Bölüm anahatları
-
Hafız Divanı Şerhi
2. Gazel:
Bu gazel Hâfız Divanında 44. Gazel olarak yer almaktadır.
به صد هزار زبان بلبش در اوصافست
چه وقت مدرسه و بحثِ کشفِ گشّافست
که می حرام ولی نه به ز مال اوقافست
که هرچه ساقیِ ما کرد عینِ الطافست
که شیت گوشه نشینان ز قاف تا قافست
همان حکایتِ زردوز و بوریابافست
نگاهدار که قلّابِ شهر صرّافست
کنون که بر کفِ گل جامِ بادۀ صافست
بخواه دفتر اشعار و راه صحرا گیر
فقیهِ مدرسه دی مست بود و فتوی داد
به دُرد و صاف ترا حکم نیست خوش در کش
ببُر ز خلق و چو عنقا قیاس کار بگیر
حدیثِ مدعیان و خیالِ همکاران
خموش حافظ و این نکتههای چون زرِ سرخ
Türkçe çeviri:
Şimdi saf şarap kadehi gülün elindedir. Bülbül yüz türlü dille vasfını dile getirir.
Getirt şiir defterini, kırların yolunu tut, medresede Keşşâf (Ebu’l-Kasım Mahmud b. Zemahşerî’nin tefsiri El-Keşşâf an-Hakikati’t-Tenzîl) bahsinin vakti midir?
Medrese fakihi dün sarhoştu, şöyle fetva verdi: Şarap haramdır, fakat vakıf malı yemekten iyidir.
Tortu da saf şarap da iraden değil, güzelce iç. Bizim sâki ne yaparsa [her yaptığı] lütfun ta kendisidir.
Halktan kop, ayrı yaşa, işler Anka (Zümrüdüanka) gibi kıyasla. Çünkü münzevilerin ünü Kaf’tan Kaf’a dek ulaşır.
İddiacıların sözü ve dostların hayali, tam da sırmacıyla hasırcı hikâyesidir.
Sus Hâfız, bu kırmızı altın misali nükteleri, sakla çünkü şehrin kalpazanı sarraftır!
Vezin: Mefâilün feilâtün mefâilün feilün (bahr-i müctes)
Gazelin şerhi ekli dosyada yer almaktadır.
Ekli dosya öğretim amaçlı olarak aşağıdaki kaynaktan alınmıştır:
Bahâuddin-i Hurremşâhî, Hâfiz-nâme, İntişârât-i İlmî ve Ferhengî, Tahran 1366 (1987), s. 275-280
