Bölüm anahatları
-
Eski Türklerde ticaret gibi tarıma da büyük önem verilmesinin en güzel örneği, 696 senesinde Kıtanların isyanında Türklerin Çin’e yardım etmesi vesilesiyle görülür. Büyük Türk hükümdarı Kapgan Kagan (691-716), ayaklanmanın bastırılması için imparatoriçe Wu’ya yardım teklifinde bulundu. İmparatoriçenin bu öneriye sıcak bakması üzerine, 696’da Kıtanlara ağır bir darbe indirdi. Kıtan beyi öldürüldü ve onlar Türk kaganlığının vassalı durumuna geldiler. Bu yardıma karşılık Türk kaganı, tebasına dağıtmak üzere Çin’den üçbin adet tarım aleti, beşbin kilo demir, sekizbin kilo tohumluk darı ve Çin arazisinde bulunan Türklerin iadesiyle, Ordos bölgesinin yönetimini istedi. Bu talepler red olununca, Çin’e büyük bir akın düzenledi ve binlerce tutsak aldı. Herşeyden önce bunların yapılmasındaki gaye, Türk ülkesinin tahıl ve tohum ihtiyacını karşılamakla beraber, ziraat araçlarının temini hedefleniyordu.
Evvelce de sık sık değindiğimiz üzere eski Türk devletinde halkın karnının doyurulabilmesi savaş gelirleri ve hayvancılıkla sınırlanmamaktaydı. Yerine göre savaşılamayacak ve harp ganimetleri alınamayacak zamanlar görülebileceği gibi, hayvanların da toptan telef olması gibi durumlar ortaya çıkabilirdi. Nitekim Börü Tonga (Tokta/Mo-tun) Yabgu’dan sonra Türk-Çin savaşları sıklaşınca, onların ziraat yapmak zorunda kaldıklarını bizzat Çin belgeleri zikretmektedir. İlk çiftçilik tecrübelerini de herhalde bu yerleşik kavimlerden öğrendiler. Dolayısıyla toplum refahının ve hayatiyetinin sürdürülebilmesi amacıyla bunlara ilave bir seçenek olarak tarım, ticaret, el sanatları da ekonomide önemli bir yere sahipti.
KONUNUN DEVAMI İÇİN OKUNMASI GEREKEN KAYNAK:
Prof.Dr. Saadettin Yağmur Gömeç, Türk Kültürünün Ana Hatları, 4. Baskı, Ankara 2018
Prof.Dr. Saadettin Yağmur Gömeç, “Konar-Göçer Türklerde Ekonomik Hayat”, SDÜ. Sosyal Bilimler Dergisi, Prof.Dr. Kemal Göde Armağan Sayısı, Isparta 2013
