Bölüm anahatları

  •  Kimlik; bir objenin diğer objelerden daha farklı ve özgün olma durumudur. Kentlerin farklı karakterleri, kimlikleri, profilleri ve imgeleri vardır. Kent hareketli, hareketsiz, doğal ve yapısal çevresiyle bize kendini anlatır, toplumsal kimliğini sunmuş olur. Kentin sunmuş olduğu ilk görüntü, hem doğal, hem yapısal olandır. Toplum ve insan arasındaki ilişkiler, bu kent kimliğinin sürekli olarak tanımlanması ya da üretilmesini gerektirir. Her dönemde toplumların oluşturduğu bu tanımlamalar, geçmişten birtakım öğeler ve bu öğelerin yorumlanmalarını ayrıca tamamen yeni öğeleri içerir. “Kent imajını etkileyen her kentte farklı ölçek ve yorumlarla kendine özgü nitelikler taşıyan fiziksel, kültürel, sosyo-ekonomik, tarihsel ve biçimsel özellikleri ile şekillenen; kentliler ve onların yaşam biçimini oluşturan, geçmişten geleceğe uzanan büyük bir sürecin ortaya çıkardığı anlam yüklü bütünlüktür” (Karadağ 2007). Esasında çoğu zaman kentler insanlara benzetilmiştir, bu noktada kentlere yeni sıfatlar ve kimlikler kazandırılmıştır. Doğal ya doğal olmayan, farklılıkları yaşamak ya da yaşatmak için doğal çevreyi oluştururlar. Coğrafi konum, iklim, bitki örtüsü vb. kent kimliğinin oluşmasında ve belirlenmesinde önemli olan ayrımlardır. Her kent bu belirleyici unsurlar sayesinde bir diğerinden ayrılır ve kimlik kazanır. Bu öğelerin doğru bir şekilde algılanması ve tanımlanması da kent kimliği açısından önemlidir. Kent kimliklerini beş yüzeysel başlık altında toplayacak olursak eğer bunlar: Fiziksel kimlik, kültürel kimlik, tarihsel kimlik, biçimsel kimlik ve sosyal kimlik olarak açıklanabilir.