Bölüm anahatları

  •      Kent kimliğini hakkında yazacağım bu yazıya kimlik, kültür ve kent kavramlarının kısaca tanımlarını yaparak başlamayı gerekli görüyorum. Kimlik, insanlar, toplumları, yaşam biçimlerini, inanışları her şeyden ve herkesten ayıran şeydir. Bizi bir ülkeye, dile, inanca ve kültüre ait kılan, bir anlamıyla sınırlandıran, tanımlanabilir olmayı sağlayan şeydir. Bizi sınırlandıran veya diğerlerinden farklı kılan her şey kimliğimizken, kimlikler bu netliğin içerisinde zaman geçtikçe değişebilme ve yenilenebilme özelliğine sahiptir. Fakat bu değişimin halihazırda varolan kimliği yok etmeden gerçekleşmesi gerekir çünkü kimlikleri yitirmek,  kimliksizlik, bizi herkes olmaya götürür, günümüzde de maalesef olan budur. Yaşanılan aynılaşma her alanda gerçekleşmektedir. Yeme içme şeklimiz, giyim tarzımız ilgi alanlarımız, yaşadığımız kentler gün geçtikçe değişerek, kendine özgü niteliklerini kaybetmektedir. Bu yüzden bence en önemli soru kimliğimizi, kültürümüzü kaybetmeden nasıl modernleşebiliriz sorusu olmalıdır.

         Dünyada  her alanda yaşanılan ,çoğu olumsuz olmakla birlikte, değişimi en net simgeleyen unsur kentlerdir. Birbirinin aynı yerleşim merkezi, gökdelenler, kırsal yaşamın bitme noktasına gelmiş olması, ortaya çıkan yeni kaotik , neyin, kimin nereye ait olduğunu bilemediğimiz yeni kent tipi günümüzde yaşanılan tektip kültürün en üzücü göstergesidir.