Bölüm anahatları

  • Elektronik Ticaret Oluşumları

    İnternet kullanımı üreticiler, dağıtıcılar ve müşteriler arasında ticaret işlemleri ve

    bilgi paylaşımıyla birlikte online işbirliğini arttırmıştır. Teknoloji hala yeni olduğundan

    birçok işletme uyum sağlamaya çalışmaktadır. Coğrafi k uzaklık, yüzyüze görüşmeyi

    ve farklı zaman dilimlerinin olması sesli iletişimi engelleyen faktörlerdir.

    Bu nedenle ana işletme yavru işletmeler arasındaki iletişimin çoğu yazılı olarak

    email, faks, mektupla yapılmaktadır. Bu yöntemler ise acil sorulara cevap verilmesi

    gerektiğinde ya da anlaşılmayan bir konu olduğunda yeterli olmamaktadır.

    İşletmeler, uluslararası yolculukların sayısını azaltmak için grupları elektronik ortamda

    bir araya getirebilmektedir. Günümüzde çok sayıda yönetici, web, video,

    sesli konferans gibi online işbirliği teknolojilerinden yararlanmaktadır.

    Elektronik ticaretin artması ile birlikte müşteriler farklı distribütörlerin fi yatlarını

    karşılaştırmaya başlamışlar ve bu da fi yatları aşağıya çekmiştir. Elektronik ticaret

    genellikle eğlence, iletişim, yayın, perakendecilik, eğitim, donanım, yazılım, kamu

    sektörlerinde kullanılmaktadır. Elektronik ticaret işletmelerin düşük bir sermaye

    ile elektronik ticaret yaparak mamullerini 24 saat, bölge, iklim, yöre farkı gözetmeksizin

    tüm dünyada tanıtmalarına, pazar paylarını artırmalarına, satış maliyetlerini

    azaltmalarına, tedarikçilerin müşterilerle daha hızlı bağlantılar kurmalarına

    imkan vermektedir. Örneğin eBay’de 27 000 kategori içerisinde 16 milyon parça

    mal listelenmektedir. Bununla birlikte işletmenin sadece web sitesine sahip olması,

    elektronik ticaret yapıyor olması anlamına gelmez. İşletmenin elektronik

    ticaret stratejisi geliştirmesi, web pazarlama, e-mail pazarlaması gibi teknikleri

    bilmesi, kişiye özel hizmet verebilmesi, müşteri ilişkileri yönetimi, sipariş, faturalama,

    teslimat işlemlerini online yapabilmesi, hızlı bir işlem ve para akışına sahip

    olması gerekir.

    Ortak Girişim ve Stratejik İşbirliği Düzenlemelerinde

    Yaşanan Problemler

    İşbirliği düzenlemelerinin çok sayıda avantajlarının olmasına rağmen bazı işletmeler

    işbirliği yapmaktan kaçınmaktadır. Örneğin, ortak girişimlerde, ortaklardan

    biri diğer tarafın payını satın almakta ve girişim % 100 sahiplik olarak devam

    etmektedir. Farklı ülkelerin yasal düzenlemeleri işletme ortaklıklarını; anlaşma

    özellikleri, sermaye yapısı, yönetim kontrolü gibi açılardan, değişik şekillerde düzenlediğinden,

    stratejik işbirliklerinin hukuki yapısının ne olacağı sorun oluşturabilir.

    İşbirliği düzenlemelerinde yapılabilen hatalar beş faktörden kaynaklanmaktadır.

    Bunlar;

    1) Ortaklar

    2) Amaçların farklı olması

    3) Kontrol problemleri

    4) Karşılaştırmalı katkılar

    5) Kültürel farklılıklardır.

    Ortaklardan biri diğerine göre yönetimde daha dikkatli olabilir. Yanlış giden bir

    şeyler olursa aktif olan ortak diğer ortağı yanlış karar verme, dikkatsizlikle suçlayabilir.

    Farklı büyüklükteki ortaklıklarda (büyük-küçük işletme) dikkat farklılığı olabilmektedir.

    Bu durumda anlaşmazlıkta küçük işletme kaynak yetersizliği olduğu

    için dezavantaja sahiptir. Ortakların amaç farklılıkları olabilir. Örneğin ortaklardan

    biri yeni bir yatırıma yönelmeyi, ürün hattını, satışları daha geniş alana yaymayı

    isterken, diğeri kar payı dağıtımı yapılmasını isteyebilir. Kalite, standartlar konusunda

    anlaşmazlık yaşanabilir. İşletme diğer işletme üzerinde kontrolün bir

    kısmını kaybedebilir. Örneğin Pierre Cardin etiketi yüzlerce ülkede lisans alana

    verilmiştir. Lisans alan taraf konfeksiyon, saat, deodorant ürünlerine bu etiketi

    koymaktadır. Düşük kaliteli, Pierre Cardin etiketli ürünleri kontrol etmek çok

    zordur. Ortaklar işbirliğine teknoloji, sermaye ya da diğer kaynaklarıyla katkıda

    bulunurlar. Katkıların dengeli olması önemlidir, tarafl ardan birinin ileride rakip

    olma riski sözkonusu olabilir. Ülke kültürlerindeki farklılıklar nedeniyle faaliyetlerin

    başarı değerlendirmesinde zorluk yaşanabilir. Amerikan işletmeleri için başarı

    kriterleri kâr, pazar payı ile değerlendirilirken; Japon işletmelerinde stratejik konum

    oluşturma, yetenek geliştirme gibi değerlendirme ölçüleri esas alınmaktadır.

    Bazı işletmeler farklı kültürlerinden dolayı işbirliğine daha az önem vermektedir.

    Ortakların bilgileri paylaşmaları, kazanç paylaşımı konularında problem yaşanabilir,

    şartların değişmesi (ekonomik koşullar, teknolojik ilerlemeler gibi) işbirliğini

    olumsuz etkileyebilir.

    Herhangi bir işbirliğinin başarısı uygun ortakların seçilmesine bağlıdır. Ortakların

    kaynakları ve yetenekleri birbirini tamamlayıcı olursa işbirliğinin başarısı artmaktadır.

    Stratejik işbirliği için ortak seçileceği zaman uygun bir ortağın bulunması,

    ortağın mal ve hizmetlerinin yapısı, güvenilirlik ve öğrenme unsurlarına dikkat

    edilmektedir.

    1) Uygun Ortağın Bulunması: İşletme güvenebileceği ve etkili çalışabileceği

    uygun bir ortak seçmelidir. General Electric ile Alman işletme olan

    Siemens’in ortaklığının başarısız olma nedeni yönetim tarzlarının uygun

    olmamasıdır. Siemens yöneticileri inovasyon, tasarım, ürün geliştirme

    konularına önem verirken, fi nans konularına daha az önem vermiş, diğer

    işletme ise tersine fi nansa önem vermiştir. Potansiyel ortakların sadece

    kaynakları değil, işbirliği yapmak için yeterli motivasyona sahip olup olmadıkları,

    çalışma yetenekleri de değerlendirilmelidir. İşbirliği için uygun ortak

    gazeteler takip edilerek, teknik konferanslardan, sosyal aktivitelerden, ticaret

    fuarları aracılığı ile bulunabilir. 2) Potansiyel Ortağın Mal ve Hizmetlerinin Yapısı: İşletmelerin kaynaklarının

    birbirlerini tamamlayıcı olması ve birbiriyle rekabet etmemesi önemlidir.

    General Mills ve Nestle işletmelerinin ikisi de gıda sektöründe çalışmaktadır.

    Nestle mısır gevreği üretmeyip General Mills ile işbirliği yapmıştır.

    3) İşbirliğinin Güvenilir Olması: Stratejik işbirliğine girmeden önce işletmeler

    ortakları hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi toplamaya çalışırlar. Önceki

    işbirliklerinde başarı ve başarısızlık nedenlerini araştırırlar. Potansiyel

    ortak işbirliğinden ne elde etmeyi beklemektedir? Girişime ne katacaktır?

    Anlaşma yapılırsa başarı olasılığı ne olacaktır? gibi sorulara cevap bulunmaya

    çalışılmalıdır.

    4) İşbirliğinde Öğrenme Potansiyelinin Olması: Stratejik işbirliği yapmadan

    önce ortakların her biri diğerinden öğrenme potansiyelini araştırmalıdırlar.

    Stok nasıl kontrol edilecek?, Çalışanlar nasıl eğitilecek? Her bir ortak kendi

    bilgisini ve diğer ortağa ne kadar bilgi vereceğini ortaklığa girmeden değerlendirmelidir.

    Ortaklardan biri diğerine göre işbirliğine daha çok teknik

    bilgi sağlıyor olabilir. Ortağın bilgisini saklaması diğer ortağı zaman içinde

    rahatsız edebilir.

    Ortak Girişim mi? Yan Kuruluş Açarak Tam Sahiplik Mi? Karşılaştırma

    Çok uluslu işletmeler yabancı ülkelerde dokunulmaz kaynaklarının yayılmasını

    önlemek için tam kontrolü ellerinde bulundurmaya ya da ortak girişimde çoğunluk

    sermaye payına sahip olmaya çalışırlar. Manus Blostrom’a göre yan kuruluş

    açma ya da ortak girişim oluşturma kararında şu faktörler dikkate alınmaktadır.42

    1) İşletme, yabancı pazarda üretim yapma konusunda tecrübesiz ve bilgisizse

    ortak girişim oluşturmalıdır.

    2) Teknolojiye yönelmiş fi rma, kontrolü elinde bulundurmaya ya da yan kuruluş

    açmaya çalışmalıdır.

    3) İşletme pazarlama faaliyetlerinde üstünlüğe sahipse, ürünlerini farklılaştırabiliyorsa

    ortak girişim oluşturmamalıdır.

    4) Proje büyük ve riskli ise ortak girişim oluşturmalıdır.

    5) Hedef ülkenin hükümet politikaları, ortak girişim oluşturulmasını gerektiriyorsa,

    ortak girişim oluşturulmalıdır.