer manzum parçalarla süslenen aşk, âşık ve mâşuk kavramlarının yorumlandığı eser yirmi sekiz bölümden (lem‘a) meydana gelir.
Iṣṭılâḥât-ı Ṣûfiyye. Mutasavvıflar arasında çok sık kullanılan aşkla ilgili 301 terimi ihtiva eder. Üç bölümden oluşan ve külliyat içinde yayımlanan eser (s. 362-379) Nurettin Bayburtlugil tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir (“Istılâhât-ı Ehl-i Tasavvuf”, MÜİFD, sy. 3 [1985], s. 345-362).
Irâkî’nin bu esrleri külliyat halinde yayımlanmıştır.
Külliyyât-ı Şeyḫ Faḫrüddîn İbrâhîm-i Hemedânî el-müteḫallaṣ be ʿIrâḳī, Hazırlayan: Sa’îd-i Nefîsî, Tahran 1335 hş.
