Bölüm anahatları
-
ANAHTAR TESLİM PROJELER (TURNKEY PROJECTS)
Anahtar teslim projeler, yabancı girişimcinin petrokimya fabrikası ya da motor,
araba fabrikası gibi üretim biriminin dizaynı, mühendislik ve inşaat hizmetlerini
vermesi, kuruluşu bir süre yönetmesi ve yerel personelin eğitimini sağladıktan
sonra tesisi yerel girişimciye devretmesi konusunda yabancı girişimcilerle yapılan
anlaşmadır. Anahtar teslimi proje yapan işletme, tüm faaliyetlerin planlanmasından
ve gerekli tüm hazırlıkların yapılmasından sorumludur. 1930’lu yıllarda
A.B.D.’de geliştirilmiş, sermaye malı üreticilerinin satışlarını artırmak istemeleri
amacıyla ortaya çıkmıştır. Anahtar teslimi, fi zibilite çalışması, temel dizayn, mühendislik,
inşaat, teknik yardım, eğitim, fi nansman ve yönetimini içeren kapsamlı bir
pakettir. Sistem, gerekli eğitimin verilmesini ve gerekli desteğin sunulmasını, proje
tamamlandığında faaliyetin yönetimi ile ilgili tüm iş, yetki ve sorumluluklar eğitilmiş
olan yerel personele devredilmesini içermektedir. Projeyi üstlenen işletme projenin
tamamlanması karşılığında yüksek bir ücret almaktadır.Projeler genellikle büyük işletmeler tarafından yapılsa bile küçük mühendislik işletmeleri,
kaynak, teknoloji ve uzmanlıklarını bir araya getirerek ve aralarında ortak
girişim oluşturarak anahtar teslim proje yapabilmektedir. Yabancı girişimciye
ödeme bir defada ücretin ödenmesi ve üretilen çıktı üzerinden royalty verilmesi
ile yapılmaktadır. Tarafl ar arasındaki işbirliği sınırlıdır ve bilgi akışı genellikle yabancı
yatırımcı tarafından sağlanmaktadır.57 Yabancı işletmeler yabancı pazarlara
anahtar teslimi proje yapmak, tüm faaliyetleri planlamak ve tüm faaliyetlerden
sorumlu olmak üzere davet edilebilirler. Yatırım sermayesi, yerel hükümet ya da
yatırımcılar tarafından sağlanır ve proje tamamlandığında yönetim, yetki ve sorumluluklar
yerel girişimcilere devredilir. Bu projeler tekstil, maden, elektrik, petrol,
ilaç, baraj, yol yapımı, kimyasal tesisler, otomobil gibi sektörlerde yapılmaktadır.
58 PepsiCo ve Fiat fi rmaları Rusya pazarına girmek için bu düzenlemeden
yararlanmışlardır.
Anahtar Teslim Projelerin Avantajları ve Dezavantajları
1) Karmaşık üretim süreçlerinin paket halinde elde edilmesi imkanını vermektedir.
2) Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yasak olduğu ülke pazarlarına
giriş imkanı sağlamaktadır.
3) Doğrudan yabancı sermaye yatırımına göre riski düşüktür.
4) Ülkeler arasında anahtar teslim projeler yapıldığından, bürokrasi bu süreci
uzatabilmektedir.
5) Proje tesliminden sonra tarafl ar arasındaki ilişki sonlanmaktadır.
Anahtar Teslim Projelerin Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Avantajları
ve Dezavantajları
1) Fabrika ya da projenin sahiplik ve kontrolünün elde tutulması sağlanır.
2) Projeyle ilgili sorumluluk anahtar teslim projeyi gerçekleştirecek tarafa aittir.
Zayıf bir başarı olursa alan tarafın bir sorumluluğu yoktur.
3) Projenin maliyeti yüksek olabilir.
4) Projeyi alan taraf projeye minimum katıldığından, proje sonrası fabrika,
tesis karmaşık gelebilir.YÖNETİM SÖZLEŞMELERİ (MANAGEMENT CONTRACTS)
Bir işletmenin en önemli kaynaklarından biri uluslararası transfer edilebilen yönetim
uzmanlığıdır. Yönetim sözleşmelerinin anlamı; ana işletmenin yönetim personelini
yabancı ülkede görevlendirerek işletmeye yardımcı olmak, teknik uzmanlık
sağlamak için belirli bir ücret karşılığında kullandırmasıdır. Bu hizmetin karşılığında
sabit bir ücret ya da satışların belirli bir yüzdesi alınmaktadır. Genellikle üç-beş
yıl sürer. Üreticiler genellikle yönetim sözleşmelerini lisans anlaşması, ortak girişim,
anahtar teslim projeler gibi diğer düzenlemeler ile birlikte yaparlar. Böylece
uluslararası işletme yabancı girişim üzerinde yönetim kontrolü sağlamaktadır. Yabancı
pazara düşük riskle girilmekle birlikte, gelir sabit bir süreyle sınırlıdır. Bu tür
düzenlemeler “teknik yardım anlaşmaları” adı altında düzenlenmektedir. Yönetim
sözleşmeleri, bir işletmeye yabancı bir ülkedeki bir girişimin günlük faaliyetlerini
belirli bir süre yönetme hakkını vermektedir.
Yönetim sözleşmesinde yönetimi gerçekleştiren işletmenin görevleri, yabancı bir
işletmenin şubesini yönetmesine benzemektedir. Genel yönetim (şirket planlama,
organizasyon, personel planlama), fi nansal yönetim (fi nansal analiz, planlama
ve bütçeleme, borçlanma, muhasebe), personel yönetimi, (iş tanımı, ilerleme, iş
değerlendirme), üretim yönetimini (malzeme yönetimi, satın alma, kalite kontrol),
pazarlamayı (tutundurma, dağıtım, satıcı ilişkileri, reklâm) içermektedir. Burada
amaç yabancı işletmenin know-how’ını ülke içindeki personele transfer etmek
ve bir süre sonra girişimin kendisinin yabancı işletme olmadan faaliyet gösterebilmesini
sağlamaktır. Yönetim sözleşmesi yabancı işletme için herhangi bir risk
almadan ve nakdi sermaye gerektirmeden gelir getirmektedir. Çok uluslu işletme
herhangi bir yükümlülüğün altına girmemekte, koşullar çok kötüleştiğinde yönetimi
yerel ortağa bırakıp gidebilmektedir.
Yönetim sözleşmeleri; sanayi (maden, petrol, demir, alüminyum), hizmet (taşımacılık,
telekominikasyon, sağlık), turizm (otel, havayolu) ve tarım (tarım, suSözleşmeye
Dayalı Dışa Açılma Stratejileri 143
lama projeleri) olmak üzere dört önemli sektörde kullanılmaktadır. Özellikle hizmet
sektöründe, hotellerde, özel hastanelerde çok sayıda örneği görülmektedir.
İngiliz havayolları Amerika’da Indianaplos’de, İtalya’da Naples’de, Avustralya’da
Melbouurne’de havaalanlarını yönetmek için sözleşme yapmış ve havaalanının
böylece yönetim yetenekleri geliştirilmiştir. Hilton otellerinde bu düzenleme vardır.
48 Örneğin Hilton otellerinin yavru işletmesi, Hilton logosu taşıyan ama işletmeye
ait olmayan diğer hotellere hotel yönetimi ve rezervasyon hizmetleri sunmaktadır.
Air France, British Airways gibi havayolları gelişmekte olan ülkelerde
küçük havayollarına yönetim uzmanlığı sunmaktadır.
Tayland gibi birçok Asya ülkesinde turizm, ekonominin büyümesinde önemli bir
rol oynamaktadır. Uluslararası hotel şirketleri, yerel işletmecilerle yönetim sözleşmeleri
yaparak ve bu sözleşmeleri franchising stratejisi ile birlikte kullanarak
Taylandlı hotellerin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Tayland’da yabancı yatırımcıların
hotel endüstrisinde %49’dan fazla paya sahip olmalarına izin verilmediği
için, ortak girişim ya da franchising stratejilerini, yönetim anlaşmaları ile birlikte
kullanarak pazara girmeleri mümkün olmaktadır. Yönetim sözleşmesi hotel sahibi
ile marka sahibi olan, yabancı yönetim şirketi arasında 12-30 yıl arasında uzun
süreli olarak yapılmaktadır. Hotel yönetimi konusunda sınırlı bilgiye sahip olan
yerel işletme, böylece profesyonel yönetim şirketi ile anlaşmakta, gelişme imkanı
bulmaktadır. Hilton 1950’lerden beri bu sözleşmeleri uluslararası pazarlara
girerken kullanmaktadır. Yerel hotel sahipleri tanınmış bir markaya ve uzman bir
yönetime sahip olmaktadır. 1990’larda hotelcilik sektöründe Asya’daki otellerin %
75’i yönetim sözleşmeleri ile idare edilmektedir.49
Yerel işletmenin adı altında ve yerel personel çalıstırılarak iş yönetilmektedir.
Yerel yatırımcı girişimciye gerekli sermayeyi temin ederken, girişimci işletmeyi
yönetmektedir. Yabancı işletme belirli bir ücret karşılığında ve karı paylaşarak
yönetim uzmanlığı sağlamaktadır. Uluslararası Sağlık Yönetimi Grubu (IHMG),
Orta Doğu Hastanesi’ne sağlık, hemşire ve diğer bölümlerde politika ve prosedürleri
geliştirmek, fi nansal muhasebeden, hasta bilgi sistemine kadar bilgisayar
servisi vermek, personel politikasını geliştirmek, personeli eğitmek, satın alma,
muhasebe servisi vermek amacıyla yönetim sözleşmesi yapmıştır. Sonuçta ev
sahibi hükümet, hastalara harcamaların üstünde servisin sağlandığını ve maliyetin
anahtar teslim projeden daha düşük olduğunu görmüştür. Bu tür sözleşmeler
işletmeye yeni sermaye yatırımı yapma, uzun süreli borçlanma ya da kâr dağıtımı
48 Gerald Albaum, Jesper Strandskov, Edwin Duerr, Laurence Dowd, International Marketing
and Export Management, Second Edition, Addison-Wesley Publishing Company,
U.K, 1994, s.237.
49 Veerades Panvisavas, J.Stephen Taylor, “The Use of Management Contracts by Internetional
Hotel Firms in Thailand”, International Journal of Contemporary Hospitality
Management, 2006, vol 18, no 3, p. 233.
144 Küreselleşme Sürecinde Dışa Açılma Stratejileri
politikasında karar verme, temel yönetim ya da politika değişikliği, sahipliği-mülkiyet
hakkını değiştirme yetkisi vermez. Yönetim sözleşmeleri üreticilere, sermaye
payının (sahiplik) düşük olduğu ya da hiç olmadığı girişimleri kontrol etme imkanı
sunmaktadır. Ödemeler genellikle bir defada yapılan yönetim ücreti ödemesi ile
kâr üzerinden alınan royalty’i içermektedir.50
Yönetim sözleşmeleri, giriş stratejisi olarak işletmenin ürünlerinin pazarda sürekli
bir yer almasına izin vermediğinden başarılı olmasa da diğer düzenlemelerle birlikte
kullanıldığında tarafl ara yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte sözleşmenin
kendisi karmaşık, her koşulda farklı olan yasal dokümanlar pahalıdır. Yönetim
sözleşmesi müşteriyi koruyacak şartları, tecrübeli ve iyi iletişim kurabilen bir yönetim
takımını gerektirmektedir.
