Bölüm anahatları

  • Osmanlı İmparatorluğunu sınırları içindeki Müslim ve Gayrimüslimler arasında kültür alış verişi vardır. Ancak Osmanlı dönemindeki kültür alış verişinden ayrı olarak, Müslim ve Gayrimüslim toplumlar arasında bazı kültürel benzerlikler bulunduğunu da belirtmek gerekir. Bu benzerlikler Osmanlı dönemlerden itibaren varlığını sürdürmekteydi. Bizans-Sasanî, Bizans-Arap ve Bizans-Selçuklu ilişikleri sırasında kültür ve kurumlar bakımından pek çok alış veriş olmuştur. Bunu İskender zamanına kadar çıkarmak bile mümkündür. Yine bu devirlerde Arap kültürünün, sosyal ve siyasî kurumlarının Sasanî uygarlığından geniş ölçüde etkilendiği da kesindir. Sonraları Türklerin İslâm uygarlığı çevresine girmesiyle, Osmanlılardan önce Bizans, Sasanî, Arap ve Türk kültürleri birbirilerinin etkisi altında kalmıştır. Bu alış veriş Osmanlı İmparatorluğu devrinde de devam etmiştir.

    Osmanlı devrindeki kültür alış verişi için ilginç bir örnek, özellikle orta Avrupa'dan (Aşkenazim), İspanya ve Portekiz’den (Sefardim) gelen Yahudiler aracılığıyla olanıdır. Yahudiler geldikleri bölgelerdeki kültür ve gelenekleri Osmanlı İmparatorluğundaki toplumlar arasında da yaymıştır. Diğer taraftan Kuzey Afrika’dan göçen Muzdaribîn Yahudiler ise oraların töre ve geleneklerini getirmişlerdir. Talmutcu geleneğe göre bir kimse öldüğü zaman onu, ölüm meleğinin kılıcıyla vurduğuna ve kılıcını da evdeki kaplarda bulunan sularda yıkadığına inanılır ve ölenin evinde bulunan bütün kaplardaki sular boşaltılırdı. Bu gelenek sebebi bilinmeden İstanbul ve Anadolu’nun birçok yerlerindeki Müslümanlar arasında bile uygulanmaktaydı.

    Toplumlar arasındaki en belirgin kültür alış verişi dil, edebiyat ve müzik üzerinde olmuştur. Özellikle, Osmanlıların yönettikleri bölgelerde yaptıkları tahrirler ve bu tahrir defterlerinin baş taraflarında bulunan kanunnamelerde geçen terimlerin hemen hemen çoğu yerel terimlerdir. Mesela, XV. ve XVI. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunda para birimi genellikle “Akçe” olduğu halde, Macaristan ve çevresinde cizye ve ispençe vergisi Macar parası olan Penezle, Doğu Anadolu’da İlhanlı para birimi olan Tenge, Tenke ile tayin edilmiştir.

    Özellikle edebiyat ve müzik alanında Anadolu'da o kadar çok kültür alış verişi olmuştur ki bu gün Türkiye’de yaşayan Rum, Ermeni, Süryanî ve Yahudilerin edebiyatları ile Türk edebiyatını birbirinden ayırmak adeta mümkün değildir. Daha doğrusu Osmanlı İmparatorluğunun Yükselme Devrinden itibaren Türkiye’de yalnız Türk Edebiyatı revaç bulmuştur. Bu konuya güzel bir örnek olarak Türk saz şairleri ve âşıkları gibi Ermeniler arasından da aşuglar yetiştiğini ve Bizans, Ermeni ve Süryanilerin eski müziklerinin kaybolarak yerine bir tek müzik, Türk müziği temeline dayalı Türkiye Müziği’nin geçtiğini gösterebiliriz.

    Güzel sanatların özellikle mimarî dalında Bizans -Türk sanat ilişkileri diğerlerine göre önemle belirtmeye değer niteliktedir. Diğer taraftan XVI. Ve XVII. yy. Osmanlı sanatının, İmparatorluğun her tarafında bulunan insan toplulukları arasındaki önemi çok büyüktür. Bu etki aynı zamanda yarı sanat, yarı zıraat sayabileceğimiz bahçecilik konusunda en çok kendini göstermiştir.

    Giyim-kuşam konusunda Müslim ve Gayrimüslim topluluklar birbirilerinden geniş ölçüde etkilenmişlerdir. Arada bazı farkların olduğu muhakkaktır ancak bunlar şekil bakımından değil, kalite ve renk bakımındandır.

      (Kaynak: Yavuz ERCAN-Osmanlı Yönetiminde Gayrimüslimler, Turhan Kitabevi, Ankara, 2001)