Bölüm anahatları

  • Bölgesel Ekonomik Bütünleşmeler

    Ekonomik bütünleşme, ülkeler arasındaki ticareti ve işbirliğini geliştirmek amacıyla

    uluslarüstü kapsamlı yasa ve yönetmelikler hazırlayarak bunlara uymayı

    kabul etmektir.24 Bölgesel ticaret bloklarının şekilleri ve fonksiyonları birbirinden

    farklıdır. Ekonomik bütünleşme; birleşmeye giden ekonomilerde mal ve hizmet

    akımlarına serbesti sağlayıp, ticarete engel olan kısıtlamaları ortadan kaldırarak

    bir ortak pazar yaratmaktır. Böylece bütünleşme ile daha geniş bir pazara üretim

    yapmak ve büyük çapta üretimin sağlayacağı imkanlardan yararlanma fırsatı

    doğacaktır. Ülkeler ekonomik bütünleşme akımlarına katılarak üretim kapasitelerini,

    kaynak verimliliklerini ve toplumsal refah düzeylerini artırmayı amaçlarlar.

    Bu anlamda bütünleşmeler, siyasi bakımdan bağımsız ülkeleri ekonomik yönden

    birbirine daha bağımlı duruma getirmektedir.25

    Bölgeselleşme hareketlerinin içerisinde ise bölgesel ekonomik birlikler en son aşamada

    yer almaktadır. Günümüzde bölgesel ekonomik birliğinin en başarılı örneği ise

    Avrupa Birliği (AB)’dir. “Ekonomik birlik” ekonominin entegrasyon sürecinin en üst

    aşamasını ve üye ülke ekonomilerinin tam olarak entegre olmasını ifade etmektedir.

    Ekonomik birlikte ülkelerin ulusal ekonomik politikalarına ilişkin kararların önemli bir

    kısmı topluluğa devredilmekte ve ulusal egemenlik alanında ödünler verilmektedir.26

    Ekonomik bütünleşme aşamaları kısaca tablo 14’deki gibi açıklanabilir.

    Serbest Ticaret Bölgeleri (Free Trade Association)

    Üyeler arasında ticareti kısıtlayan veya engelleyen tarife ve kotaların kaldırıldığı,

    üyelerin birlik dışında kalanlara karşı ise Ortalama Gümrük Tarifesi (OGT) uygulama

    zorunluluğunun olmadığı ekonomik bütünleşme şeklidir.27 Vergi, kota, tarife

    ve diğer engellemelere izin verilmez. Her üye, üye olmayan ülkelere karşı kendine

    ait ticaret politikasını belirleyebilir. Örneğin Kanada belirli bir ürünün ithalatını

    engellemek için üye olmayan ülkelere yüksek tarife ve kota uygularken, Amerika

    aynı ürün için daha az kota ve kısıtlama uygulayabilir. Ekonomi politikalarının ve

    kurumların uyumlaştırılması ve birliği söz konusu değildir. Dünya’da serbest ticaret

    bölgelerine Kanada, Meksika ve Amerika arasında tarifelerin azaltıldığı NAFTA,

    Latin Amerika Ülkeleri’nin kurduğu LAFTA, Avrupa Ticaret Bölgesi (EFTA) ve

    Avrupa Ekonomik Alanı (EES) örnek verilebilir.

     Küreselleşme Sürecinde Dışa Açılma Stratejileri

    Gümrük Birliği (Customs Union)

    Üyelerin karşılıklı ticaretleri üzerindeki gümrük tarifeleri, kotalar, ithal ve ihraç yasaları

    gibi her türlü engel veya kısıtlamaların kaldırılarak üçüncü ülkelere karşı ortak

    gümrük tarifesinin uygulandığı bütünleşme şeklidir. Arjantin, Brazilya, Paraguay

    ve Uruguay arasında imzalanan Mercosur anlaşması örnek verilebilir.28 1996

    yılında Türkiye, AB ye tam üye olmamasına rağmen gümrük birliğine alınmıştır.

    Ortak Pazar (Common Market)

    Ortak Pazar, Gümrük Birliği’nin tüm unsurlarına ek olarak işgücü, sermaye, girişimci,

    teknoloji gibi üretim faktörlerinin üye ülkeler arasında serbest dolaşımını

    engelleyen bütün unsurların ortadan kaldırıldığı, üçüncü ülkelere karşı ortak

    gümrük tarifesinin uygulandığı bir bütünleşme şeklidir. Üretim faktörleri üyeler

    arasında hareketlidir. İşçiler üye olan ülkelerde çalışabilir, işletmeler ortak pazara

    üye ülkelerden birinde üretim tesisi açabilir ve yatırım yapabilir. AB örnek verilebilir.

    AB üyesi ülkelerde işgücü, sermaye ve teknoloji serbest dolaşmaktadır.

    Ekonomik Birlik (Economic Union)

    Ekonomik birlik; iki ya da daha fazla sayıda ülkenin ekonomilerinin tamamen bütünleşmesi,

    tek bir para politikası, mali politika, vergi ve sosyal refah politikaları

    ile kurumların birleştirilmesini öngörür. Özellikle tek para sistemi, merkez bankası

    ve birleştirilmiş mali sistem ile ortak dış ticaret politikalarının uyumlaştırılması iktisadi

    birliğin temelini oluşturur. AET 1957 yılında Roma Anlaşmasıyla kurulmuştur.

    AB, özellikle Maastricht Anlaşmasından sonra üyeleri arasında malların, kişilerin,

    hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımını sağlaması, ekonomi, para ve

    maliye politikalarının uyumlaştırılması uygulamalarındaki ilerlemeler ile, iktisadi

    birliğe doğru yönelen bir topluluk olarak görülmektedir.

    Ekonomik ve Parasal Birlik (Economic and Monetary Union)

    Ekonomik ve parasal birliğin, iktisadi birlikten farkı ulusal ekonomik bağımsızlığın

    büyük ölçüde kaldırılması ve bunun yerini uluslarüstü bir otoritenin almasıdır. Birliğe

    üye ülkelerin ulusal paraları arasında sabit kur ilişkisi olup, üyeler arasında

    ulusal para ve maliye politikaları uyumlaştırılmaktadır. AB’de tek para sistemini

    yürüten Avrupa Merkez Bankası’nın kurulması ve euro’nun kullanılması örnek

    verilebilir.