Bölüm anahatları
-
Kurban semavi veya felsefi bütün dinlerde bulunan bir ibadet şeklidir. Türkçeye Farsçadan geçtiği söylenen kurban kelimesinin etimolojik menşeinin tartışılması bir tarafa, her şeyi yaratan Tanrı’ya ulaşmak için belirli vakitlerde yapılan bir adak veya sunumdur. Bununla beraber araştırma eserlerine baktığımızda, eski Türk dininde ayin ve törenlerin iki kısma ayrıldığını görüyoruz. Bunlardan birincisi; muayyen zamanlarda gerçekleşen ayin ve törenler. İkincisi; sırf tesadüfî olaylar dolayısıyla yapılan özel merasimler. Belirli vakitlerdeki törenler ilkbahar, yaz ve güzün icra edilirdi ki, bunların geçmişi çok eskilere dayanır. Tarihteki Türk devletleri ve sülaleleri bunları dini bayramlar olarak kutluyorlardı. Ancak dini mahiyetinin yanında birtakım ilim adamlarının da belirttiği üzere, sosyal manada işlevleri de söz konusuydu.
Mesela bahar otların yeşerip, tabiatın canlandığı bir zamandı ve bu konar-göçerler için hayati öneme haizdi. Bunlara dair bilgilere kaynaklarda her zaman rastlanabilmektedir. Ergenekun ve bahar bayramları bütün Türklerde, geçmişte olduğu gibi günümüzde de kutlanmaktadır. Türklerin “öngdin” de dedikleri ilkbahar yeni yılın başlangıcı olup, ekinci Türkler bu mevsimde tarla işleriyle uğraşırken, konar-göçerler de hayvanlarını kıra ve yaylaya hazırlar idi. Müslüman Kazak, Kırgız ve Başkurtlarda “Kımız Murunduk” adıyla günümüzde bile mayıs ayında bir tür bahar bayramı yapılmaktadır. Saha Türkleri de yine bahar aylarına denk gelen bir günde, saçı anlamında olduğu söylenen “Isıga” günü düzenler ki, bu bayramda Tanrı’ya verdiği nimetler için dua ederler. Başkurt kadınları ilkbaharı erkekleri karıştırmadan, “karga toy” diye kutlarlar. Bu törende kargalara darı ve süt konur. Merasime küçük erkek çocukları dahi katılamaz. Onlar yakın zamanlara kadar yeni mevsim ile baharın gelmesi ve ürünün bol olmasını dilemek amacıyla, Tanrı’ya minnetlerinin bir ifadesi olarak süt saçmışlar ve bu durum Ergenekun Bayramıyla coşkun bir hâl almıştır. Eski zamanlarda Türkler, bu müstesna günde çeşitli oyunlar, eğlenceler ve spor müsabakaları düzenlerdi (at yarışı, güreş, ok ve gülle atma, çevgan/çögen, ayak topu/tepik, ip cambazlıkları, koşu, deve ve arslan oyunları vs)[1]. Bunlar aynı zamanda kadın ve erkeklerin birlikte yaptıkları faaliyetlerdi. Tabiki bu spor ve oyunların halk ile hayvanları zinde tutmaya yaradığını da vurgulamak gerekir.
