Bölüm anahatları
-
Kök Türk tarihinin meselelerinden birisi de, Bumın’ın ölümünden sonra devletin başına geçen kişinin kimliği hususundadır. Kanaatimizce Orkun Yazıtları bugüne kadar dikkatlice incelenmediğinden, Bumın’ın ardından yönetimi devr-alan şahsın doğrudan onun büyük oğlu olduğu söylenmiştir. Hâlbuki kitabelere baktığımızda durum biraz farklıdır. Kök Türk Yazıtlarında Bumın’ın ölüm haberi ve onun cenaze merasimini anlatan cümlelerin peşinden gelen; “ondan sonra küçük kardeşi kagan olmuş”[1] diye geçen açıklama, bize bize göre, Bumın’ın yerine İstemi’nin kaganlık makamına oturduğunu işaret etmektedir. Zaten kitabelerin başında, Türk Yaradılış Destanı anlatılırken İstemi’nin de kagan diye hatırlanması bu iddiamızı kuvvetlendirmektedir[2]. İstemi’nin hakanlığının Çin yıllıklarında geçmemesi ise, onun bu görevde çok uzun süre kalmayışına veya bu haberin Çin’e ulaşmamasına bağlanabilir.
Sonuçta İstemi, büyük bir fazilet örneği sergileyerek ağabeyinin cenazesine katılmak için Altun Tag’daki karargâhından gelmiş, belki de kendisine duyulan saygıdan dolayı yeğenleri, en azından babalarının üzüntüleri geçene kadar, bir süre onun vazife başında bulunmasını istemişlerdir. Bu sırada Kök Türk Kaganlığı yeni kurulmuş bir siyasi teşekküldür. Bumın’ın ölmesi ve çocuklarının devlet idaresindeki tecrübesizliği, daha henüz tesis edilmiş bu birliğin dağılmasına yol açabilirdi. Ama İstemi, muhtemelen aksakalların da onayıyla kısa bir zaman için de olsa, devletin yönetimini üstlendi ve sonra ortalık yatışınca, Tunyukuk Yazıtında belirtildiği üzere batıdaki On Ok boylarının yaşadığı yerlere ve herhalde Altay Dağlarının güney-batısında bulunan Ek Tag’daki[3] merkezine döndü[4]. Ancak İstemi’nin, Bumın’dan sonra kaganlığın idaresini üstlendiğini (hiç olmazsa kısa bir süre) gösteren yukarıdaki delilden başka bir belge henüz elimizde yoktur[5].
İli Nehri ve Talas Irmağı bölgeleriyle, Sır Derya’nın kuzey-doğu taraflarına tamamıyla hâkim olan İstemi, dileseydi kaganlık tahtını bırakmazdı. Devletin yayılmış olduğu saha göz önüne alınınca, elindeki yetkinin genişliği de ortadadır. Fakat o da biliyordu ki böyle bir durum yeğenleriyle arasının açılmasına, Türk halkının yıllar sonra yakaladığı huzuru kaybetmesine sebep olabilirdi. İşte bu bakımdan İstemi Yabgu büyük bir devlet adamıdır. Çünkü kendini değil, milletini düşünmüştür.
Çince vesikalarda ve Bugut Yazıtı’nda, Bumın ile İstemi’nin kısa süreli kaganlığından sonra, Bumın’ın yerine oğlu Kara Kagan’ın (K’o-lo/İ-hsi-chi) geçtiği görülür. Bumın’ın halefi Kara Kagan bir kez daha Juan-juanları bozguna uğrattı. 553 yılında Çin sarayına 50.000 at sattı ve aynı yıl öldü. Yerine, tahtta erkin (sse-kin) unvanını taşıyan küçük kardeşi Börü Kan (Mo-kan) çıktı.
[1] Bakınız, Köl Tigin Yazıtı, Doğu tarafı, 5. satır; Bilge Kagan Yazıtı, Doğu tarafı, 5. satır: “Anta kisre inisi kagan bolmış”.
[2] Bakınız, Köl Tigin Yazıtı, Doğu tarafı, 1. satır; Bilge Kagan Yazıtı, Doğu tarafı, 3. satır.
[3] Kök Türk Kitabelerinin çözümünden beridir mevkiinin tartışıldığı Ek Tag’ın (belki Ak Tag) kutsiyeti 8. yüzyılda da devam etmektedir. Bizans kaynakları İstemi’nin otağının Ek Tag’da, yani Ak (Altun) Tag’da olduğunu söylerler. Burasının Tekes Nehri yakınında, Karaşahr’ın kuzey-batısında ya da Kuça’nın kuzeyinde ve Tanrı Dağlarında bir yer olduğu da sanılıyor ki, herhalde Altayların güney-batı uzantılarındaydı. Fakat burada kafaları karıştıran bir meseleye parmak basmak gerekir. Neden kitabelerde “Ak” yerine “Ek” denmiş olabilir? Çünkü bu çağlarda Türk coğrafyasının her yerinde “ak” sözünün bilindiğini sanıyoruz. Acaba “Ek” başka bir manaya gelebilir mi?
[4] Bakınız, Tunyukuk Yazıtı, II. Taş, Batı tarafı, 9. satır.
[5] İstemi’nin kaganlığına dair ilk görüş bildirenlerden birisi de Nihal Atsız’dır.
