Bölüm anahatları
-
İklim ve tabiatın özelliğine göre barınaklar şekil almaktadır. Orman ve ağacın bol olduğu yerlerde tahta, kurak bölgelerde kerpiç veya taş evler ön plana çıkmakta idi. Onlar başlarını soktukları mimari yapıdaki bu ev yahut çadırların etrafını çitlerle korumaktaydılar ki, bu da genellikle yaşanılan mekana ilk zamanlarda yırtıcı hayvanların girip, canlılara ve sağa-sola zarar vememesi için alınan bir tedbirdi. Elbette bozkır hayatının zorlukları karşısında pratik çözümler üreten Türkler, konar-göçer olmaları hasebiyle de barınaklar ve içindekilerin kolayca taşınabilirliğini göz önünde tutmuşlardır. Yani çadır, kerekü, kerim, ker veya çok basit şekildeki çergeler ile tahta evlerin hayvan veya arabalarla rahat taşınmaları gerekmekteydi. Bunların yöreye göre ufak-tefek farklılıkları var idiyse de, içinde kullanılan eşya ve süslemeler hemen hemen aynıydı.
Bununla birlikte Uygur Kaganlığının esas başkenti Orkun Irmağı kıyısındaki Karabalgasun, yani eski Ordu Balık şehriydi. Burada çadırların yanısıra, ahşap ve tuğladan binalar da yer alıyordu. Arapça kaynaklarda demirden yapılmış oniki büyük kapısına ve içerisindeki dükkanlara da işaret olunuyor. Bu şehrin Çin’den gelen prensesler için kurulduğu gibi birtakım saçma iddialarda bulunanlar varsa da, mimari özelliğine baktığımızda iskân bölgesinin ortasındaki kagan sarayı bir surla çevrilmiştir. Merkezin ana girişi doğu yönünden olup, etrafıyla beraber yaklaşık 50 km²’lik bir alana yayılmış idi. Elbetteki bu ve diğer şehirlerin hepsi bir plan dâhilinde yapılmaktaydı. Umumiyetle bunların mimarileri incelendiğinde, şehrin ortasında bir hükümdar veya han sarayının olması muhakkaktı ki; bunlar da bir iç duvar ile çevrelenmekteydi. Daha sonra bu bölgeyi ele geçiren Mogollar da aynı yeri kendilerine başkent seçmişlerdir. Çingiz Han’ın ordugâhı Karakurum, Karabalgasun’un hemen bitişiğindedir.
Yine Uygurlara ait bugünkü Doğu Türkistan’da Turfan civarındaki surlarla çevrili Koço veyahut da İdi-kut şehri de anılmaya değer. Bu coğrafyadaki Türk döneminin önemli kent merkezleri arasında Beş Balık da bulunuyor ki, Kaşgarlı Mahmud bu kent hakkında, “Uygurların en büyük şehridir” diyor. Burası için tarihte Türk, Çin ve Tibet mücadelelerinin ne kadar şiddetli geçtiğini de bilmekteyiz.
Bundan başka kaynaklarda Han Balık, Hazaran, Sarıgşın, El-beyza gibi adlarla da anılan İdil şehri birkaç parçadan meydana geliyordu. Bir kısmında tüccarlar ve Müslümanlar yaşarken, kentin içinde pazarlar, hamamlar, sinagoglar, kiliseler, medreseleriyle beraber otuz kadar mahalle, hakanın sarayından daha yüksek minaresi olan bir Cuma mescidi vardı. İdil (İtil) Nehrinin her iki yakasında da yerleşilen bu şehirde, İdil’in bir yanından öbür tarafına ulaşım teknelerle sağlanıyordu. Mesela deniz kenarındaki Semender’den söz eden Müslüman yazarlarda, şehrin içinde çok miktarda asma bahçesinin olduğu kayıtlıdır.
Ayrıca İdil’de bulunan Bulgar ve Saray şehirleri de pek ünlü idi. Bulgar’a 50 km kadar uzaklıkta bir Suvar kentinden de söz olunmaktadır. Kaşgarlı’nın “herkesçe tanınan bir Türk şehri” dediği ve İdil’in sol sahilindeki Bulgar harabelerinden, burasının tuğla ve taştan yapılmış bir kent olduğu; içerisinde 50.000 kişiyi barındırabildiği ve ortasında bir han sarayının yer aldığı anlaşılıyor. Söz konusu şehir Ortaçağların en önemli ticaret merkezlerinden biriydi. Rubruck Seyahatnamesinden öğrendiğimize göre, Batu Han tarafından inşa ettirilen Saray şehri de pek güzeldi. Mesela Karluk-Türgiş çağına ait Çu bölgesindeki kentlerin umumiyetle etrafı kerpiç veya ağaç surlarla da çevriliyordu. Dolayısıyla konar-göçer hayat tarzı ve eldeki malzemenin yapısı gereği olarak doğan eski Türk şehirlerinin bulundukları mevki ve konumları hem hayvancılığa, hem de ziraata müsaitti. 10-12. asırlarda Divanü Lûgat-it-Türk’te geçen Oguz şehirlerinden Sabran (veya Savran), Sıgnak, Otrar (yahut Farab), Sayram, Semerkant ve Kaşgar gibi şehirler de meşhurdu. Arap coğrafyacılarının ve tarihçilerinin eserlerinde onlarca Türk kentinin adı geçmektedir.KONUNUN DEVAMI İÇİN OKUNMASI GEREKEN KAYNAK:
Prof.Dr. Saadettin Yağmur Gömeç, Türk Kültürünün Ana Hatları, 4. Baskı, Ankara 2018
Prof.Dr. Saadettin Yağmur Gömeç, “Konar-Göçer Türklerde Ekonomik Hayat”, SDÜ. Sosyal Bilimler Dergisi, Prof.Dr. Kemal Göde Armağan Sayısı, Isparta 2013
