Bölüm anahatları
-
Ortak Girişim (Joint-Venture)
Ortak girişim, birbirinden hukuki ve iktisadi açıdan bağımsız iki veya daha fazla
sayıda işletmenin, kendi faaliyetlerini sürdürürken, belli bir işi görmek üzere
sürekli veya geçici olarak bir şirket kurup bu şirkete kendi işletmelerinden teknik,
mali ve ticari destek sağlamaları üzerinde anlaşmalarıdır.12 Bir diğer tanıma
göre; yasal ve iktisadi olarak bağımsız fi rmaların ortak bir projeyi gerçekleştirmek
üzere, yönetim ve fi nansal riski ortaklaşa paylaşmak üzere kendilerinden ayrı
bir fi rma kurmalarıdır.13 Ortak girişim, Dayınlarlı tarafından “iki veya daha ziyade
hukuken ve iktisaden birbirinden bağımsız kişi veya tüzel kişiliği haiz şirketlerin
müştereken belirli bir amacı gerçekleştirmek ve kar elde etmek için kuruldukları
ve müştereken yönettikleri tüzel kişiliği bulunan veya bulunmayan bir ortaklıktır”
olarak tanımlanırken14 başka bir tanıma göre ise “iki veya daha fazla sermayeye
katılımı bulunan teşebbüslerin oluşturduğu, bunlara bağımlı olarak belirli bir sahada
(sektörde) hizmet veren bir yavru ortaklık olarak tanımlanmaktadır.15 Mülkiyet
ve kontrol tarafl ar arasında paylaşılmaktadır.
Ana işletmelerden en azından birinin kumanda merkezinin, ortak girişimin faaliyet
gösterdigi ülkenin dışında yer aldığı, iki ya da daha fazla ana işletmenin
oluşturdugu, yasal olarak ayrı bir kişiliği bulunan, ana işletmeleri temsil eden yeni
bir işletmedir. Bu yeni işletme ekonomik ve yasal olarak birbirlerinden bağımsız
olan ana işletmelerin kontrolü altındadır.16 Ortak girişimde sermaye koyan ana fi rmalardan her birinin sermayedeki payları % 90’dan az, % 10’dan fazla olmalıdır.
% 90 ya da daha fazla sermaye payına sahip olan fi rmalar ayrı bir girişim,
tam mülkiyete sahip olunan yan kuruluş olarak kabul edilmektedir.17 % 10’dan az
sermaye payına sahip yatırımlar ise portföy yatırımıdır.18 Bazı kaynaklarda ise
fi rmanın % 95 sermaye payına sahip olması yan kuruluş olarak kabul edilmektedir.
Uluslararası ortak girişimler, Amerikan fi rmalarının sermaye yüzdelerine göre
sınıfl andırılmıştır.Eklektik teoriye göre bir işletme ile işletmenin ortaklık önerdiği diğer işletmenin birbirlerini
tamamlayıcı kaynakları varsa ve yetersizliklerinin farkındaysalar bu, ortak
girişim ile sonuçlanmaktadır.20 Ortak girişim oluşturan işletmeler birbirlerinin eksik
olan kaynaklarını ve yeteneklerini bir araya getirerek tamamlarlar ve tek başlarına
elde edemeyecekleri başarıyı elde ederler (şekil 11). İşletme kaynakları, işletme
tarafından kontrol edilen bütün aktifl eri, yapabilirlikler, organizasyon süreçleri, işletmenin
katkıları ve bilgidir. Yan ve Gray çeşitli kaynakları iki gruba ayırmıştır. Bunlar,
sermayeye dayanan kaynaklar ve sermayeye dayanmayan kaynaklardır. Sermayeye
dayanan kaynaklar, elle tutulup gözle görülebilen işletmenin maddi nitelikteki
nakit para, binalar, arsa, makinalar, aletler, stoklar ve arazi gibi varlıklarıdır. Sermayeye
dayanmayan kaynaklar ise teknoloji, patent, yönetim uzmanlığı, yerel bilgi,
iş yöntemleri, marka adı, hammadde tedarik kanalları, ürün dağıtım, pazarlama
kanalları ve küresel hizmet desteği gibi elle tutulup gözle görülmeyen nitelikteki varlıklarıdır.
21 Ortaklar teknoloji, patent, genel yönetim bilgisi, fiziksel varlıklar (makine,teçhizat), pazar hakkında bilgi (politik durum, ekonomi, ülkedeki müşteriler), dağıtım
kanalları, malzeme, işgücü, fi nans gibi kaynaklarıyla ortaklığa katılabilirler.22
Örneğin Coca Cola ile Fransa’nın Danone işletmesi Avrupa ve Latin Amerika’da
“Coke’s Minute Maid” portakal suyunun dağıtımı konusunda ortak girişim oluşturmuş
ve anlaşmıştır. Danone’nin dağıtım ağı ve üretim tesisleri kullanılmış, ortak
girişimin yönetim kurulunda her iki işletmeden üçer ortak yer almıştır. Danone faaliyetlerin
idaresinden, Coca Cola ise pazarlama ve fi nansın kontrolünden sorumlu
olmuştur. GM, Macaristan işletmesi Raba ile oluşturduğu ortak girişimde kamyon,
traktör üretimi yapmaktadır ve % 67 paya sahiptir. Bu yönetim şekli tarafl ardan hakim
durumda olan yeni birim için güçlü, karar verici durumunda olduğundan dolayı
kolaydır. Eşit paya sahip ortaklıklarda karar üzerinde anlaşamama olabilmektedir.
Ortak girişim oluşturan işletmeler, amaçlarını gerçekleştirmek için yetersiz olan
kaynaklarını başka bir işletme aracılığı elde etmekte ve böylece eksik kaynaklarını
tamamlamaktadır.23 İşletmeleri ortak girişim oluşturmaya yönelten temel faktör,
karşılıklı dayanışma sağlamak, kaynakları biraraya getirerek sinerji yaratmaktır.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde oluşturulan ortak girişimlerin özelliklerinin
birbirinden farklı olduğu belirlenmiştir.Sanayi altyapısı, rekabet, teknoloji, hükümet politikaları gibi dış çevre koşulları
ortak girişimin düzenlenişini ve istikrarını etkilemektedir. Farklı ülkelerden farklı
tecrübeler elde edilmektedir. Ana işletmeler tarafından faaliyetler ortaklaşa kontrol
edilmektedir. Temel ticari politikaların belirlenmesinde ortak kontrolün olması
şarttır.25 İki ya da daha fazla bağımsız işletme tarafından oluşturulan ortak girişimde,
ortaklardan her biri karar verme sürecine katılabilir. Yasal ve ticari açıdan
bağımsız olan işletmeler biraraya gelerek ortak girişimi oluştururlar. Ana organizasyonlardan
en azından birinin kumanda merkezi, ortak girişimin faaliyet gösterdiği
ülkenin dışında bulunmaktadır.26 Sözleşmede ayrıca bir düzenleme yapılmamışsa,
ortaklar arasında koydukları sermaye dikkate alınmaksızın kâr ve zarar
eşit olarak paylaştırılır. Bütün ortaklar aynı riske maruz kalırlar ve riski paylaşırlar.
Ortak girişim kendi ayakları üzerinde durana kadar tarafl ardan biri fi nansman
sağlarken diğer taraf personel tedarik edebilir. Uygulamada ortaklığa sermaye
olarak sadece emeğini getiren işletme sayısı çok azdır. İşletmelerden biri ortak
girişime sadece emeğini getirmişse, bu işletme sadece kâra katılabilmektedir.27
Sermaye Katılımlı Ortak Girişimler
Sermaye katılımlı ortak girişim ya da diğer adıyla ticaret şirketi kurmak amacıyla
oluşturulan ortak girişim, iki ya da daha fazla sayıda işletmenin, sermayelerini
ortaya koymalarıyla oluşturulan, yasal olarak ayrı yeni bir işletmedir. Oluşturulan
girişimin sermayesinde ortaklar paya sahiptiler, kârdan pay alırlar, yönetim kurulunu
temsil etme ve girişimle ilgili kararlara aktif olarak katılma hakları bulunur.28
Kısaca, sahiplik ve yönetim kontrol ortaklar arasında paylaşılır. Burada sermaye;
nakit, mal, her türlü menkul ve gayrimenkuller, telif hakkı, lisans, know-how, teknik
yardım, makina, teçhizat, patent, ticari marka olabilir.29 İktisadi değeri olan her
şey sermaye olarak konulabilir. Sermaye katılımlı uluslararası ortak girişimler,
işlemlerini ana işletmelerden bağımsız olarak yürütürler ve iş politikalarına kendileri
karar verirler, özerktirler. Sermaye katılımlı ortak girişim yönetiminin ana işletmelerden
bağımsız olarak görevlerini yerine getirebilmesi, etkili olması açısından
önemlidir. Özerklik az ise ortak girişimler günlük faaliyetlerle ilgili karar vermede
serbest değillerdir ve belli kararlarda ana işletmelere başvururlar. Ekonomileri
istikrarlı olmayan pazarlarda ortak girişimler daha az özerktirler.Sermaye Katılımlı Olmayan (Sözleşmeye Dayalı) Ortak Girişimler
Sermayeye dayalı olmayan ortak girişimler, sürekli bir ilişkinin gerekmediği ve başarı
için esnekliğin esas olduğu düzenlemelerdir. Belirli bir süreyi kapsayan projeler
için oluşturulup, proje tamamlandığında son bulmaktadır. Türleri şunlardır30:
1) Belirli bir alandaki inşaat projesi için konsorsiyum oluşturmak,
2) Ortak araştırma geliştirme anlaşmaları,
3) Üretim sözleşmeleri,
4) Teknik yardım, pazarlama, dağıtım, tedarik anlaşmaları,
5) Teknoloji ortaklığı.
6) Patent, ticari marka, know-how, karşılıklı lisans anlaşmaları
7) İhale ortaklığı
8) Araştırma geliştirme ortaklıkları
9) Hizmet ya da yönetim sözleşmeleri
İş ortaklığı, sermayeye dayalı olmayan ortak girişimin özel bir türü olarak kabul
edilmektedir.31 Tekinalp tarafından iş ortaklığı, adi ortaklığın, dolayısıyla ortak girişimin
özel bir türü olarak kabul edilmektedir. İş ortaklığında, ortaklar işverene
karşı işin tamamından sorumludurlar.32
Ortak Girişim Oluşturma Nedenleri
Günümüzde küresel rekabet gerçeğinden yola çıkarsak uluslararası alanda birkaç
şirket başarılı olmak için bütün rekabet avantajlarına sahiptir. Sanayileşmiş ülkelerde
fi rmalar gelecekte, tanıdık olan gelişmiş ülke pazarlarında değil, dünyanın gelişmekte
olan bölümlerinde fark yaratacak şekilde büyümeyi beklemektedirler. Fakat
çeşitli nedenlerden dolayı gelişmekte olan ülkelerde iş yapmanın riskli olduğu ve
daha fazla tedbir almayı gerektirdiği görülmüştür. Bundan dolayı çoğu şirket yöneticisi
fi rmalarının diğer fi rmalarla birleşmesine çalışmaktadır. Bir taraf kendi güçlü
ve zayıf yönlerini ortaya koymalı, açıkça stratejik amacını ileri sürmeli ve bu amaçları diğer şirketlerinkiyle eşleştirmeye çalışmalıdır. Burada ülkelerden ülkelere gelir
seviyelerinde farklılıklar olabilir. İşletmelerin çoğunun büyümeyi isteme nedenleri
farklıdır. Rekabete karşı korunmak, daha fazla kar elde etmek, ölçek ekonomilerini
başarmak, daha ucuz ve iyi kalitede mal ve hizmet üretmek gibi. Ortak girişimler
sabit olmayıp değişken yapıya sahiptirler ve özel sektörlerle sınırlı olmayıp her türlü
alanda oluşturulabilmektedir. Ortaklık oluşturan tarafl ardan birinin sahip olduğu fi -
nansman, hammadde, yönetim uzmanlığı, dağıtım kanalı, iş bağlantıları, üretim tesisleri,
teknoloji, teçhizat konularındaki girdilere diğer tarafın gereksinim duyması,
ortak girişim oluşturma nedenlerinden biri olabilir. Böylece işletme tek başına elde
edemeyeceği bir kaynağı, ortak girişim oluşturarak elde eder ve kaynak boşluğunu
doldurmuş olur. Örneğin fi nansal kaynakları sınırlı olan küçük işletmelerin uluslararsılaşmasında
ortak girişim stratejisi yardımcı olabilmektedir.
Ortak girişim oluşturmak isteyen yabancı ve yerel ortakların amaçları birbirlerinden
farklı olabilir. Yabancı yatırımcının amacı yerel pazarı seçilen yerel ortaklar ile
geliştirmek, üstün pazar pozisyonuna sahip olmak ve iyi oluşturulmuş bir dağıtım
sistemine sahip olmak olabilir. Yerel fi rmanın amacı ise teknoloji transferi, yüksek
kalitede üretim imkanı, yabancı ortağın yönetim bilgisi ve yeteneği, teknoloji
temelli üretim uzmanlığı olabilir. Ortak Girişim yapısından pazar geliştirme stratejisi
olarak yararlanılabilir. Benzer ürün pazarlarında faaliyet gösteren işletmeler
ortak girişim oluşturararak ürün dağıtımlarını genişletir ve dağıtım gücü elde
ederler. Örneğin Gillette Şirketi, % 10’dan az pay alarak, üçüncü dünya ülkelerinde
küçük projelerin yer aldığı ortak girişimler oluşturmaktadır. Gillette’nin amacı
uluslararası pazar payını artırmaktır. Çok uluslu işletmeler, ortak girişimi uzun
dönemli bir stratejide tamamen kendine ait şube açmaya yönelik ara bir adım
olarak görmektedirler. Arjantin, Brazilya, Hindistan, Meksika, Filipin ve Türkiyeyi
de içine alan gelişmekte olan ülkelerde yetmiş ortak girişimle yapılan görüşme
sonucu yabancı şirketlerin tek başlarına yatırıma izin verilmediği ve bu ülkelerde
hükümet düzenlemelerinin ortak girişimi motive ettiği belirlenmiştir.33 Ev sahibi
ülke, bir takım kısıtlamalar getirmiş olabilir. Yerel ortak ile ortak girişim oluşturulması,
yabancı yatırımcıların yatırımlarının tazminat ödenmeden millileştirilmesi,
el konulması riskini azaltmaktadır. Başarısızlık olasılığından dolayı yöneticilerin
çogu yabancı pazarlara tek başlarına gitmektense ortak girişim oluşturmayı tercih
etmektedir. Bazı ülkelerde vergi politikaları nedeniyle işletmeler kendi yan
kuruluşlarını açmak yerine, azınlık payına sahip olacakları şekilde ortak girişim
oluşturmayı tercih etmektedir. Ortak girişimim avantaj ve dezavantajları, diğer
alternatif giriş stratejileriyle karşılaştırılarak maliyet fayda analizinde değerlendirme
yapılmalıdır. Ortak girişimin stratejik amaçları belirlenmeli, tarafl arın fi nansal
taahhüt, sinerji, yönetim taahhütü, risk azaltma, kontrol, uzun dönemde pazara
nüfuz etme ve diğer avantaj, dezavantajları dikkate alınmalı, istenen özellikteki
ortaklar adaylar arasından seçilmeli ve iş planı geliştirilmelidir.Yerel ortak, oluşturulan ortak girişimde ülkenin politik durumu, ekonomi, gümrüğü
hakkında, genel yönetim konusunda, ülkede üretilen mamul pazarına giriş konusunda,
pazarlama personeli, yerel sermaye, hükümetle ilişkiler, tesisler, yerel
işgücü, malzeme, fi nans kurumları konularında katkıda bulunur.34
İşletmeler ortak girişime girmeden önce maliyet fayda analizi yapmalıdır. Ortak girişim
oluşturacak işletmelerin, işbirliğinden elde edecekleri çok sayıda potansiyel faydaları
olacaktır. Her işletme, işbirliğinin avantajı maliyetinden fazla olacağına inanırsa ortak
girişim başarılı olur.Migros Türk, perakendeci olarak faaliyetlerine 1954 yılında, İsviçre Migros Kooperatifl
eri Birliği ve İstanbul Belediyesi’nin ortak girişimi olarak başlamıştır. 1974 yılında
Koç grubunun hisseleri satın almasıyla Türk milliyetine geçmiştir. Ülke dışına
ilk 1996 yılında Azerbeycan pazarına girerek açılmış, 1997 yılında Rusya, 1999’da
Kazakistan, 2001’de Bulgaristan ve 2000’de Makedonya pazarlarına girmiştir. Rusya
pazarına politik ve ekonomik riski azaltmak amacıyla Enka şirketi ile “Ramstore”
adında eşit paylı ortak girişim oluşturarak girmiştir. Enka, 1991’den beri Rusya
pazarında faaliyet gösteren ve Moskova belediyesi ile iyi ilişkileri olan bir Türk inşaat
şirketidir. Her iki tarafta ortaklığa bilgi ve tecrübeleriyle katkıda bulunmuştur.
Migros, pazarlama, satış, mağaza yönetimi, pazar araştırması konularında katkıda
bulunurken, Enka arazi sahipleri ve belediyeler ile pazarlık, kira ve inşaat işlerini
gerçekleştirme konusundaki bilgi ve tecrübeleriyle katkıda bulunmuştur.35 2008 yılına
gelindiğinde ise Koç Holding otomotiv, dayanıklı tüketim malları, enerji ve fi nans
sektörlerine odaklanmak amacıyla perakende sektöründen çıkma kararı almış ve
Migros Türk hisselerinin % 50,8’i İngiliz şirket Moonlight Capital’ a satılmıştır. Türk
işletmeleri Rusya ve Orta Asya pazarlarını iyi bilirlerken, Amerikalı yöneticiler bu
pazarları çok iyi bilmemektedir. Günümüzde birçok Amerikan işletmesi, Türkiye’nin
Asya ve Rusya’da kurmuş olduğu dağıtım kanallarından yararlanmakta ve Türk
işletmeler ile ortak girişim oluşturmaktadır.Ortak Girişimlerin Avantajları ve Dezavantajları
Gelişmekte olan ülkelerde ve komünist rejimin geçerli olduğu ülkelerde ana ülke
hükümetinin getirdiği kısıtlamalardan dolayı ortak girişim stratejisi, uluslararası işletmelerin
yatırım yapmaları için kullandıkları en uygun strateji olarak kabul edilmektedir.
Birçok hükümet yabancı yatırımcıların çoğunluk payına sahip ortak girişim
oluşturmalarına da izin vermemektedir. Ortak girişim stratejisi, uluslararası işletme
yöneticileri için ev sahibi ülke hükümetinin kabul ettiği, % 100 yatırım yapmadan
sonra en iyi ikinci strateji olarak görülmektedir. Yerel ortak yabancı ortağın yatırım
miktarını ve riskini azaltmaktadır. Yerel iş çevresi (müşteriler, tedarikçiler, bankalar,
kamu kurumları) hakkında bilgi sağlanmaktadır. Uluslararası ortak girişimler yerel
ve yabancı ortaklar için hammadde, insan kaynakları, kredi, faaliyet, yasal, borç
riskleri gibi üretimde karşılaşılan riskler ile döviz, faiz oranı, likidite riski gibi fi nansal
riskleri azaltmaktadırlar. Ortak girişimde yabancı ortağın sermaye payı düşük olsa
bile teknoloji gibi önemli kaynak katkısında bulunuyorsa, kontrolü elinde tutabilir.
Ortak Girişimlerin Sona Erme Nedenleri
Farklı nedenlerden dolayı ortak girişimler sona ermektedir. Bunları sıralarsak:
1- Ana işletmenin ortak girişimi satın alması,
2- Ana işletmenin ortaklıktaki sermaye payını ortağına satması,
3- Ana işletmenin ortaklıktaki payını üçüncü bir kişiye satması,
4- Ana işletmenin ve ortağının paylarını ortaklık dışındaki birine satmaları,
5- Ana işletmenin ortak girişimi tasfi ye etmesi.
İlk aşamada ana işletme ortak girişimdeki payını arttırırken, son dört aşamada
kendini geri çekmektedir. Ortak girişimlerin sona ermesi ve bunun ana işletmeye
etkisi konusunda çok fazla çalışma bulunmamaktadır. 37
Gelişmiş ülkelerdeki ortak girişimlerde yönetim kurulunun karar vermede önemli
rolleri bulunmaktadır. Az gelişmiş ülkelerdeki ortak girişimlerde ise yönetim kurulu
belirsizlik ve yabancı ortağın kontrol isteği nedeniyle ortaklara kontrol mekanizmasını
devretmektedir.
