Bölüm anahatları
-
Araştırmanın bundan sonraki aşaması yazma aşamasıdır. Yazarken dikkat edilecek ilk iş araştırma plânını doğru yapmaktır. Bölümlere ayırma işinde bölüm sayısı ne ölçüde doğru yapılırsa, araştırma o ölçüde başarılı olur. Bir araştırmanın bilimselliği bölüm sayısının azlığı veya çokluğu ile ölçülmez. Bölüm sayısı araştırılan konunun durumuna ve özelliğine göre gerektiği kadar olmalıdır. Bölümlerin alt başlıkları için de aynı mantıkla hareket edilmelidir.
Not alma ve fiş yöntemi asıl kaynaklar ve araştırmalar toplandıktan sonra yapılır. Ancak başlangıçta saptanmış kaynak veya araştırma varsa, bir yandan diğer çalışmalar sürdürülürken, diğer yandan eldeki malzeme okunup not alınır ve fişlenir.
Yazma aşamasında kullanılacak dil ve üslup oldukça önemlidir. Okuyucunun anlayacağı ve Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun bir şekilde yapılmalıdır.
Bir çalışmanın bilimsel olup olmadığının en önemli göstergelerinden biri de çalışmada kullanılması gereken dipnottur. Dipnot kullanmanın amaçları şunlardır.
Araştırmacının savunduğu görüşlerin doğruluğunu kaynaklar göstererek desteklemek.
Bilgilerin kaynağını göstererek, araştırmacının kendi katkısının ne olduğunu belirtmek.
Sunulan bilgilerin doğruluk, güvenilirlik ve tarafsız- lığı konularında okuyucuya denetim olanağı sağlamak.
Konuyla ilgili araştırma yapacaklara, ilgili kaynak ve araştırmaların yer, cilt ve sayfa numaralarını vererek kolaylık sağlamak.
Konuyla doğrudan ilgili olmayan fakat belirtilmesinde yarar görülen kısa bilgiler vermek.
Metin içinde fazla yazım işaretleriyle, metnin okunmasını zorlaştıracak karmaşık duruma getirmemek.
Dolaylı kısa aktarmalar koymak.
Asıl metnin içine koymak gerekmiyorsa farklı görüşleri belirtmek.
Her okuyucunun bilmeyebileceğini varsayarak kimi sözcük, terim ve deyimleri açıklamak.
Özgün şekliyle verilen terim ve deyimlerin, günü- müz Türkçesiyle karşılıklarını vermek veya açıklamak.
Dipnotu gerektiren durumların neler olduğu da önemlidir. Bunu gerektiren durumları şu şekilde belirlemek mümkündür.
Dipnotlar gelişigüzel kullanılmaz Yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda bir araştırmada konulan dipnotların çokluğu onun daha bilimsel olduğunu göstermez. Az olması da bilimsel olmadığını göstermez. Önemli olan dipnotların yerinde ve gerekli olduğu kadar konulmasıdır. Zorunlu olmadıkça birkaç sayfada veya bir bölümde sürekli olarak peş peşe hep aynı kaynak dipnotlarda gösterilmemelidir.
Dipnot konulmasını gerektiren durumlar, dipnot kullanılmasındaki amaçlara benzerlik gösterir. Mesela:
Herkesin bildiği, genel bilgilerin dışında kalan özgün bilgi, düşünce veya görüşlerde,
Başka yerlerden aynen yapılan aktarmalarda,
Başka yazarların kendilerine ait düşünce, hüküm ve önerileri verildiğinde,
Bir tablo veya istatistiğin düzenlenmesinde kullanılan verilerin kaynağını göstermek gerektiğinde,
Başka yerden alınan bir harita, resim veya benzeri unsurların kaynağını belirtmede,
Araştırmanın daha önce veya daha sonraki bölümlerine yapılan atıflarda,
Bazı sözcük, deyim veya terimlerin açıklanmasında,
Gerekiyorsa kimi sözcüklerin, deyimlerin veya terimlerin değişik şekilleri gösterilmek istendiğinde,
Metinde verilmesi, konunun akıcılığını bozan, kopukluk yaratan, asıl konudan uzaklaşmaya neden olan fakat konuya açıklık getirecek olan her türlü tanım, yorum, ek bilgiler ve karşıt görüşlerde, dipnot kullanmak gerekir.
Herkesçe bilinen ve özgünlüğü olmayan genel bilgilerde dipnot koymak gerekmezse de bu tür bilgilerin geçerliliğine yöneltilen eleştirilerin dipnotlarda gösterilmesi uygun olur.
Dipnotlar gereksiz derecede uzun olmamalıdır. Aynı dipnot numarası ile birden fazla kaynak gösterilebilir. Özellikle belirli bir konu üzerinde metinde fazla bilgi verilemeyip, isteyen okuyucuya fazla bilgi verilmek istenirse, konuyla ilgili çok kısa bir kaynakça bir dipnot içinde verilebilir. Her kaynak veya araştırma aralarına iki nokta ya da noktalı virgül konularak ayrılır.
Başlık satırlarına zorunlu olmadıkça dipnot konulmaz. Başlık satırlarında mutlaka bir açıklama yapmak gerekiyorsa bunun yıldız şeklinde dipnot ile verilmesi uygun olur. Bazı özel durumlarda dipnotların arasına bir veya birden fazla yıldız işareti ile yine bir tür dipnot verilebilir.
Tüm konuyu ilgilendiren bir dipnot konulacaksa bu hem bölümün ilk sayfasına, hem de diğer dipnotlardan önce gösterilmelidir.
Bir bilimsel araştırmada dipnotları, metin içinde adların, kavramların veya konuyla ilgili sözcüklerin üstüne ya da cümlelerin veya paragrafların sonuna konur. Bu dipnot numaralarının açıklama kısmı ise üç şekilde düzenlenebilir:
Sayfa altlarına. En pratik, okuyucuya kolaylık sağlayan, konuyu ve dikkati dağıtmayan yöntemdir. En yaygın uygulamadır. Bölüm sonlarına. Kullanılması en zor, okuyucunun dikkatini dağıtan, boşuna zaman kaybına yol açan yöntemdir. Pek sık görülmemekle birlikte bu yöntemi uygulayanlar vardır.
Kitap sonuna. Kitap sonuna konulan dipnotlar da iki şekilde düzenlenebilir. Birincisi, her bölümün dipnotları ardı ardına sıralanır. Bu da okumayı kolaylaştırıcı bir dipnot koyma yöntemi değildir. Dipnotun ilgili bölümünü bulmak, sonra onun numarasını aramak zaman kaybına yol açacağından, konu üzerinde yoğunlaşmayı zorlaştırır, okumayı sıkıcı bir duruma sokar. İkincisi, metin içindeki dipnotları 1’den başlamak üzere sırayla sonuna kadar götürülür. Bu yöntem birincisine göre daha iyi bir dipnot koyma şekli olmakla birlikte önerilmez. Bilgisayar yazım ve basım işinde kullanılmaya başlamadan önce bu yön- temler daha yaygın olarak kullanılmaktaydı. Günümüzde bilgisayarla dipnot düzenlenmesi istenildiği biçimde çok kolay yapıldığı için, bölüm sonu veya kitap sonuna dip- not koyma yöntemleri giderek azalmaktadır.
Gerek metin içindeki gerekse sayfa altına konulan dipnotların numaralandırılması üç şekilde yapılır:
Her sayfada 1’den başlamak üzere,
Her bölümde 1‘den başlamak üzere,
Araştırmanın başından sonuna kadar 1’den başlamak üzere.
Bir kaynağın ilk kez dipnot gösterilmesi şekli ile daha sonraki şekilleri aynı değildir. Kullanılan kaynak veya araştırma ilk geçtiği yerde olabildiği kadar en geniş şekliyle verilir. Daha sonraki dipnotlarda aynı kaynak gösterileceği zaman bu kez kısa şekliyle verilmelidir.
Bibliyografyada soyadı öne alınıp alfabetik dizilen kaynaklar ve araştırmalar, dipnotlarda yazar ad ve soyadının sırası bozulmadan verilir. Eğer araştırmacı hemen herkesçe tanınan biri ise ad ya tamamen kaldırılır veya adının baş harfi ile soyadı verilebilir. Soyadları aynı olan araştırmacıların en azından adlarının baş harfinin yazılması gerekir.
Yazar ad veya soyadından sonra eserin adı, eğer bu bir çeviri ise, parantez içinde çevirenin adı ve soyadı verilir. Eser dergi ise önce tırnak içinde makalenin adı, sonra derginin adı yazılır. Derginin adı italik, koyu renk veya altı çizili olabilir. Bundan sonra gerekiyorsa eserin basım yeri ve yılı, varsa cildi ve sayfa numarası verilir.
Metin aktarmaları da dipnotlarda olduğu gibi ancak gerekli olduğu zaman yapılmalıdır. Aşırı ölçülere varan metin aktarmalarından kaçınmak gerekir. Metin aktarmayı gerektiren durumlar şöyle özetlenebilir:
Araştırmacı savunduğu bir konuyu, o konuda eser vermiş yetkili bir kişinin sözleriyle desteklemek istediğinde.
Tartışmalı konularda bir görüşü veya aksini savunanların görüşlerini yine o yazarın ifadeleriyle belirtmek istediğinde.
Kullanılan metindeki ifade o kadar mükemmeldir ki araştırmacı onu bozmamak için ya tamamen veya kısmen kendi cümlesi içine monte etmek istediğinde.
Anlatılacak konu mutlaka bir metne bağlı olduğunda ve sık sık o metne göndermeler yapılması gerektiğinde.
Araştırmacı, bir metin aktarması yaptıktan sonra, eğer o konudaki düşüncesini açıkça belirtmezse, o metindeki görüşleri kendisi de aynen kabul etmiş demektir.
Kaynak ve araştırmalar bölümüne konulacak eserler çok çeşitli olabilir. Bunların başında kaynaklar gelir. Daha sonra araştırma eserleri yani kitaplar, makaleler, yayınlanmış konferans ve bildiri metinleri, duruma göre gazete yazıları ve ansiklopedi maddeleri de kaynak ve araştırmalar bölümüne konulacak eserlerdir.
Bibliyografya, yani kaynaklar ve araştırmalar listesi değişik biçimlerde düzenlenebilir.
Bibliyografyanın dışında da kaynaklar ve araştırmaların değerlendirmesi yapılabilir. Bu durumda Girişten önce Kaynak Değerlendirmesi veya Kaynaklar ve Araştırmalar Hakkında gibi bir başlıkla bir bölüm oluşturulur.
Bibliyografya hazırlanırken dikkat edilmesi gereken nokta eserlerin alfabetik olarak dizilmesidir. Alfabetik sıralamada eğer yazarın veya araştırmacının soyadı yoksa ada göre, soyadı varsa, soyadına göre sıralanmalıdır.
Bazı kitap veya makaleler ise iki veya daha fazla kişi tarafından yazılmıştır. Üç kişiye kadar olan eserlerde, ilk kişinin soyadı ve adı, diğer ikisinin normal sırayla adları ve soyadları yazılır. Adlar birbirinden tire ile ayrılır. Yazarlar üç kişiden fazla ise ilk kişinin soyadı ve adı yazıldıktan sonra ve diğerleri sözcükleri eklenir. Bazı durumlarda eserin bir komisyon tarafından yazıldığı belirtilmiş, ad ve soyadları verilmemiş olabilir. Böyle bir durumda ise o kitap veya makalenin adının ilk sözcüğünün ilk harfine göre sıralama yapılır ve bundan sonra parantez içinde Bir komisyon tarafından yazılmıştır açıklaması yapılır.
(Kaynak: Yavuz Ercan, Tarih Araştırmalarında Yöntem ve Teknik, Turhan Kitabevi, Ankara 2010)
