Bölüm anahatları
-
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı gibi büyük bir devletin devamı ve Avrupa ile Asya coğrafyasında Milattan önceki çağlara kadar uzanan hâkimiyetiyle burada söz söyleme hakkına herkesten çok sahiptir. Ayrıca Avrupa Birliği, Nato gibi kuruluşlarca artık eski öneminin kalmadığı ve dışlanmaya çalışıldığı bir ortamda Türkiye’nin Türk dünyası ile ilişkileri son derece önem arz ediyor.
Bununla birlikte bağımsızlığın hemen ardından Türkiye’nin bu Türk Cumhuriyetlerine yaklaşması, Rusya Federasyonuyla ilişkilerinde bir gerginliğe neden oldu. Bunu Rusya’daki ayrılıkçı hareketler de körükledi. Türkiye bunlara maddi bir destek sağlamıyorsa da, manen yanlarında olduğunu her zaman gösteriyordu. Belki de buna bağlı olarak Gürcistan’da iç savaşın çıkarılması, Azerbaycan’a Ermenilerin saldırtılması, Çeçenlere de doğrudan Rusların müdahalesi bunun bir işaretiydi. Ayrıca Rusya’nın 2014 senesinde Kırım’ı işgaliyle baş gösteren ve 2022’de savaş haline dönüşen Ukrayna-Rusya meselesi Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Rusya Federasyonunun Türklerin bu işte uzak durması için Türkiye’ye baskı yapmaya çalışmasını da gözden kaçıramayız.
Ayrıca Türkiye ile Türk Dünyasının arasındaki birlik duygusunun her açıdan engellenmesi yolunda başta ABD olmak üzere, bölgede çıkarları bulunan ülkeler gizli faaliyetlerini sürdürüyor. Zaten politikacıların yanlış stratejilerinden dolayı, yukarıda da yer yer belirtmeye çalıştığımız üzere Türkiye, Türk Dünyasının önderliğini yitirmiş durumdadır. Ama Türkiye menfaatlerini korumak suretiyle hem çevresindeki problemleri halletmede, hem de Türk Cumhuriyetleriyle olan ilişkilerini sağlamlaştırmada başrolü oynamak için de elinden gelen gayreti göstermek zorundadır.
Kendilerine daha doğru-dürüst tarih bile yapamamış veya yazamamış milletler bugün dünyanın önderliğine soyunuyorlar, ama 300 milyonluk Türk Dünyasının kılı kıpırdamıyor. Sanki üzerine ölü toprağı örtülmüş gibi, olup-bitenlere seyirci kalmaktadırlar. Ne yazık ki, Türkiye çevresinde yaşananlara bile gereğince müdahalede bulunamıyor ve gerçek gücünü gösteremiyor. Kuvvetlinin haksız da olsa haklı gibi tanıtıldığı günler yaşanmaktadır. Bu yüzden dünyadaki diğer mazlum milletlerin de Türklere ihtiyacı vardır. Dünyanın adaletli bir şekilde yönetilmesini ne Amerika, ne İngiltere, ne de Almanya başarabilecek kapasitede değiller. Dünya politikalarında bu devletler söz sahibi olduklarından beridir, kan ve göz yaşı eksilmedi. O zaman Türkler kendilerine gelip, Türklüğün gereğini yaparak akıllarını başlarına almalıdır.
Bu derste bütün Türk ülkelerine ait kısa bilgileri bulmanız mümkündür. Ancak her eserde olduğu üzere, bunda da gözden kaçanlar mutlaka vardır. Dolayısıyla, bu konuda siz değerli okuyucuların iyi niyetine sığınıyoruz. Kısa sürede daha önceki baskıları tükenen “Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları Tarihi” adlı kitabımızın, bu türde yayınlanan ilk örnek eserlerden birisi olması bakımından da, Türk kültür hayatında önemli bir yeri bulunduğunu düşünüyoruz.
Kaynak: Prof. Dr. Saadettin Yağmur GÖMEÇ-Türk Cumhuriyetleri Tarihi
