Bölüm anahatları

  • Diokletianus 305 yılında İznik'te kendi isteğiyle imparatorluk görevinden ayrılmış ve diğer Augustus Maximianus'tan da görevden çekilmesini istemiştir. Maximianus tahttan ayrılmak için çok gönüllü olmasa da Diokletianus'un isteğini kabul etmiştir. Yapılan anlaşmaya göre Galerius ve Konstantius Chlorus yeni Augustuslar oldular. Diokletianus Augustuslar’ın oğullarının “Caesar” olmasına karşı çıkıyordu. Neticede Galerius kendisine Caesar olarak yeğeni Maximinus Daia’yı seçerken Valerius Severus da Konstantius'un Caesar’i oldu. Galerius bu yeni tetrarşideki en güçlü kişi konumundaydı. ​

    Maxentius 270 yılından beri güçlendirilen Roma'ya hakimdi ve bu sayede çok büyük bir askeri güce sahipti. 312 yılında Konstantin yaklaşık 40 bin kadar askeriyle İtalya'yı istila etmeye başladı. Roma'da kalan Maxentius büyük bir süvari birliğini Konstantin’in üzerine gönderdi; ancak bu ordu Torino'da büyük bir yenilgiye uğradı. Konstantin Kuzey İtalya'ya ilerlemeye başladı. Maxentius Tiber Nehri üzerindeki Milvia Köprüsü'nü yıktırdı ve Konstantin’i şehrin içinde beklemeye karar verdi. Konstantin karargahını şehrin kuzeyine kurdu.  Bu sırada ilerleyen yıllarda bütün dünya tarihini etkileyecek önemli bir olay meydana geldi. Rivayete göre Konstantin gökte haç şeklinde bir işaret görmüştü ve haçın üzerinde zafer burada yazısı yazıyordu. O tarihten sonra Konstantin bu işareti birliklerinin sembolü olarak kullanacaktı. Maxentius, Konstantin’i beklemek yerine birliklerini şehir dışına yollayarak büyük bir hata yapmıştı. Konstantin düşmanına karşı harekete geçti ve büyük bir zafer kazandı. Maxentius'un askeri kuvvetlerinin büyük bir kısmı yok edildi ve Maxentius da öldürüldü. Konstantin Roma'ya girdiğinde senato ve halk tarafından kurtarıcı olarak selamlanmıştı. Konstantin 313 yılında üvey kardeşiyle evlenen Licinius ile Milano'da bir araya geldi. İki imparator burada Galerius'un Hristiyanlara zulmünün sona erdirilmesini emrettiği fermanı yayınladılar. Milano Fermanı ile imparatorluk topraklarındaki herkese inanç özgürlüğü sağlanıyor ve kiliselerin de Roma koruması altında olduğu belirtiliyordu. Milano'daki bu buluşmadan sonra Konstantin Franklar üzerine Galya'ya doğru sefere çıkarken Maximinus Daia bu durumu fırsat bilip Licinius'un Trakya'daki topraklarına saldırdı. Licinius Hadrianapolis yakınlarında Maximinus Daia'yı mağlup etti ve böylece imparatorlukta artık iki imparator kalmıştı.

    Konstantin ve Licinius arasında gerginlik mevcuttu ve nihayet 316 yılında savaş başladı. Licinius 'un Trakya hariç tüm batı topraklarını Konstantin’e vermeyi kabul etmesiyle savaş sona erdi. Ancak Licinius kendi topraklarındaki Hristiyanlara zulmetmeye başlayınca iki imparator arasındaki ilişkiler yeniden gerginleşti. Ayrıca Gotların 323 yılında Moesia ve Trakya'ya saldırmalarından dolayı Konstantin onları püskürtmek için Licinius'un topraklarına girmişti. 324 yılında Konstantin Licinius'u mağlup etti ve Konstantin bütün Roma'nın tek imparatoru oldu.

    İmparator I. Konstantin, Milvia Köprüsü Savaşı'nın ardından Afrika Kilisesi'nde bölünme yaratan Donatusçuluk hareketi ile uğraşmak zorunda kaldı. Donatusçuluk hareketi temel olarak Diokletianus döneminde başlayan Büyük Zulüm'e boyun eğen ve kutsal kitapları devlet görevlilerine teslim eden din adamlarının (traditores) yeniden göreve dönmek istemelerine karşı olarak ortaya çıkmıştır. Kartaca rahibi Donatus'a göre bu din adamları eski konumlarına dönemezlerdi ve buna izin verenler aforoz edilmeliydi. Ayrıca Donatusçulara göre kilise sadece azizlerden oluşmalıydı. Ancak kilisedeki asıl bölünme Kartaca Piskoposu Caecilianus'un traditoresleri bağışlamaya hatta kiliseye kabul etmesiyle başladı. Roma piskoposunun da bu durumu onaylamasına rağmen Donatusçular şiddetle karşı çıktılar ve Donatus'u Kartaca Rahibi olarak seçtiler. Konstantin de bu durumla yakından ilgilenerek iki tarafın anlaşmasını istedi; ancak imparatorun bu isteği sonuçsuz kaldı. Ardından 313 ve 314 yıllarında iki konsil toplandı ve bu konsillerin sonunda Donatusçular mahkûm edildi. Donatusçular bu durumu reddederek konuyu imparatora taşıdılar ve İmparator Konstantin de Donatusçuların haksız olduğunu söyledi. İmparatorun kendilerini reddetmesinden sonra Donatusçular imparatora boyun eğmeyi kabul etmediler ve I. Konstantin ordusuna verdiği emirle Donatusçuların yakalanmasını emretti. Donatusçulara zulüm uygulansa da imparator kısa süre sonra bu siyasetten vazgeçti.

    Konstantin, Licinius ile yaptığı ve zafer kazandığı savaştan sonra kendisine bir şehir kurmak istedi. Bu gelenek Büyük İskender'den beri mevcuttu. Konstantin Boğaz'ın konumu ve imparatorluğun keşişim noktalarına yakınlığından dolayı Byzantion'a yerleşmeye karar verdi. Ayrıca şehrin güçlü surlarla çevrili olması da önemini artırıyordu.  324 yılından itibaren yeni şehri için hiçbir masraftan kaçınmayan Konstantin şehrini cazibe merkezi haline getirmek istiyordu. Şehre Konstantinopolis (Konstantin’in şehri) dense de şehrin resmi ismi Nea Rome' (Yeni Roma) idi. Konstantin şehre yapılan büyük yapıların inşasını bizzat kendisi yönetti. Bu yapılardan bazıları: Büyük Saray, Ayasofya Katedrali, Hipodrom ve Kutsal Havariler Kilisesi. Şehir 11 Mayıs 330 tarihinde büyük bir törenle kuruldu. Konstantin Ariusçuluğun mahkûm edilmesine rağmen imparatorlukta yayılmasına anlam veremiyordu. Sonunda kendisinin yanlış yolda olduğunu ve Ariusçuların haklı olduklarını düşünmeye başladı. Çevresine Ariusçu görüşün önde gelen din adamlarını topladı ve bunlardan birisi de Nikomedia’lı Eusebios'tu. 337 yılında Sasaniler Arabia'ya saldırdı ve Konstantin Sasaniler üzerine sefere çıktı. Ancak imparator yolda hastalandı ve Konstantinopolis'e geri döndü. Öleceğini anlayan imparator Piskopos Eusebios'u çağırarak kendisini vaftiz ettirdi. Vaftizinden kısa süre sonra Konstantin öldü.

    KAYNAKÇA

    Angold, Micheal, The Byzantine Empire 1025-1204 (A Political History), Logman, USA, 1997.

    Cheynet, Jean Claude, Bizans Tarihi, Çev. İsmail Yerguz, Dost Yayınları, 2008.

    Gregory, Timothy, Bizans Tarihi, Çev. Esra Ermert, YKY, 2016.

    Haldon, John F., The Palgrave Atlas of Byzantine History. Palgrave Macmillan, New York, 2005.

    Jeffreys, Elizabeth, et al. The Oxford Handbook of Byzantine Studies. Oxford University Press, New York, 2008.

    Lemerle, Paul, Bizans Tarihi, Çev. Galip Üstün, İletişim Yay., Ankara, 2004.

    Norwich, John Julius,  Bizans, C. I-II-III, Çev. Selen Hırçın Riegel, Kabalcı Yayınları, 2013.

    Obolesnky, Dimitri, The Byzantıne Common Wealth Eastern Europe 500-1453, Cadinal Edition, London,1974 .

    Ostrogorsky, Georg, Bizans Devleti Tarihi, Çev. Fikret Işıltan, TTK, Ankara, 2011.

    Shepard, Jonathan, The Cambridge History of the Byzantine Empire c. 500-1492. Cambridge University Press, New York, 2008.

    Vasiliev, Alexander A., Bizans İmparatorluğu Tarihi, Çev. Tevabil Alkaç, Alfa Yay., İstanbul, 2016.