Bölüm anahatları
-
Dünyanın ve insanlığın yaradılışı gibi belki de “yeniden var oluş” diyebileceğimiz Tufan hadisesi de Sibirya Türklerinin inanç kültüründe önemli bir yer tutar. Dolayısıyla bugünkü Altay ve Saha Türklerinin inancında Tufan Efsanesi’nin çeşitli varyantları mevcuttur. Ancak dünya milletlerinin pek çoğundaki Tufan hadisesinin kaynağı Tevrat olup, o da bunu Sami ve Sümer menşeili halklardaki inanışlardan, belki de Gılgamış gibi destanlardan almıştır ki, Tevrat’ta Nuh ile alâkalı özetle şunlar yazılıdır: “Nuh dürüst ve mükemmel idi. Allah’ın yolunda yürüyordu. Tanrı yeryüzünde düzenin bozulduğunu, insanların yoldan çıktığını gördü. Bunun üzerine dünyayı yok etmeye karar verdi ve Nuh’a da bir gemi yapmasını söyledi. Ama bu geminin nasıl olacağını da ona ayrıntılarıyla anlattı. Sonra Nuh’a karısı, oğulları ve gelinlerinin gemiye binmesini, her canlı türünden bir çifti yanına almasını buyurdu. Tanrı, yeryüzüne kırk gün, kırk gece yağmur yağdıracağını söyledi”. Bununla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim, Furkan Suresi 37. ayette; “Nuh kavmine de peygamber gönderdik. Onlar peygamberi yalanlayınca suda boğduk ve bunları geride kalan insanlara bir öğüt ve ibret vesilesi kıldık”, denmektedir.
