Bölüm anahatları

    • Modern Türkiye'nin Osmanlı Devletinden aldığı miras, Osmanlı tarihinin Avrupa tarihi içerisindeki yeri, Osmanlı toplumu üzerine incelemeler özetlenmektedir. Farklı bakış açılarıyla Osmanlı Devleti ve toplumu analiz edilmektedir. Bu bağlamda özellikle Batılı tarihçilerin gündeme  getirdiği ve 18. yüzyıl ile 19.  yüzyıl tarih yazımında belirleyici bir kavram olarak kullanılan "Doğu Sorunu" anlatılmaktadır. Devamında milletler sorununa işaret edilmektedir.

      Osmanlı'da toplum yönetici seçkinler sınıfı ile halk kitlesi (reaya) arasındaki ayrım etrafında biçim kazanmıştır. Söz konusu yönetici sınıf padişahın bütün hizmetkarlarından oluşmaktaydı. Bunlar askeri, kalem çalışanları ve saray halkı idi. Bu yönetici seçkinler sınıfına ulema da mensuptu. 19. yüzyılın başında yönetim sistemi halen irsi idi. Adalet, Osmanlı'nın topluma ve devletin toplum içindeki rolüne bakışta anahtar kavramdı. 

      Modern ulus devletinden üç bakımdan farklıydı: Birinci olarak İstanbul'daki merkezi yönetim düşünüldüğünde ve modern ulus devlet ile karşılaştırıldığında daha küçük bir yapıydı. Dahası devlet tarafından beklenen görevler modern ulus devletinden farklıydı. İkincisi, yurttaşlarıyla doğrudan ilgi kuran modern ulus devletten ayrı olarak Osmanlı'da temsilciler önemliydi. Üçüncüsü, yasa önünde eşitlik kavramı bulunmamaktaydı. 

      Osmanlı'nın askeri gücü 14. yüzyıldan itibaren Yeniçeri ve Sipahilere dayanmaktaydı. 18. yüzyıldan itibaren merkezi yönetim hem askeri açıdan hem de ekonomik açıdan ayanlara bağlı hale gelmeye başladı. Devletin esas vergi tabanı tarım ürünleriydi ve iltizam sistemi yoluyla toplanmaktaydı.

      Batı tarih yazımında Osmanlı Devleti ile ilgili meseleler 19. yüzyıldan itibaren Doğu Sorunu olarak adlandırılmıştır. 

    • Kullanılan Kaynaklar:

      Timur, T, (1990), Osmanlı Mirası, içinde: İrvin Cemil Schick, Ertuğrul Ahmet Tonak, Geçiş Sürecinde Türkiye, (s. 12-38), Bilim Dizisi.

      Zürcher, E. J. (1995), Modernleşen Türkiye’nin Tarihi, İletişim Yayınları.