Bölüm anahatları
-
Taşımacılık ve iletişimdeki ilerlemeler, ihracatın artmasına ve işletmelerin uluslararası
pazarları araştırmalarına yardımcı olmaktadır. İhracat, ülke içinde üretilen
mal ve hizmetlerin diğer bir ülkeye pazarlanması ya da doğrudan satılmasıdır.
İhracat pazarlaması, uluslarasılaşma sürecindeki ilk aşamadır. İhracat geliştirme
ya da uluslararasılaşma sürecindeki aşamaları açıklayan modeller şunlardır:
Bilkey ve Tesar’a göre (1977) yönetim, başlangıçta ihracat ile ilgili değildir. Sonra
siparişleri karşilamak için aktif ihracatın yapılabilirliğini araştırır. Psikolojik bakımdan
yakın ülkelere ihracat yapmayı dener. Daha sonra da uzak ülkelere ihracat
yapmayı araştırır.
Cavuşgil’e (1980) göre; fi rma hakim olduğu pazarda faaliyette bulunur. Yine yakın
ülkelerle ilişki kurar. Aktif ihracat yapar.
Czinkota’ya (1982) göre fi rma başlangıçta ihracat ile ilgili değildir. Daha sonra
kısmen ilgilenmeye başlar ve araştırmalar yapar. İhracat denemelerinde bulunur
ve küçük çapta ihracatı dener ve daha sonra da tecrübeli ve büyük bir
ihracatçı olur.İHRACATA BAŞLAMA NEDENLERİ
İşletmeler neden ihracat yapmaya başlar? Aslında bunu tahmin etmek çok da
zor değildir. İhracata başlamaya etki eden bir takım faktörler vardır ya da işletme
kaynaklarını zaman içinde geliştirmek istemektedir. İşletme sahiplerini ihracat
yapmaya motive eden faktörler içsel ya da dışsal nedenlerden kaynaklanabilir.
İçsel nedenler işletmeden, dışsal nedenler ise ana ülke ya da hedef pazardaki
çevresel faktörlerden kaynaklanmaktadır. İşletme, iç ya da dış çevreden kaynaklanan
baskılara cevap verirse reaktif (iten faktörler) davranış, pasif hareket ederek
rekabet gücü ya da pazar imkânlarından dolayı ihracata yönelirse proaktif
(çeken faktörler) davranış gösterir.
Küçük işletmelerde ihracat kararını tek kişi vermektedir. O da işletmenin sahibidir.
Büyük işletmelerde ise karar verme ünitesi tarafından karar verilmektedir,
karar verme sürecine çok sayıda karar verici katılmaktadır. Karar vericilerin özellikleri,
yöneticilerin ülke dışında doğmuş olmaları ya da yabancı ülkelere sık sık
seyahat yapan kişiler olup açık fi kirli olmaları, ticari birliklere üye olunması gibi
faktörler ihracat kararını etkilemektedir. İşletmeler büyümek, benzersiz ürünün,
iyi teknik servisin olması gibi pazarlama altyapısının olması, ürün reklâm, dağıtım
ve diğer alanlarda ölçek ekonomilerine sahip olması, çeşitli pazarlara girerek
riski azaltmak, tekstil, spor teçhizatı gibi sanayilerde mevsimsel ürün satışlarını yaymak, kullanılmayan kapasiteden yararlanmak, fuarlara katılmayı destekleyen,
kredi garantisi veren, sponsor olan kısaca ihracatı teşvik eden kurumların olması
nedenleriyle de ihracata yönelebilir. Bazı işletmeler için ülke içindeki pazar potansiyelinin
küçük olması (özellikle endüstriyel ürünler için) işletmeleri ihracata
yöneltmektedir. Bazen de ülke içindeki pazar potansiyeli çok büyük olsa bile işletme
ihracata yönelebilmektedir. Örneğin Kanada’lı işletmeler, Batı Kanada yerine
A.B.D. pazarına girmeyi ya da Avustralya’lı işletmeler, Japonya’ya ihracatı ekonomik
nedenlerle daha uygun bulmaktadırlar. Ana ülke pazarının doymuş olması
ve işletmenin bu nedenle karlarının azalmaya başlaması, yeni pazar fırsatlarının
bulunması diğer nedenlerdir. (Şekil 8)2
İhracat yapma kararı zaman almaktadır. Önemli organizasyon değişiklikleri, kültürler
arası yeteneklerin geliştirilmesini gerektirir. Bununla birlikte birçok işletme
ihracata planlayarak değil kaza ile başlamıştır. İyi bir ihracat stratejisi geliştirmek,
aşağıda açıklanacak olan hataları yapmamak için önemlidir. İşletmeler öncelikle
satış gelirlerini artırmak için ihracat yaparlar. Hizmet işletmeleri kadar üretim
işletmeleri için de temel neden budur. Muhasebeciler, reklâmcılar, avukatlar ve
danışmanlar ülke dışında yaşayan müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde
hizmetlerini ihraç ederler. Bazı işletmeler de ülke dışında riski yüksek olduğundan
dolayı yabancı yatırım yapma yerine ihracat yapmayı tercih etmektedir. Diğer
nedenler ise şöyle sıralanabilir:
1) Büyüme ve kâr
2) Ülke dışından talebin olması
3) Ülke dışındaki pazar fırsatlarından haberdar olma
4) İç pazarda sınırlı satış potansiyeli, rekabet olması
5) İşletmede atıl kapasitenin olması
6) Ürünün özellikleri
7) Risk azaltma
8) Vergi indirimi, kredi kolaylıkları gibi teşvikler
Reaktif pazar seçiminde ihracatçı, pazarı seçmede pasif hareket eder. Seçim süreci
çok informeldir ve sistematik değildir. Yabancı müşterilerden, temsilcilerden
istek olmakta ve beklenmeyen siparişler alınmaktadır. Amerika’da ihracatçıların
% 56.4’ü ihracata pasif ihracatçı olarak başladıklarını belirtmiştir. Danimarka da
uygulamalı çalışmalar ihracatçıların %42’sinin ihracata beklenmeyen, ani siparişlerle
başladıklarını göstermiştir. Pasif pazar seçimi, genellikle tecrübesi olmayan
küçük ve orta büyüklükteki işletmeler tarafından yapılmaktadır. Proaktif pazar
seçimi ise tersine pazar odaklı bir yaklaşımdır. İhracatçı yabancı pazarların
seçiminde aktiftir ve pazarlarda tüketici bölümlendirmesine gider. Sistematik ve
formal olarak yapılır. Sistematik olarak pazar araştırması ve daha sonra ülke dışı
ziyaretleri yapılır.3
Pazar seçiminde politik, sosyal, ekonomik ya da kültürel olarak ülke pazarlarına
benzer pazarlar tercih edilir. Böylece ihracatçı bir pazardan diğerine minimum
ürün uyumu gerektirecek şekilde yayılmış olur. İlk zamanlar yakındaki komşu
ülke pazarları optimal yayılma alanları olarak görülür ve pazarlama programları
bu pazarlar için yapılır. Bu politikaya “kümeleme yöntemi” ya da “yakın komşu
yaklaşımı” adı verilir. Amerika ve Kanada, Danimarka, Norveç, İsveç arasında,
İngiltere ve İrlanda arasında, İspanya ve Portekiz arasında bu yaklaşım kullanılabilir.İhracatın faydalarının, sakıncalarının ve yabancı acenta ve distribütörün nasıl
seçileceğinin bilinmesi, ihracat prosedürlerinin öğrenilmesi, ödemelerin düzenlenmesi
konuları yabancı pazarlara ihracat stratejisiyle girmek isteyen girişimciler
için çok önemlidir. Uluslararası pazara ilk kez açılan bir işletme, yabancı pazarlarda
rekabet edebilmek için kaygılarını yenmelidir. Uluslararası işletmeler, uluslararası
pazarlama faaliyetlerinde tam kontrol sağlamaktan çok, uluslararası pazar ve
politika riskini azaltmayı isterler. Bu nedenle ihracat, genellikle üreticiler için en iyi
giriş stratejisi olarak görülmektedir.4 Yabancı pazarlara girme stratejilerinden en
az riskli olanı ihracattır.5 İhracat yapmak isteyen işletmeler yabancı ülkedeki tarifeler,
döviz kurları, ticari kısıtlamalar, kültürel farklılıklar, belirsizlikler, hammadde
kaynakları gibi faktörleri; sanayi ile ilgili ürün yaşam eğrisinde ürünün nerde yer
aldığı, üretim yapısı faktörlerini, kendisi ile ilgili ise knowledge gibi dokunulmaz
kaynaklarını, büyüklüğünü, talebi karşılayıp karşılayamayacağını, tedarikçilerini
göz önünde bulundurmalıdır. İhracat rekabeti üstünlüğünün anlamı, fi yat rekabeti
(düşük birim maliyet, düşük satış fi yatı), üstün ürün kalitesi (daha iyi tasarım,
daha iyi ambalaj) ya da hizmetler (satış sonrası hizmetler, daha hızlı teslimat)
olarak belirtilebilir.DOLAYLI İHRACAT
Ülke içinde bulunan bir aracı vasıtasıyla ürünlerin yabancı bir ülkeye gönderilmesine
dolaylı ihracat denilmektedir. Genellikle yeterli fi nans kaynağı olmayan ya da yabancı
ülke pazarlarına açılmayı, risk üstlenmeyi istemeyen işletme yöneticileri tarafından
kullanılmaktadır. İşletme, ürünleri ülke içindeki bir müşteriye satarmış gibi yerel aracıya
satar ve bu aracı da ürünleri ülke dışına gönderir. Dolaylı ihracatta işletme yabancı
pazarlar hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olan ana ülkedeki komisyoncu, yerli tüccar6,
yabancı tüccar ve temsilciler, ihracatçı birliği, ihracat yönetim şirketleri (Export Management
Companies), dış ticaret şirketleri (Export Trading Companies) kullanılabilir.
Örneğin Amerikan işletmesi olan Hewlett Packard mikroçipleri diğer bir Amerikan işletmesi
olan Intel’den bilgisayar üretmek için satın alır ve sonra ürettiği bilgisayarları
Avrupa’ya ihraç eder. Intel’in çipleri dolaylı ihraç edilmiş olur.
Komisyoncular ve Yerli Tüccarlar: Komisyoncular yabancı müşteriyi temsil
ederler, alıcı ve satıcıyı hiç karşılaştırmadan tüm faaliyetleri yürütürler ve belirli
bir komisyon karşılığı çalışırlar. Yerli tüccarlar ise ihracat yapan ülkenin vatandaşı
olan, kendi hesaplarına bağımsız olarak çalışan kişi veya kuruluşlardır. Yerli tüccar
kullanıldığında ihracatçı fi rma uluslararası pazarla bir bağlantı kurmaz, mallar
ülke içindeki bir müşteriye satılmış gibi olur.
İhracatçı Birliği: Farklı sektörlerde çalışan üretici işletmelerin gönüllü olarak üye
oldukları kurumlardır.İşletmenin tek başına yapamayacağı faaliyetleri gerçekleştirir.
Ölçek ekonomilerinden yararlanarak büyük miktarlarda girdiyi düşük maliyetlerle
elde edebilirler.7
Yabancı Tüccar ve Temsilciler: Yabancı işletmeler için büyük miktarlarda alım
yapan, üretici işletmenin ülkesindeki tüccar ve temsilcilerdir.
Dış Ticaret Şirketleri (Export Trading Companies): İhracat şirketleri olarak da
bilinen bu şirketler ihracatçı işletmenin mallarını yabancı ülkelerde pazarlayan
bağımsız kuruluşlardır. Geniş bir mamul portföyleri vardır. Yükleme, depolama,
fi nans, sigorta, danışmalık, teknoloji transferi konularında uzmandırlar.
İhracat Yönetim Şirketleri (Export Management Companies): İhracatçı işletmenin
ülkesinde faaliyet gösteren, birbirine rakip olmayan belirli sayıda işletmenin
mallarını pazarlayan, ihracatçıyı temsil eden, müşterilerle görüşmeleri işletme
adına yapan, siparişler için onay alan aracılardır. Farklı işletmeler ile çalıştıklarından
maliyeti düşüktür. İhracatçının malını satın alır ve ülke dışında kendi hesaplarına satarlar. Üretici işletmelerin ihracat bölümü gibi çalışırlar. Özellikle küçük
işletmeler, ihracat bölümü kurmadan ihracat yönetim şirketlerini kullanabilirler.
İhracat yapmak isteyen işletme bir ya da daha fazla aracı kullanarak mal ve hizmetlerinin
pazarlamasını ve dağıtımını yapabilir. Aracılar taşımacılık, belgeleme
gibi sınırlı hizmetler sunabilir ya da mal ve hizmetlerin sahipliğini üzerlerine alarak
daha fazla sorumluluk üstlenebilirler. İşletmenin doğrudan ya da dolaylı ihracata
karar verirken elinde bulunan kaynakları, ürünleri, pazarlama planı, pazarın yapısı,
rekabet, kanal sistemleri, hükümet düzenlemeleri önemlidir. İşletmeler hangi
aracıyı kullanacaklarına karar verirken kontrol, kaynaklar, risk, esneklik gibi faktörleri
gözönünde bulundurmaktadır. Aracının büyüklüğü, yeteneği, satış kayıtları,
mevcut ürün karması, tesisleri, teçhizatı, pazarlama politikaları, müşteri profi li,
tutundurma stratejileri dikkate alınmalıdır.Dolaylı İhracatın Dezavantajları
1) Aracıların nihai fi yat üzerindeki kontrol güçleri olduğundan kazanç kaybı
olabilir.
2) Üretici aracıya bağlı kaldığından tüketici davranışları, rakipleri hakkında
bilgi edinemez.
3) Dolaylı ihracat, yabancı pazarlara ilk kez giren bir işletme için iyi bir yol
olmakla birlikte kalifi kasyonu yüksek acentaların olmaması nedeniyle çok
tercih edilmeyebilir. Yanlış pazarlama yapılması işletmenin markasına zarar
verebilir.
DOĞRUDAN İHRACAT
İhracat miktarı arttıkça işletme doğrudan ihracata yönelebilir. Doğrudan ihracat,
mal ve hizmetlerin ihracatçının ana ülkesi dışındaki bir ülkede tüketiciye, distribütöre
ya da nihai kullanıcıya kısaca üçüncü bir tarafa doğrudan satılmasıdır.Doğrudan ihracatta, işletme ana ülkedeki aracılardan yararlanmaz. Yabancı
ülke pazarında yerleşmiş olan, üreticiyi temsil eden acenta ve distribütörler kullanılır
ya da işletme kendi satış şubesini açar.8 Böylece dolaylı ihracatta kısıtlı
katılım söz konusu iken, doğrudan ihracatta daha iyi bağlantılar kurulur ve satış
çabası gösterilir. Doğrudan ihracatta üretici işletmenin bilgi gereksinmesi dolaylı
ihracata göre daha fazladır ve nakliye, uluslararası ödeme yöntemleri hakkında
bilgi sahibi olunması gerekmektedir. Doğrudan ihracatta kullanılan aracılar;
acenta (satış temsilcisi), distribütör, yurt dışı satış büroları, gezici satışçılar,
katalog, telepazarlama, e-ticarettir. Daha az kullanılan bir kanal olarak üretici,
doğrudan nihai tüketici ile bağlantı kurar. Doğrudan ihracat, üreticinin prosedürler
ve ihracat nakliyesi belgelerini ögrenmesini gerektirir. Üreticiler distribütörler
ile satış haklarının, rekabet koşullarının ve sürenin yer aldığı işbirliğine dayanan,
yazılı bir sözleşme yaparlar. İhracat yoğunluğu, ihracat satışlarının toplam
satışlar içindeki payıdır.9
Acentalar: Acenta üreticiyi temsil eder. Risk ve sorumluluk almadan komisyon
karşılığında ürünleri yabancı pazarda satar. Acenta ihracatçı işletmeye müşteri
temin eder ve müşteri ile işletmeyi karşılaştırır. İşletmenin adını almadan, ürünlerini
toptancı, perakendeci gibi diğer aracılara ya da nihai alıcılara satar, bazı
teknik servisler sağlar.
Distribütörler: Yabancı distribütör ise tüccar aracı olup, kendi adı altında ürünlerini
kendi ülkesinde aracıya ya da nihai tüketiciye satar. Belirli bir kâr marjı karşılığında
çalışır. Acentadan farklı olarak stok tutar, promosyon, fi ziksel dağıtım,
ürün bakım onarımı sağlar. Tablo 23’de distribütörü seçerken dikkat edilmesi
gereken kriterler verilmiştir. Distribütörle yapılan sözleşmede tarafl arın kimlikleri,
sözleşmenin feshi koşulları, ürün bilgileri, bölgesi, tek satış hakkı süresi,
satış ve teknik destek, vergi sorumluluğu, ürün dağıtımı, fi yatlar, reklâm, stok,
ödeme koşulları, satış sonrası hizmetler gibi bilgiler yer alır. Distribütör üzerinde
kontrol sağlanamaması işletme için problem yaratabilir. Johnie Walker şirketi,
Japonya‘da ürünlerinin dağıtımı için yıllarca distribütörleri kullanmış ama daha
sonra iki ana distribütörünü satın alarak markası üzerinde kontrol sağlamıştır.
Nissan Japon otomobil imalatçısı, İngiltere’de otomobillerin tek satış hakkında
yılarca distribütör olarak Nissan UK’ı kullanırken, 1992 yılında kendi şubesini
açmıştır.Yurt Dışı Satış Büroları: Ülke dışındaki pazarlarda depolama, satış, dağıtım ve
tutundurma faaliyetlerini yürütürler. Yabancı ülkeyi yakından tanıma imkanlarına
sahip olduklarından elde ettikleri bilgileri ana işletme ile paylaşırlar.
Gezici Satışçılar: Gezici satışçılar işletmenin malını ülke dışında pazarlamaya,
mal hakkında bilgi vermeye çalışan, işletmeyi dışarıda tanıtan ve hedef pazar
hakkında bilgi toplayan işletme görevlileridir. İhracat yapan işletmenin mallarıyla
ilgili bilgileri belirli bir ücret karşılığında uluslararası pazarlarda müşterilere aktarırlar.
Maliyeti yüksektir.11
Kataloglar ve Telepazarlama: Bazı işletmeler ürünlerini endüstriyel katologlar,
perakende satış katalogları, ticari eşya katologlarıyla ve ücretsiz telefon hatlarını
kullanarak satmaktadır. Televizyon reklâmlarıyla müşterilerin dikkati çekilmekte,
ücretsiz telefon hatları doğrudan sipariş verme imkânı sunmaktadır.
TV Kanalları: Turizm, tatil pazarlama, ev aletlerini pazarlamada TV kanallarının
kullanılması gittikçe artmaktadır.Elektronik Ticaret: Elektronik ticaret kısaca “Bilişim ağları (Internet gibi) üzerinden
yapılan tüm bilgi, hizmet, para vs. gibi ekonomik değerlerin değişimi
süreci”’dir. Araçları; telefon, fax, televizyon, elektronik ödeme ve para transferleri,
elektronik veri değişimi, internet olarak sıralanabilir12.
İnternet, işletmelerin ürünlerini nihai kullanıcıya ihraç etmelerinde önemli bir araçtır. İnternetin
ihracat yapmak isteyen işletmeler için faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz13:
1) Uluslararası bilgi kaynaklarına ulaşmayı sağlayarak psikolojik engelleri ortadan
kaldırmaktadır.
2) Elektronik para transferleri, ödemeler sayesinde faaliyet işlemlerini basitleştirir.
3) İnternete bağlı herkes evrensel bir iletişim ağında, anında ve neredeyse
sıfır maliyetle iletişim kurabilmektedir.14 Yirmidört saat, yedi gün erişim ve
hizmet sunulmaktadır. Düşük maliyetle pazar araştırması yapmayı, uluslararası
bilgi elde etmeyi sağlayarak organizasyon engellerini ortadan kaldırır.
Müşteriler istedikleri ürün ya da işletme bilgilerine ulaşabilmektedir.
4) Müşterilerle, tedarikçilerle ve distribütörlerle fi ziksel olarak aynı yerde bulunmak
gerekmeden, doğrudan bağlantı kurmayı sağlar. Geleneksel aracılara
bağımlılığı azaltmıştır. İnternet, bireysel müşterilerin ihtiyaçlarına
cevap verecek, kapsamlı aramalarında yardımcı olacak yahoo, google,
amozon gibi yeni bilgi aracılarını ortaya çıkartmıştır.
5) Ülke pazar seçimini, uluslararası müşterilerden geri bildirimi, küresel niş
stratejisine uyum sağlayarak ürün/pazar engellerini ortadan kaldırmaktadır.
İşletme yöneticileri uzak ülkelere gitmeden video konferanslar düzenleyebilmekte,
mail ile sipariş verilip alınabilmektedir.
6) İnternet, bilgisayar, turizm, kitap, dağıtım, fi nansal hizmetler gibi birçok
sektörde ölçek ekonomileri, dağıtım, marka adı gibi pazara giriş engellerini
ortadan kaldırmaktadır.
7) Mevcut ve yeni müşteriler için yeni mal ve hizmetler geliştirilmesini sağlar.İnternette yapılan satışların %80’i endüstriyel alımlardır, yani işletmeler arası
ticarettir (B2B). Tedarikçiler ve alıcılar kapasitelerini web sitelerine bildirmekte
ya da B2B değişimleri yapmak istediklerini duyurmaktadırlar. General Motors,
Wall Mart, General Electric gibi büyük işletmeler internetten alım yapmaktadırlar.
Şirketlerden tüketicilere olan sektör (B2C) kitap satışları, online hisse senedi
satışları gibi perakende satışları kapsamaktadır.16 Dell Bilgisayar Şirketi, 1997
yılında bilgisayarlarını internet üzerinden Malezya, Avustralya, Hong Kong, New
Zealand, Singapur, Taywan ve diğer Asya ülkelerine satmaya başlamıştır17. MasterCard,
Visa gibi kredi kartı ve UPS gibi uluslararası dağıtım şirketleri uluslararası
pazarlarda hizmet vermektedir. Elektronik ticaret özellikle küçük ve orta büyüklükteki
işletmeler (KOBİ) için önemlidir. Elektronik ticerete başlamak kolaydır,
hızlı ve ucuz bilgi dağıtımı olur, yeni ürünler hakkında hızlı geri bildirim sağlanır,
müşteri hizmetleri geliştirilebilir, farklı pazarlara girmek için stratejik bir araçtır, telefon
konuşmasından ucuzdur, tedarikçiler ve müşterilerle elektronik veri değişimi
kurulmasına yardımcı olmaktadır.
