Bölüm anahatları
-
BİRİNCİ BASILEIOS DÖNEMİ
812 yılında Khariopolis’ de (Edirne) fakir bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Küçük yaşta ailesiyle birlikte Bulgar Çarı Krum’a tutsak düştü, uzun süren tutsaklıktan kurtulduktan sonra 840 yılında Konstantinopolis’e geldi.Zekâsı ve fiziki gücü sayesinde saraya seyis olarak alındı.Rastlantılarında yardımıyla İmparator III. Mikhael’in dikkatini çekti ve onunla dostluğu başladı.I. Basileios yükseldikçe karşısına zorlu engeller çıkmaya başladı.Bu engellerin en başında imparatorun dayısı olan Caesar Bardas geliyordu fakat Basileios entrikaları sayesinde III. Mikhael ile Bardas’ın arasını açmayı başardı, imparatoru Bardas’ın bir darbe girişiminde bulunacağına inandırdı.Nisan 865’de Girit Seferinde başarılı bir devlet adamı olan Bardas’ı tuzağa düşürüp yok ettiler ve Basileios İmparatoru büyük bir tehlikeden kurtaran adam kimliğine büründü ve bunun karşılığında imparator III. Mikhael 26 Mayıs 866 yılında I. Basileios’a sunduğu taçla iktidara ortak etti. Bu olaydan kısa bir süre sonra I. Basileios III. Mikhael’i de öldürtüp 867 Eylül’ünde Bizans tahtına oturdu.
I. Basileios’ Bizans tahtına götüren bu yolda etkili olan bir başka olay ise öldürülen imparatorun kadınlarından Eudokia Ingerina ile evlenmesidir. I Basileios’un tahta çıkmasıyla birlikte Bizans tarihinin büyük bir dönemini oluşturan Makedonya Hanedanlığı dönemi başlamış oldu. I. Basileios tahta önce oğlu Konstantinos’u ortak etti fakat onun ölümüyle ikinci oğlu VI. Leon ve öçüncü oğlu Aleksandros tahta orak edildi. Her Bizans hükümdarı gibi I. Basileios ‘da kiliseye el atarak işe başladı.Tahta çıkar çıkmaz patrik Photios’u görevden alıp yerine Ignatious’u getirdi ve Roma kilisesiyle bağlantı kurmak istedi. 869 ve 870 yıllarında Papa II. Hadrianus’un legatlarının (elçilerinin) huzurunda İstanbul’da Photios’un aforoz edildiği konsil toplandı, fakat I. Basileios ile papalık legatları arasında önemli noktalarda özellikle Roma kilisesinin yargı hakları üzerinde uzlaşma sağlanamamıştı ki Konsil toplantılarının sona ermesinden hemen sonra İstanbul’a Bulgar elçileri geldi.Böylece Kilise kurulu yeniden topladı ve Bulgar kilisesinin Roma’ya mı yoksa Konstantinopolis’e mi bağlı kalması sorusu tartışıldı.Aslında Bulgar hükümdarı Boris’in asıl amacı Bulgaristan’da bağımsız bir kilisenin kurulmasıydı fakat bu konuda Roma kilisesi sıkıntı çıkardı.Kurulması planlanan Bulgar başpiskoposluğu için gönderilen adaylar Roma kilisesi tarafından onaylanmadı.
Bizans bu olayı kendi lehine çevirebilmek için akıllıca davrandı ve Bulgarlara karşı ılımlı davrandı. İmparator patrik Ignatios’a Bulgaristan için başpiskopos ve birkaç piskopos tasdik ettirdi.Böylece Bulgar kilisesi İstanbul patrikliği hakimiyetini kabul etmiş oldu ayrıca Bulgar hükümdarı Roma ve Bizans arasındaki bu çekişmeden faydalanarak bir nevi amacına ulaştığı gibi Bizans da Bulgaristan’ı yeniden kazanmış oldu ve Bizans kültürü Bulgaristan’da yayılmaya başladı. Böylece Patrik Photios’u harcamış olduğu Roma kilisesiyle uzlaşma fikride ortadan kalktı.İmparator Bulgaristan’a uyguladığı bu olumlu davranışı devam ettirdi, Balkanların Batı kısmını da Hıristiyanlığa kazandırmış oldu ve buraları Bizans etkisi altına aldı. Ayrıca Rusya’da da misyonerlik faaliyetlerine devam etti. Bu dönemde Ortodoksluk bütün Slavlar arasında yayıldı ve tutundu. Dini yayılma süreci Makedonya sülalesi döneminin en kalıcı başarısı oldu. I Basileios 877’de sürgündeki Photius’u da geri getirtip tekrar patrik yaptı.
Basileios’un askeri alandaki en büyük başarısı ise Arapları Batı’da durdurmak oldu.Sicilya bu dönemde Müslüman Arapların elindeydi ve denizciliği öğrenip kendini geliştiren bu kavim Dalmaçya kıyılarına saldırıya geçti ve Slavları tehdit etmeye başladı.Arap filosu Budva, Cattaro üzerine saldırılarda bulduktan sonra 867 yılında Dubrovnik’i kuşatma altına aldı.Bunun üzerine Bizans harekete geçti ve Slavları tehdit eden Arapları Dalmaçya kıyılarında yenerek Dubrovnik’i kurtardı.Böylece I. Basileios bu bölgede tekrar gücünü toparladı ve Arapları Sicilya’ya dönmeye zorladı.Daha sonra I. Basileios Roma İmparatoru II. Ludwig ile anlaşarak Arapları Sicilya’dan atmak istedi ama başaramadı; bu sırada 878 yılında da Araplar Malta’yı ele geçirdi.
Basileios, bu olaydan sonra Roma’ya karşı cephe aldı ve Ludwig’in kızını oğluna gelin almadığı gibi, onun Roma imparatorluğu unvanını tanımadı.Ardından Doğu Anadolu’da Bogomilizm’in aslı olan Pavlikien ya da Kondratid denilen bir mezhebe bağlı olan pavlikianların güçlenerek etrafı tedirgin eden akınlarda bulunmalarında dolayı bu bölgeye yöneldi ve Pavlikienlerin üzerinde kesin zafer kazanıldı, bu mezhebe bağlı olanlar cezalandırıldı. I. Basileous’un Bizans tarihindeki en önemli rolü yasama çalışmalarıdır. Kendisinden önceki büyük imparator I. Iustinianos’un Institutiones ve Digesta külliyatını yeniden ele aldı, Institutiones Yunanca’ya çevrildi. Bu düzenlemeler 8. Yüzyılda III. Leon’un yasama çalışmalarından sonraki en önemli etkinliktir.
Altmış kitapta toplanan ve Prokheioron Nomos denilen bu yasa ürünleri Basilic başlığı altında da tanınır.Prokheioron Bizans’ta tutunduğu gibi Slavlar arasında da model olmuştur.Basileios’un oğlu VI. Leon’da yasama alanındaki çalışmalarını sürdürmüştür.I Basileios sert, zeki ve yetenekli bir komutan ve diplomattı. Bu dönemde Bizans İmparatorluğuna yeni bir görünüm kazandırıldı. Bizans bu dönemde Balkanlarda ve Rusya’da uygarlığın, dinin ve yasanın modeli oldu.
Angold, Micheal, The Byzantine Empire 1025-1204 (A Political History), Logman, USA, 1997
Haldon, John F., The Palgrave Atlas of Byzantine History. Palgrave Macmillan, New York, 2005
Jeffreys, Elizabeth, et al. The Oxford Handbook of Byzantine Studies. Oxford University Press, New York, 2008
Lemerle, Paul, Bizans Tarihi, Çev. Galip Üstün, İletişim Yay., Ankara, 2004
Obolesnky, Dimitri, The Byzantıne Common Wealth Eastern Europe 500-1453, Cadinal Edition, London,1974
Ostrogorsky, Georg, Bizans Devleti Tarihi, Çev. Fikret Işıltan, TTK, Ankara, 2011
Shepard, Jonathan, The Cambridge History of the Byzantine Empire c. 500-1492. Cambridge University Press, New York, 2008
Vasiliev, Alexander A., Bizans İmparatorluğu Tarihi, Çev. Tevabil Alkaç, Alfa Yay., İstanbul, 2016
