Bölüm anahatları

  •  ULAMA:

    Bir sözcüğün sonundaki ünsüzün ondan sonraki sözcüğün başındaki ünlüyle beraber boğumlandırılmasına denir.

    Akşamoldu, güneşaçtı, sabaholdu  vb…

     

    Yazım kılavuzlarında eşsesli sözcüklerimizde;  b c d g ile biten sözcüklerin de p ç t k sert sessizleriyle yazılmaları kabul edildiyse de konuşma sırasında ulama yapıldığında aslına yumuşak sessizlere dönüşürler.

    Harbokulu, mesudolmak mektubalmak gibi.

    Gerilek benzeşme:

    Sözcük sonunda bulunan ve ön damakta meydana gelen ‘K’ sesi kendinden sonraki kalın ünlüye uyar:

    Köpekaldım, Büyükadayagittim, İyiörnekolmalısın, Ekmekayvası vb.

    ‘K’ sesinden sonra ‘ha ho hu hı’ heceleri geliyorsa ‘ h’ sesi düşer.

    Yüksekavasıcaklığı, küçükanım, yemekane, ekmekırsızı, erikoşafı vb.

    ·         Söz içinde sözcükler arasında bir durak yapıldığında ULAMA olmaz; ULAMA ancak bazı sözcüklerin değerini belirtmek istediğimiz zaman bozulur. Örnek:

    ·         Benim en büyük arzum, öğretmen olmaktır. Burada ulama yoktur, olmaz!

    ·         N’oldum dememli, n’olacağım demeli! Burada ünlü düşer ve diğer sözcüğün başındaki ünlüye ulanır.

    UYGULAMA:

    İSTİKLAL MARŞI

    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.

    Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celal?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal,
    Hakkıdır, Hak’ka tapan, milletimin istiklal!

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım;
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım;
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
    “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!
    Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
    Doğacaktır sana vaadettiği günler Hak’kın;
    Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı!
    Düşün, altında binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
    Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
    Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

    Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli;
    Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
    Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
    Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naşım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal!
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
    Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hak’ka tapan milletimin istiklal! ''

    MEHMET AKİF ERSOY