Bölüm anahatları
-
Bizans’ın Durumu
Ekim 1448’de imparator VIII. Ioannes öldüğünde imparatorluk toprakları İstanbul ve dış mahallelerinden ibaretti. Tahta kardeşi XI. Konstantin geçti. Annesinin kızlık soyadı Dragazes’i kullanıyordu. Ioannes’in diğer kardeşleri hayatta olsa da annesi Elena en büyük oğlu Konstantin gelene kadar naip olarak kaldı ve onun tahta çıkışını garantiledi.
İmparatorun kardeşlerine Mora Despotluğu’nun yönetimi verildi. Ahaya, Patras ve Klarentza’yı kapsayan kuzeybatı Thomas’a, Mistra merkez olmak üzere kalanı Demetrios’a verildi. Bu düzenleme yeni bir iç savaşı önledi. Ancak bu uzun sürmedi ve Mora’daki kardeşler kısa süre sonra savaşa tutuştular.
1439 Floransa’da yapılan konsilde “union” kabul edilmiş ve 5 Temmuz’da Ortodoks piskoposlar belgeyi imzalamış ve 6 Temmuz’da birleşme ilan edilmişti. Ancak bu durum Ortodoks dünyasında tepkiye neden olmuştu ve bunun izleri hâlâ devam ediyordu. Ayasofya’da hâlâ tören düzenlenmeye cesaret edilememişti. Bu durum şehirde bölünmüşlüğe neden oluyordu. Bu yüzden Konstantin imparator olduğunda Mora’da bulunduğu için 6 Ocak 1449’da imparator olduğu halka duyuruldu 12 Mart’ta başkente gelen Konstantin birleşmeyi kabul etmiş bir patrik elinden taç giymesinin şehirde isyana neden olacağını bildiğinden İstanbul’da yeniden tören yapmadı.
Tahta çıktıktan sonra varisi olmadığı için imparator kendisine eş aramaya başladı. Daha önce iki kere evlenmesine rağmen çocuğu yoktu. Yeni evliliğini devlete yarar sağlayacak biriyle yapmayı umuyordu. İlk olarak Portekiz kralının kızı düşünülse de daha sonra Gürcistan ve Trabzon gibi yakın yerlerde karar kılındı. Sphrantzes bu amaçla Gürcistan ve Trabzon’a gönderildi. Ancak Gürcistan kralı VIII. Georgiy kızı karşılığında yüklü para isteyince vazgeçildi. Trabzon imparatoru IV. Ioannes ise kızı için bir çeyiz vermeyi kabul etmişti. Bu sırada Osmanlı Sultanı II. Murad’ın ölüm haberi geldi.
II. Mehmed ve Fetih
II. Mehmed tahta çıktığında Bizans konusunda nasıl bir politika izleyeceği merak ediliyordu. İmparator XI. Konstantin Edirne'ye elçiler gönderdi, yeni sultana başsağlığı diledi ve tahta çıkışını tebrik etti. Ayrıca var olan barış anlaşmalarının yenilenmesini istedi. Dukas’a göre, II. Mehmed Allah, Peygamber ve Kur'an, melekler ve baş melekler üzerine yemin ederek, barışı koruyacağını söyledi ve hayatı boyunca imparatorun ne başkentine ne de ülkesinin başka bir yerine el sürmeyeceğine söz verdi. Babası gibi kendisinin de Bizans ile dostane ilişkiler içinde olacağını söyledi.
Bu sırada Anadolu’da Karamanoğlu İbrahim Bey’in Osmanlı aleyhine hareketiyle karşılaşılsa da sorun kolayca çözüldü. İmparator ise Bizans sarayında yaşayan Şehzade Orhan’ın ödeneğinin ödenmediğini iddia ederek, eğer hemen iki katıyla ödenmezse şehzadenin tahtta hak iddia etmesine izin verecekleri tehdidinde bulunuyordu.
Böylece Mehmed muhtemelen uzun zamandır planlamış olduğu İstanbul’un fethi için hazırlıklarına girişmeye başladı. 1452’de Edirne’ye dönen padişah imparatorun isteklerini ele almış ve bu sorunu çözeceklerini bildirdi. Ancak bulduğu çözüm ödeneği ödemek değil, zamanında verilen tüm imtiyazları kaldırmak oldu. Edirne’de başlanan hazırlıkların temel taşı hiç şüphesiz Rumeli Hisarı’nın inşası oldu. Bu hisarın yapılmasındaki temel amaç boğazın kontrol altına alınmasıdır. Hisarın yapım sebebini ise imparatora Anadolu ile Rumeli arasında bir köprü kurarak geçişi kolaylaştırmak istedikleri şeklinde açıkladı.
1451-1452 kışını Edirne’de 1000 inşaat ustası bir o kadar da işçi sevk ederek geçiren II. Mehmed, bu sırada gelen Bizans elçileri ile görüştü. Elçiler aralarındaki anlaşmalara uymasını isterken Mehmed kale yapmasına engel olamayacaklarını bildirdi. 26 Mart 1452’de hisarın inşasının yapılacağı yere geldi, hisarın her bir bölümünün yapımını vezirleri arasında paylaştırdı. Hisarın yapım şekli denizden geçecek gemileri engellemeye yönelik bir şekildedir. İlk büyük burçları Mayıs’a doğru bitirilen hisarın inşası ağustos ayında tamamlandı. Hisarın içine gerekli tüm teçhizat yerleştirildi. Dursun Bey, deniz tarafındaki surlara yirmi top yuvası yapıldığını yazmıştır. Hisarın yapılması II. Mehmed’ in hedeflerine ulaşması açısından önemli bir adımdı. Ancak hisarın yapım aşamasında civardaki Bizans köyleriyle çeşitli huzursuzluklar ortaya çıktı. II. Mehmed hisarı yanında 400 adamla birlikte Firuz Bey’in idaresine bıraktı. Boğazdan her iki yönde geçen gemilerin durdurulmasını ve yola devam etmelerine ancak geçiş parası ödedikten sonra izin verilmesini emretti. Padişah 28 Ağustos 1452'de kaleden ayrılıp Bizans başkentine giderek hendeklerini ve surlarını dikkatle inceledi, 1 Eylül’de Edirne’ye döndü.
Kalenin inşasının başlamasından sonra, muhtemelen Erdelli olan Urban adlı bir top dökümcüsü Bizans ordusundan kaçıp Türklere sığındı. II. Mehmed kendisinden İstanbul surlarını yıkabilecek bir top yapmasını istedi ve 3 ay içinde Urban dev bir top inşa etti. 1452 sonlarında Karadeniz’den gelen Venedik gemileri boğazdan geçerken Osmanlı uyarılarını dikkate almayınca yeni topun ilk hedefi oldular. Bu sayede de topun menzili anlaşıldı.
Boğazda bir kale inşa edildiğini haber alan Venedik ile Ceneviz paniğe kapıldı. Hisarın inşası herkes tarafından İstanbul’a karşı bir savaş hazırlığı olarak algılandı. II. Mehmed’in boğazın kontrolü konusunda ikinci hamlesi Mora despotlarına saldırarak dikkatlerini dağıtıp İstanbul’a yardıma gelmelerini engellemek oldu. Urban’ın döktüğü toptan da oldukça memnun kalan padişah Edirne’de birincisinin iki katı başka bir top yapmasını emretti. Top bir buçuk kilometre öteye kadar fırlatılabiliyordu. Halil Paşa ise İstanbul’un fethine karşıydı. Bu muhalefeti fethin sonuna kadar sürdü. Çünkü zafer kazanılması halinde otoritesinin kalmayacağı, tam tersi olursa devletin geleceğinin tehlikeye gireceğini düşünüyordu. Şehir ele geçirilse üzerlerine Haçlı Seferi yapılacağını iddia ediyordu. İstanbul’un fetih sürecinde Halil Paşa ve sultan arasındaki gerilimin en üst noktaya ulaştı.
Bizans ise Türklerin saldırı hazırlıkları yaptıklarını fark ettiklerinde kendi askeri durumlarını kontrol edip sayım yaptılar. Ancak 4.793 yerli 2 bin yabancı askerleri bulunmaktaydı. İmparator paniğe kapılmamaları için bu durumu halktan gizledi. Bizans’ın en büyük umudu yüzyıllar boyunca onları korumuş olan surlarıydı. 2 Nisan 1453 limanlarını kalın demir bir zincirle kapattılar. Donanmalarında ise toplam 26 gemi vardır.
Kaynakça
Dinçmen Kriton, Şehir Düştü! Bizanslı tarihçi Francis’den İstanbul’un Fethi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1992.
Emecen Feridun M., Fetih ve Kıyamet 1453, İstanbul, Timaş Yayınları, 2016.
İnalcık Halil, “Mehmed II”, İslam Ansiklopedisi, Cilt 28, 2003, s. 395-407.
İnalcık Halil, Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar I, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2014
Tansel Selahattin, Osmanlı Kaynaklarına Göre Fatih Sultan Mehmed’in Siyasi ve Askeri Faaliyeti, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2014.
Tursun Bey, Fatih’in Tarihi (Tarih-i Ebü’l-Feth), İstanbul, İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2014.
