Bölüm anahatları
-
Sürdürülebilir Kalkınma kavramı ilk olarak 1972 yılında Stokholm-İsveç’te düzenlenen, Birleşmiş Milletler’in Stokholm Konferansı sırasında, gelişmiş ülkelerin küresel kalkınmanın çevresel sonuçları üzerindeki kaygıları ile gelişmekte olan ülkelerin kendi ekonomik kalkınmaları için duydukları ihtiyaçları arasında bir orta yol bulma girişimi olarak gündeme gelmiştir.“Sürdürülebilir kalkınma; gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama imkanlarına zarar vermeden günlük ihtiyaçların temin edilmesi olarak tanımlanmaktadır.”
Neden sürdürülebilirlik?•Şirketlerin kâr elde etme amacının, toplumsal çıkarlar ile paralel olabileceği bir “kazan-kazan” ilişkisi kurulması beklenmektedir. BM Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin 2010 yılında dünyanın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren 766 şirketin üst düzey yöneticisinin (CEO) görüşlerini temel alan araştırmasında, şirketleri sürdürülebilirlik politikalarına yönlendiren en etkili faktörler sırasıyla,•Marka değeri, güven ve itibar sağlanması,•Maliyet tasarrufu (daha düşük enerji tüketimi, azalan ham madde israfı, atık imha bedeli gibi iyileşmelerle maliyetler aşağı çekileceğinden) ile birlikte kârlılığın artması,•Nitelikli iş gücünün şirkete çekilmesi (kalifiye çalışanlar kendi kişisel değerleri ile örtüşen şirketlerde çalışmayı tercih etmekte) ve çalışanların motivasyonunun artması ve•Tüketici talepleri (Tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin neleri ihtiva ettiğine artık daha çok dikkat etmeleri) olduğu ortaya konmuştur.•Yeni iş fırsatları ve inovasyon olanakları yaratılması (yüksek enerji tasarrufu sağlayan beyaz eşyalar üretilmesi ya da hibrid otomobiller üretilmesi gibi)
