Bölüm anahatları
-
İmparator Severus Alexander'ın ölümünden sonraki dönem ile Diokletianus’ un tahta çıkması arasında geçen yaklaşık elli yıllık süreç (235-284), imparatorlukta siyasi, askeri ve sosyal alanda çözülmelerin yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde güçlü bir merkezi otorite mevcut değildi. Neredeyse bütün imparatorlar isyancılar tarafından ya öldürüldü ya da tahttan feragat ettirildiler. İmparatorlukta iç savaş adeta alışılmış hale gelmişti. Bu krizin sebepleri hakkında çeşitli görüşler vardır. Belirli bir veraset sisteminin olmaması, askerlerin desteklediği güçlü imparatorların tahtta olmaması, imparatorluğun eyalet yönetimi için uygun kurumlarının olmaması gibi sebepler öne sürülmüştür.
II. Yüzyılın sonlarına kadar aile kökenli hanedanlar hüküm sürmekteyken III. Yüzyıla gelindiğinde ise durum değişmişti. Aile kökenli hanedanların sonuncusu ise 196-235 yılları arasında imparatorluğu yöneten Severus hanedanıydı.
241 yılında Sasani tahtına çıkan I. Şapur Roma'ya karşı Suriye'ye kadar uzanan ve Antakya topraklarını da tehdit eden bir sefere çıkmıştı.243 yılında kumandan Timistheus yanında genç imparatorla birlikte Sasanilerin karşısına çıktı ve Romalılar zafer kazandılar. Bu zaferin neticesinde bütün Mezopotamya toprakları yeniden Roma'nın hakimiyetine girdi. Sasanilerin başkenti Ktesifon'a da sefer planlandı ancak Timistheus'un aniden ölümünün ardından bu fikir hayata geçemedi. Timistheus'un yerine Arap bir şeyhin oğlu olan Arap Philippus getirildi. Ancak Philippus imparatorla iş birliği yapmak yerine ona karşı çıktı. 244 Mart’ında askerler tarafından öldürülen imparator III. Gordianus'un yerine Philippus imparator oldu. Philippus imparatorluğunun Senato tarafından onaylanmasının çok önemli olduğunu düşünüyordu ve bu yüzden Sasanilerle acelece bir barış yaparak Roma'ya döndü. Philippus kendisinden sonra tahta çıkacak kişiyi ölmeden belirleyerek taht kavgalarını önleme girişiminde bulundu. Küçük oğlunu önce Caesar sonra da Augustus olarak ilan etti. Philippus 248 yılında Tuna nehrinin karşı kıyısında bulunan Karpatlara sefere çıktı. Ancak Tuna bölgesi ve Doğu'da üst üste isyanların çıkmasının ardından Philippus tahttan feragat etmeyi teklif ettiyse de bu teklifi kabul edilmedi. Şehrin valisi olan Decius, Tuna bölgesinin komutanlığına getirildi ve 249 yılında bütün birliklerin başına geçti. Neticede imparatorla Decius iç savaşta karşı karşıya geldi ve Philippus öldürüldü. Yeni imparator Decius tahtını sağlama almak için İtalya topraklarına çekilerek Daçya'yı kendi haline bıraktı. Decius'un bu hareketi doğu sınırını Germen tehdidine açık hale getirdi. Bu bölgede rahatça hareket etme imkân bulan Gotlar, Güney Trakya bölgesine kadar bütün Balkanları istila ettiler.
Decius Hristiyanlara karşı en acımasız imparatorlardan biri olarak anılır. İmparator olmasının ardından Hristiyanlara şiddet göstermiştir. Ruhban sınıfıyla özellikle mücadele edilmiş ve bu mücadele neticesinde Roma piskoposu da öldürülmüştür. Decius Doğu sınırındaki Gotlara karşı koymaya çalışsa da Dobrucalı Cniva adlı Got kralına iki defa mağlup oldu. 251 yılında meydana gelen ikinci savaşta imparator Decius öldürülmüştür. Decius'un ölümünün ardından tahtı ele geçirmek için komutanlar arasında mücadeleler başlamıştı. Ancak hiçbir komutan tam olarak üstünlük kuramamıştı ve 253 yılına kadar imparatorluk tahtı boş kalmıştı. Karışıklıkların iyice artmasının ardından askerler Licinius Valerianus'u imparator olarak aday gösterdiler ve Valerianus imparator ilan edildi.
İmparatorluğun içinde bulunduğu karmaşa durumundan faydalanan Gotlar ve Alamanlar Tuna'yı geçmişlerdi. Ayrıca 256 yılında da Franklar Ren sınırının ardına ulaşırken Saksonlar da kuzeybatıda İngiliz sahillerine doğru ilerliyorlardı. Doğuda ise Sasani imparator Şapur Suriye'yi geçmiş ve 256 yılında Antakya'ya girmişti. İmparator Valerianus Sasanilerin üzerine hareket etti ve 259 yılında Sasanilerle uzlaşmak istedi. Ancak Sasaniler imparatoru yakaladılar ve esir ettiler. Valerianus Sasaniler üzerine sefere çıkmadan önce oğlu Gallienus'u Augustus ilan ederek Roma'da bırakmıştı.
Gallienus (253-268) eğitimli biriydi ve Yeni Platoncu düşünceye sahipti. Ayrıca Hristiyanlara yönelik şiddet hareketlerine de son verdi ve imparatorlukta Hristiyanlığa karşı hoşgörü siyaseti izlenmeye başlandı. Gallienus Sasanilere karşı koymak için süvari birlikleri kurdu ve böylece Roma ordusu yaya askerlere dayanan geleneksel sistemini ilk defa değiştirmiş oldu. 267 senesinde Gotlar ve Heruller Balkan topraklarına girdiler. Ege'ye kadar ilerlediler, Atina'yı yağmaladılar ve hatta Anadolu'nun batı kıyısındaki şehirlere kadar girdiler. İmparator Gallienus Niş'te bunlara karşı galip gelse de İtalya'da ortaya çıkan isyan neticesinde geri dönmek zorunda kaldı. 268 yılında ise kendi adamları tarafından suikast sonucu öldürüldü.
Gallienus'un ölümünden sonra Illyria’lı bir asker ve Gallienus'un katillerinden biri olan Claudius (268-270) imparator oldu. Yeni imparator Balkanlardaki Gotların üzerine yürüdü ve Got istilacılarını bozguna uğrattı. Gotları durdurarak Tuna sınırını güvenceye alan imparatora Gothicus lakabı verildi. İmparator 270 yılında veba yüzünden öldü. Claudius öldükten sonra Senato Claudius'un kardeşi olan Quintillus'un imparator olmasını istese de Quintillus'un askerler tarafından desteklenmemesinden dolayı Senato'nun bu isteği gerçekleşmedi. Gallienus'un katillerinden olan ve süvari birliğinin de komutanı olan Aurelianus Quintillus'a karşı isyan etti ve Claudius'un kendisini veliaht ilan ettiğini yaymaya başlattı. Neticede 270 yılında Aurelianus imparator olarak tahta çıktı.
Aurelianus (270-275) devrinde Barbar kavimler hala Balkanlardaydı ve bir Germen kavmi olan Juthungiler İtalya'yı istila etmişlerdi. Aurelianus Tuna yönüne ilerleyen Juthungileri yakalamış ve onları büyük bir bozguna uğratmıştır. Juthungiler Kuzey İtalya'ya doğru yola çıktıklarında ise yeniden Aurelianus tarafından mağlup edildiler. Aurelianus Vandalları da Pannonia’dan çıkartarak sınırın kontrolünü tamamen ele geçirdi. Aurelianus 271 yılında Roma birliklerini ve Romalı vatandaşları Daçya bölgesinden çekti. Ardından imparatorluğun Tuna sınırını yeniden düzenledi.
Doğuda Palmyra kraliçesi Zenobia, Mısır’ı hakimiyeti altına almış ve Anadolu topraklarına doğru ilerliyordu. 271 yılında Aurelianus Zenobia'nın karşısına çıkmak için Anadolu'ya girdi. İmparator Aurelianus karşısındaki orduyu şaşırtmak için geri çekiliyormuş gibi yaparak ordudaki Faslılar ve Dalmaçyalıları düşmana karşı saldırttı. Roma burada zafer kazandı ve Emesa'ya doğru harekete geçti. Emesa da ele geçirildi ve ardından imparator Palmyra'yı kuşattı. Kaçmak üzere olan Zenobia yakalandı ve savaş 272 yılında Roma'nın üstünlüğüyle sona erdi. Doğuda kazandığı zaferlerin ardından imparator Aurelianus gözüne Galya İmparatorluğu'nu kestirmişti. Galya imparatorunu Postumus 268 yılında ölmüş, onun ardından önce Victorinus, sonra da Tetricus tahta geçmişti. 274 yılında Aurelianus Galya'ya karşı yürüdü ve büyük bir zafer kazandı. Aurelianus Roma'ya döndüğünde Zenobia ve Tetricus esirleri arasındaydı. Askeri anlamda başarılı bir imparator olan Aurelianus 275 yılında suikast sonucu öldürüldü.
KAYNAKÇA
Angold, Micheal, The Byzantine Empire 1025-1204 (A Political History), Logman, USA, 1997
Cheynet, Jean Claude, Bizans Tarihi, Çev. İsmail Yerguz, Dost Yayınları, 2008
Gregory, Timothy, Bizans Tarihi, Çev. Esra Ermert, YKY, 2016
Haldon, John F., The Palgrave Atlas of Byzantine History. Palgrave Macmillan, New York, 2005
Jeffreys, Elizabeth, et al. The Oxford Handbook of Byzantine Studies. Oxford University Press, New York, 2008
Lemerle, Paul, Bizans Tarihi, Çev. Galip Üstün, İletişim Yay., Ankara, 2004
Norwich, John Julius, Bizans, C. I-II-III, Çev. Selen Hırçın Riegel, Kabalcı Yayınları, 2013
Obolesnky, Dimitri, The Byzantıne Common Wealth Eastern Europe 500-1453, Cadinal Edition, London,1974
Ostrogorsky, Georg, Bizans Devleti Tarihi, Çev. Fikret Işıltan, TTK, Ankara, 2011
Shepard, Jonathan, The Cambridge History of the Byzantine Empire c. 500-1492. Cambridge University Press, New York, 2008
Vasiliev, Alexander A., Bizans İmparatorluğu Tarihi, Çev. Tevabil Alkaç, Alfa Yay., İstanbul, 2016
