Bölüm anahatları

  • 12.       Hafta                               Türkiye-Doğu Türkistan İlişkileri

    Konular: Doğu Türkistan’ın yakın siyasal tarihi; Sincan Uygur Özerk Bölgesi;

                     Uygur milli hareketi

    Temel Okumalar:

    -          Mehmet Saray, Doğu Türkistan Türkleri Tarihi (Başlangıçtan 1878’e Kadar),

    değişik bölümler.

    -           Saadettin Gömeç, Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları Tarihi, s. 241-255.

    Tavsiye edilen okumalar:

    -           Wikipedia’dan uygun makaleler;

    -           Youtube’dan değişik videolar.

    Ders Notları:

    Doğu Türkistan (Uygurca: شەرقىي تۈركىستان Sherqiy TürkistanKırgızcaЧыгыш Түркистан /چىغىش تۇركىستان /Çığış TürkistanÇince東突厥斯坦pinyinDōng Tūjuésītǎn), veya Uyguristan, bağlam ve kullanıma bağlı olarak birden çok anlamı olan bir terimdir. Tarihsel olarak, bu terim 19. yüzyılda Nikita Bichurin gibi Rus Türkologlar tarafından, Qing hanedanlığının Sincan eyaletinin güneybatı kesimindeki Tarim Havzası'na atıfta bulunan bir başka Batı terimi olan Çin Türkistanı’nın yerini almak için icat edildi. Orta Çağ Farsça toponimi "Türkestan" ve türevleri, daha fazla bölgenin yerel nüfusu tarafından kullanılmadı ve Çin, Çin’in Çin’den kontrol ettiği kısımları ile Batı Bölgeleri olarak Han Hanedanı’ndan beri üst üste gelen bir alan için kendi adına sahipti. 18. yüzyıldan itibaren. Tarım Havzası'nın tarihi Uygur ismi Uygurca'da "Altı Şehir" anlamına gelen Altishahr'dur.

    Orta Asya'nın orta bölümünde yer alan büyük Türkistan'ın doğu kesimidir. "Doğu Türkistan" kavramının coğrafi kapsamı, farklı zamanlarda ve farklı belgelerde hep farklılık göstermiştir; kimi kaynaklara göre Tarım Havzası bölgesini – yani günümüz Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nin güney ve batı kesimlerini – kimi kaynaklara göre Xinjiang'ın tümünü kapsar.

    20. yüzyıldan itibaren Uygur ayrılıkçıları ve destekçileri, Doğu Türkistan'ı (veya "Uyguristan'ı") Xinjiang'ın tamamı için ya da bugünkü Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ndeki bağımsız bir devlet için (muhtemelen Urumçi ile başkenti olarak) kullandılar. Çin adına “Yeni Sınır” anlamına gelen Xinjiang adını reddediyorlar ve ismin yansıtıldığı Çin perspektifinden dolayı, diğer Türk gruplarıyla bağlantıyı vurgulamak için Doğu Türkistan'ı tercih ediyorlar. Ancak milliyetçi yazılarda bile Doğu Türkistan daha eski ve daha dar coğrafi anlamını korudu. Çin'de, terim Avrupa sömürgeciliğindeki kökenleri ve militan gruplar tarafından günümüzdeki kullanımı nedeniyle olumsuz çağrışımlara sahiptir. Çin hükümeti aktif olarak kullanımına karşıdır.

    Doğu Türkistan, 1991 yılında kurulan, Bildirilmemiş Milletler ve Halklar Örgütü'nün (UNPO) kurucu bir üyesidir.

    "Doğu Türkistan" teriminin kullanımı farklı politik sorunlarla yakından ilgilidir. Orta Asya ve Xinjiang bölgelerindeki etnik çeşitlilik nedeniyle, birçok yerin ismi ve bu isimlerin coğrafi kapsamı tartışmalıdır, bu isimler de tarihi olarak bölgedeki toprakların el değişmesiyle kendileri de değişim geçirmiştir.[3]:v-vi Söz konusu bölgenin günümüzdeki resmi ismi "Xinjiang" (Çince新疆pinyinXīnjiāngUygurca: شىنجاڭ / Shinjang; Kazakça: شىنجاڭ / Shynjang), ancak bağımsızlık yanlıları "Xinjiang" terimini reddeder. Ayrılıkçılar, "Doğu Türkistan" terimini Xinjiang'in tümüne veya Xinjiang içerisinde kurmak istedikleri bağımsız devlete atfen kullanırlar. Çince "Xinjiang" terimi, kelime anlamıyla "yeni sınır" anlamına gelir; "Doğu Türkistan" isminin kullanımını destekleyenler, "Xinjiang" ismini bu kelime anlamı nedeniyle fazla kibirli bulurlar. Çin çalışmaları dalında çalışan bazı uzmanlar, Xinjiang'ın Çin'in sözde "yeni" bir toprağı olduğu varsayımını önlemek için "Xinjiang" isminin eski bölge ismi "Xiyu" ("Batı Bölgeleri"; Çince西域pinyinXīyù) olarak değiştirilmesini savunur, ancak diğer uzmanlar, Xinjiang'ın Çing Hanedanı için hakikaten yeni bir bölge olduğunu ve Çing Hanedanı'nın Xinjiang'a şu anki ismini verdiğini hatırlatarak şu anki ismin kullanılmasının devam edilmesini savunurlar.

     

    Bazı ayrılıkçılar ve bağımsızlık aktivistleri, Xinjiang'a veya Xinjiang'ın içerisinde kurmak istedikleri devlete atfen "Uyguristan" (Uygurca: اویغورستان; Çince維吾爾斯坦pinyinWéiwú'ěrsītǎn) terimini kullanır, ancak "Doğu Türkistan" veya "Uyguristan" terimlerinin arasında hangisinin kullanılması gerektiği sorunuyla ilgili henüz fikirbirliği yoktur. "Uyguristan" terimi tarihi olarak günümüz Xinjiang'ın kuzeydoğusundaki vaha bölgelerine – özellikle Kumul ile Turpan yerleşimlerine – atfen kullanılırdı. "Uyguristan" terimi, Uygurlar dışındaki tüm diğer etnik grupların hariç bırakılmasını ima eder, ancak Xinjiang eski tarihinden beri birçok farklı ulus barındıran bir bölge olmuş; Uygurların dışında Xinjiang'da HanlarMoğollarKazaklarHuiler ve çok sayıda diğer ulus yaşamaktadır. "Doğu Türkistan" bağımsızlık hareketinin katılımcıları yine çoğunlukla Güney Xinjianglı Uygurlardır; Kazaklar, Özbekler veya diğer Müslüman grupların katılımı nispeten az, ve Xinjiang'ın doğusundaki Uygurlar bile ancak nadiren bağımsızlık hareketine katılmaktadır. Ayrılıkçılık duygusu en ağır oranda Uygur diasporasında mevcuttur, ve bu diasporanın üyeleri kendi web sitelerinde ve literatürlerinde sık sık "Doğu Türkistan" ismini kullanırlar, böylece "web ayrılıkçılıkları" olarak da adlandırılmışlardır.

    "Çin Türkistanı" terimi eskiden "Doğu Türkistan" ile eşanlamlı olarak kullanılırdı, ancak "Çin" kelimesini içermesi nedeniyle Uygur ayrılıkçılar tarafından, "Türkistan" kelimesini de içermesi nedeniyle Çinliler tarafından reddedilmektedir.

    Çin'de "Doğu Türkistan" (东突厥斯坦) terimi; Batı emperyalizmi, eski Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti ile Doğu Türkistan Cumhuriyeti devletleri ve günümüzde terör örgütü olarak tanınmış Türkistan İslam Partisi ile özdeşleştirilir. Çin Hükümeti; Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan Kurtuluş Örgütü ve çok sayıda diğer farklı grubun işlettiği şiddet eylemlerini ayırt etmeden bütün bu grupları hepsi bir arada "Doğu Türkistan Terör Kuvvetleri" olarak adlandırır. "Doğu Türkistan"ın tanımı tarih boyunca hep farklılık ve belirsizlik göstermiştir, ancak hem doğa coğrafyası hem de insan coğrafyası açılarından hiç bir zaman günümüzde "Xinjiang" olarak bilinen bölgenin sınırlarıyla tam olarak eşit olmamıştır. Bu nedenle Çin'in dış temsilcilikleri, "Doğu Türkistan" teriminin sırf politik bir kavram olduğunu ve hiçbir zaman tarihi veya coğrafi bir kavram oluşturmadığını vurgulayarak bu terimin yabancılar tarafından kullanılmasına karşı olduğunu ve bu kavramın Çin'in egemenliğine ihlal ettiğini dile getirmiştir.

    Uygur uzman Dolkun Kamberi'nin yazılarına göre, bir ortaçağ Uygur el yazmasında "Uygurların Ülkesi" anlamına gelen, "Uygur Έli" terimi bulunmuştur.

    https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/4a/Xiyu_City-States_of_Tarim_basin_%28BC1C%29.jpg/220px-Xiyu_City-States_of_Tarim_basin_%28BC1C%29.jpg

    M.Ö. 1. yüzyılda Tarım Havzası'ndaki şehir devletleri.

    Antik Çin'de Yumen Geçidi'nin batısındaki bölgeler "Xiyu" ("Batı Bölgeleri") olarak bilinirdi. "Xiyu" terimi özellikle Han Hanedanı'nın M.Ö. 60 senesinde Tarım Havzası'nda yönetmeye başladığı bölgeye atfen kullanılırdı. Han Hanedanı'ndan beri ardışık Çin hükümetleri, bu bölgede meydana çıkan ayrılıkçı hareketler ve yerel isyancılarla yüzleşmeye mecbur kalmıştır. Tüm bunlara rağmen, Xinjiang Çin idaresi altında olmadığı dönemlerde bile özellikle Çin'in Zhongyuan bölgesi ile uzun zamandır yakın bağlar muhafaza etmiştir ve bu nedenle Orta Asya'daki bağımsız Türk devletlerinden farklılık göstermektedir. Göktürkler (Çince: 突厥, antik Çin telaffuzu ile "Tutkyud", çağdaş Standart Çincede "Tūjué"), çeşitli Türk halklarını bir araya getirip büyük bir imparatorluk oluşturdular, ancak bu sonra Batı Göktürk ile Doğu Göktürk kağanlıkları olarak ikiye bölündü. Batı Göktürkler Xiyu bölgesini aldı, ancak Batı Göktürk Kağanlığı 7. yüzyılda Tang Hanedanı tarafından yenildi ve Xiyu bölgesi tekrar Çin yönetimine girdi. Antik tarihteki Batı Göktürkler ile Doğu Göktürklerin daha sonra ortaya çıkan "Batı Türkistan" ile "Doğu Türkistan" kavramlarıyla ilişkisi yoktur.

    16. yüzyılda Doğu Çağatay Hanlığı, Xinjiang'ın batı kısmını ve hemen etrafındaki alanları tamamen islamlaş ve türkleştirdi. Bu bölge Farsların arasında "Moğolistan" olarak bilinirdi. Aynı dönem boyunca Xinjiang'ın doğu kısmındaki Kara Del (Çince kaynaklarda "Hami Krallığı" 哈密國 Hāmìguó), Jimi (羁縻) sistemi çerçevesinde fiilen Ming Hanedanı'nın kontrolü altında olan bir wei suo (衛所) oluşturdu. 16. yüzyılın sonuna doğru, çeşitli Oyrat kabileleri Moğolistan Platosu'nun batısından çıkıp Altay Dağları'nı geçti ve Xiyu'ye göç etti, bunun sonrasında da Kazak bozkırına girdiler. 1640 yılında bu Oyratlar bir araya gelip Çungar Hanlığı'nı kurdular, sonra 1680 yılında Güney Xinjiang'daki Yarkent Hanlığı'nı yenip bu bölgeleri kendi yönetimleri altında bir araya getirdiler.[11][21] Ancak 1757 yılında Çungar Hanlığı, Çing Hanedanı tarafından yok edildi, ve Xiyu yine Çin Zhongyuan yönetimine girdi. İlk başta Çing memurları bu bölgeye atfen "Xiyu" ismini kullanmaya devam ettiler; Tanrı Dağları'nın kuzeyindeki bölge için "Eski Çungar Toprakları" (准噶爾舊疆), "Çungar Toprağı" (准疆), "Çungar Kesimi" (准部) v.b. isimler, Tanrı Dağları'nın güneyi için ise "Müslüman Toprakları" (回疆 Huíjiāng), "Müslüman Kesimi" (回部 Huíbù) v.b. isimler kullanılırdı. Bununla eşzamanlı olarak günümüz Xinjiang'ın batı ve güney kısımlarını tanımlamak için "yeni Xiyu toprakları" (西域新疆 Xīyù xīnjiāng) gibi tanımlar kullanılmaya başladı, bu ancak henüz özel isim haline gelmemişti, zira "yeni topraklar" anlamına gelen "Xinjiang" ismi aynı zamanda Yünnan-Guizhou Platosu'nda yeniden Çin yönetimine giren toprakları tanımlamak için de kullanılıyordu, üstelik günümüz Xinjiang'ın doğusundaki Shaan-Gan Genel Valisi topraklarını tanımlamak için kullanılmıyordu.[22] Uygurların arasında ise yoğun olarak yaşadıkları Güney Xinjiang bölgesi "Altışehir" (آلتی شهر‎) olarak bilinirdi.[17] İmparator Qianlong'un hükmünün sonuna doğru ve özellikle İmparator Jiaqing'in hükmü sonrasında "Xinjiang," aşamalı olarak sabit bir yer ismi haline geldi; İç Çin (内地)'deki farklı eyalet (省)lerle eşit seviyede "Xinjiang"dan bahsedilmeye başlandı, ve günümüz Xinjiang'ın doğusu da en sonunda "Xinjiang" olarak bilinen yeni kavramın kapsamına girdi. General Zuo Zongtang'ın Dungan Ayaklanması'nı bastırması sonrasında Xinjiang, Çin'in resmi bir eyaleti olarak tanındı (新疆省), ve gitgide "Xiyu" isminin yerine "Xinjiang" ismi daha yaygın kullanıma girdi.

    https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/85/Aral_map.png/220px-Aral_map.png

    Seyhun (Siri Derya) ile Ceyhun (Amu Derya)'nın konumlarını günümüzde var olan egemen devletlerin konumlarına göre gösteren harita. Bu iki deryanın arasındaki alan, tarihin belirli dönemlerinde kimi kaynaklarca "Türkistan" olarak biliniyordu.

    "Doğu Türkistan" yer ismi "Türkistan" yer isminden türetilir ve geniş anlamda Türkistan bölgesinin doğu kesimini tanımlamak için kullanılır. "Türkistan" ismi Farsçadan gelir, "Türklerin oturduğu yer" anlamına gelir ve Orta Asya'da Türk dillerini konuşan çeşitli etnik grupların oturduğu bölgeyi tanımlamak için kullanılır.[23] "Türkistan" kavramının kapsadığı alan ardışık asırlarda ve Türklerin yaşadığı bölgelerin sürekli değişmesiyle kendisi de değişmiştir, ayrıca farklı zamanlarda ve terimin kullanıldığı farklı eserlerde hep değişiklik göstermiştir. M.S. 563 yılı civarında Türkler, Seyhun nehir kıyısında Ak Hunları yendi, sonra Mâverâünnehir bölgesine girdiler ve o dönemde İran'ı yöneten Sasani İmparatorluğu ile Ceyhun Nehri tarafından sınırlandılar. "Türkistan" isminin henüz keşfedilmiş en erken kullanımı, 7. yüzyıla dayanan ve Soğd dilinde yazılmış bir yazılı eserde bulunmuştur. Bu eserde "Türkistan" kelimesi, Seyhun ile Ceyhun nehirlerinin arasındaki küçük alana atfen kullanıldı. 8. yüzyıl ve bunun sonrasında Arap coğrafyacılar, kendi eserlerinde "Türkistan" ismini kullanmaya devam ettiler, ancak Araplar Sasani İmparatorluğu'nu yenip Orta Asya'yı fethettikten sonra Türkler, Mâverâünnehir bölgesinden kuzeye ve doğuya geri çekilmeye mecbur kaldılar. Bu nedenle 9. ile 11. yüzyıl arasında Arap dilinde yazılmış coğrafya eserlerinde "Türkistan" kavramının kapsadığı alan kendisi de kuzeye ve doğuya doğru kaydı, iki nehrin arasındaki bölge ise söz konusu "Türkistan" alanından ihraç edildi. İranlı coğrafyacı İbn Hurdazbih'nin Arap dilinde yazdığı "Yollar ve Ülkeler Kitabı" (Kitab-ül-Mesalik ve'l-Memalik)'nda yazdığına göre, "Türklerin toprakları arasındaki en büyüğü Dokuz Oğuzlarınkidir." Bu bağlamda atıfta bulunan "Türk toprakları," Seyhun Nehri'nin kuzeyindeki çayırlar ve hemen etrafındaki alanları kapsar.[24] 982 yılında tamamlanmış "Hudûd el-âlem" eseri, Mâverâünnehir bölgesini "Türkistan'ın giriş kapısı" olarak, Karluklar ile Oğuzlara ait alanları da "Türkistan" olarak nitelendirmiştir. 13. yüzyıla dayanan Fars eseri "Cihangir'in Tarihi" (Tarikh-i Jahangushay)'nde "Türkistan" tekrar Mâverâünnehir bölgesiyle eşanlamlı olarak kullanıldı. Antik Çin kitaplarında "Türk" (突厥 Tūjué) tanımı sırf Türk soyundan gelen kabileleri tanımlamak için kullanılsa da, bahsi geçen Arap yazarlar, Türkleri vahalarda yerleşik Farsça konuşan halklardan ayırt etmek için "Türk" kelimesini Türkçe konuşan göçebe halkları tanımlamak için kullanırlardı.[17] Göktürklerin yeniligisi ve 13. yüzyılda Orta Asya'nın Moğollar tarafından istilasıyla "Türkistan", coğrafi bir kavram olarak etkisini kaybetti ve gitgide kullanımdan kalktı. 18. yüzyılın ortasında Çing Hanedanı Xinjiang'ı birleştirdikten sonra, Pekin'de İmparator Qianlong'un hizmetinde çalışan iki Portekizli Hıristiyan rahip, harita tasarlamak için toprak araştırma göreviyle Xinjiang'a gönderildi. Bu araştırma kapsamında bulunan mekanlar, Fransız rahip Jean Joseph Marie Amiot (Çince ismiyle 錢德明 Qián Démíng)'in yayımladığı "Mémoires concernant l'histoire, les sciences et les arts des Chinois" ("Çinlilerin tarihi, bilimleri ve sanatları hakkında anılar") eserinde "Doğu" ile "Batı Türkistan" şeklinde bahsedildi; Tarım Havzası, Batılılar tarafından "Doğu Türkistan" olarak nitelendirilmeye başladı, fakat 19. yüzyılın başından önce bu terim Batılıların arasında henüz yaygın kullanıma girmemişti. 1722 yılında Paris'te yayımlanan "Histoire De Timur-Bec" ("Timur'un Tarihi") eserinde Xinjiang bölgesi "Güney Türkistan" olarak tanımlandı.

    Çing Hanedanı'nın Xinjiang'ı ele geçirmesiyle eşzamanlı olarak Britanyalı ve Rus kaşifler, kendi kolonilerini genişletme müsabakası kapsamında özellikle Orta Asya bölgesini keşfetmeye başladı, Orta Asya'nın her alanında ayrıntılı araştırma ve belgelemeler yürüttürdüler. Bazı yer isimleri, bu Britanyalı ve Rus kaşifler tarafından kullanılmaları nedeniyle yaygınlaşıp daha genel kullanıma girdiler. 17. yüzyılda Ruslar, Tarım Havzası bölgesini genellikle "Küçük Buhara" olarak adlandırmaya başladı.[32]:31-32 Önceden bir takim Doğu Ortodoks misyonerle Pekin seferi yapmış Rus Sinolog Yegor Fiyodoroviç Timkovskiy'nin yazdığı "1820-1821 Yıllarında Çin ve Moğolistan Seferi" (Путешествие в Китай через Монголию в 1820 и 1821 годы) kitabı 1824 yılında Sankt Peterburg'da yayımlandı, sonra Fransızcaya çevirilip Paris'te yayımlandı, Julius Klaproth'un redaksiyonundan geçtikten sonra da 1827 yılında İngilizce olarak Londra'da yayımlandı. Bu kitapta "Küçük Buhara" isminin yerine "Çin Türkistanı" isminin kullanılması öneriliyor. İki sene sonra, 1829 yılında, Rus Sinolog Nikita Biçurin, Sankt Peterburg'da yayımladığı "Çungarya ve Doğu Türkistan'ın Eski ve Şimdiki Durumlardaki Tanımları" (Описание Чжунгарии и Восточного Туркестана в древнем и нынешнем состоянии) isimli kitabında "Çin Türkistanı" ismini reddedip "Doğu Türkistan" isminin daha uygun olduğunu ileri sürdü. 1865 ile 1868 yılları arasında Rus İmparatorluğu, kademeli olarak Hokand Hanlığı'nı ilhak etti; 1865 yılında Taşkent'te Türkistan Oblastı'nın kuruluşu ilan edildi, sonra da 1867 yılında Türkistan Valiliği kuruldu.[34] Böylece "Türkistan" ismi ilk defa bir idari bölgenin resmi ismi olarak geçti. O noktada henüz Orta Asya'nın çoğunu ilhak etmiş Rusya'nın Xinjiang'ı ele geçirme niyeti de vardı; 19. yüzyılın ikinci yarısında Rusya, Dungan Ayaklanması'ndan ortaya çıkan kargaşalardan yararlanarak İli Nehri Vadisi'ni ele geçirdi ve Çing Hükümeti, bu vadinin çevresindeki toprakların büyük bir kısmını Rusya'ya teslim etmeye mecbur kaldı. 1869 yılından 1873 yılına kadar Vasiliy Vasilyeviç Grigoryev, Alman coğrafyacı Carl Ritter'ın "Asya Coğrafyası" (Erdkunde von Asien) isimli eserini Rusçaya çevirdi, ayrıca "Doğu Türkistan Coğrafyası" başlığıyla bir ekleme yazıp bu eseri Rus İmparatorluğu Coğrafya Derneği'ne teslim etti. Söz konusu "Türkistan" bölgesinde oturan yerel insanlar, Rusya'nın bölgeye koyduğu isimleri gözetmeksizin kendileri bu ismi genel olarak kullanmazlardı. Buna rağmen, Türkistan Genel Valisi'nin kuruluşu sonrasında Batılı yazılı eserlerde Orta Asya, iki ayrı toprak olarak "Rus Türkistanı" ve "Çin Türkistanı" olarak nitelendirildi. Batılı yazarlar Xinjiang'ın Çin kontrolü altında olduğunu ve bu bölgenin Çince isme sahip olduğunu bilerek de yine bölgenin Türk, İslami veya Orta Asya unsurlarını vurgulayarak yer isimlerini seçtiler. İngilizce kaynaklarda "Chinese Turkestan" (Çin Türkistanı), "East Turkestan" (Doğu Türkistan), "Chinese Central Asia" (Çin Orta Asyası), Serindia, veya "Sinkiang" gibi birçok farklı isim, Xinjiang'ı tanımlamak için birbirinin yerine geçecek şekilde kullanılıyordu, ancak İngiliz kaşiflerin arasında hangi ismin kullanılması gerektiğine dair herhangi bir fikirbirliğine ulaşılmamıştır. 20. yüzyıla kadar bu bölgenin yerel insanları hala yaşadıkları şehir veya vaha yerleşiminin ismini kullanarak yaşadıkları alanı isimlendirmeye alışıklardı ve ihtiyaca göre kullandıkları yer isminin kapsadığı alanının büyüklüğünü değiştirirlerdi. 1917 yılı Ekim Devrimi sonrasında Türkistan Genel Valisi'nin yerine Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu, ancak Pan-İslamizm ve Pan-Türkizm'i önlemek için 1924 yılında Sovyetler Birliği, farklı etnik gruplara dayalı olarak Orta Asya'da birçok farklı cumhuriyet kurdu, üstelik "Türkistan" isminin kullanımı yasaklandı ve bunun yerine "Orta Asya" tanımı konuldu.

     

    Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'nin Çin sınırları içerisindeki konumu

    Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin Çin sınırları içerisindeki konumu

    20. yüzyıl boyunca "Doğu Türkistan" ismini taşıyan ayrılıkçı devletlerin konumlarını Çin sınırları içerisinde gösteren haritalar.

    Sol: 1933-1934 yılları arasında Kaşgar'da varlığını sürdürmüş Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti.

    Sağ: 1944-1946 yılları arasında Gulca bölgesinde varlığını sürdürmüş Doğu Türkistan Cumhuriyeti.

    Uyghur anti-China demonstration in Washington, D.C.

    Uygurların Washington'daki protestoları

    1911 yılında İç Çin'de Xinhai Devrimi'ne patlak verildi, ve Çing Hanedanı devrildi. Ocak 1912'de yeni Çin Cumhuriyeti hükümeti kuruldu. Xinjiang'ın Çing hükmü altındaki en son valisi Yuan Dahua (袁大化), devrim sırasında Xinjiang'dan kaçtı. Bunun yerine Yang Zengxin (楊增新), Xinjiang'ı kendi kontrolü altına aldı, sonra Haziran 1912'de Pekin'deki Çin Cumhuriyeti hükümeti tarafından Xinjiang'ın yeni valisi olarak tanındı. 1921 yılında Sovyetler Birliği, Orta Asya'daki uluş inşası politikası kapsamında Uygurları resmen Çin Türkistanı'ndan gelen yerleşik Türk halkı olarak tanıdı. 1930'lar boyunca Yang'ın halefi Jin Shuren (金樹仁)'e karşı özellikle Huilerin yürüttüğü birçok ayaklanma yer aldı. "Doğu Türkistan," Türkçe konuşan ve İslam dinine inanan insanlar için Çin yetkililerine karşı isyan etmenin yeni toplanma çağrısı haline geldi. Uygur ayrılıkçılar, 12 Kasım 1933 tarihinde Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'ni kurdu ve Çin'den bağımsızlıklarını ilan etti. Bu yeni cumhuriyetin kuruluşuyla "Doğu Türkistan" kavramı, tarihin çoğu boyunca sırf coğrafi bir tanım olarak işlev göstermesinden ziyade artık ilk kez siyasi bir boyut taşımaya başladı. Sadece birkaç ay sonra, 6 Şubat 1934 tarihinde Ma böleğine ait olan Ma Zhongying (馬仲英)'in yürüttüğü saldırının sonucu olarak daha yeni kurulmuş Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti feshedildi.

    1933 yılında Sheng Shicai (盛世才), bir darbe yürütüp Jin Shuren'i kovdu ve Xinjiang'daki silahlı kuvvetlerin ve hükûmetin önderi oldu, sonra Sovyetlerin yardımına dayanarak en sonunda tüm Xinjiang eyaleti içerisindeki silahlı isyancı kuvvetleri barıştırdı. Sheng Shicai'in sadakati ancak 1942 yılında Sovyetlerden o dönemdeki Kuomintang Hükümeti'ne geçti ve Shicai, bu hükümetle işbirliğine girmeye başladı. Buna karşılık olarak Sovyetler Birliği, Sheng Shicai'nin aleyhine Xinjiang'da Sheng'ın baskılarına maruz kalmış etnik azınlıklara etkin bir şekilde yardım sağlamaya ve birçok farklı silahlı ve politik grup örgütlemeye başladı. Eylül 1944'te Sheng Shicai, tekrar Sovyetler Birliği'nden ve bu sefer özellikle Stalin'den yardım aramaya teşebbüs etmesi nedeniyle Kuomintang Hükümeti tarafından Xinjiang'dan kovuldu. Sheng'ın kovulması nedeniyle Xinjiang'da kısa bir süre için bir iktidar boşluğu mevcuttu, ve Xinjiang'ın kuzeyinde birçok isyana patlak verildi. 7 Kasım'da bu isyanlara öncülük eden kuvvetler, İli'nin merkezi Gulca'daki hükümet binasına saldırı işledi, ve kısa süre sonra zaferini ilan etti. 12 Kasım'da İli özgürlükçü kuvvetleri Gulca'da Doğu Türkistan Cumhuriyeti ismiyle yeni bir geçici hükümet kurdu. Bu toprakların yeni ellere geçmesi sonrasında aşırı milliyetçiler, bölgede oturan Han Çinlilerini toplu olarak katletmeye başladı, ve geçici hükümet bu saldırıları ancak büyük oranda zararın ve ölümün işlenmesinden sonra durdurdu. Doğu Türkistan hükümetinin Han ve dinsiz/"kafir" karşıtı politikaları karşısında Dihua (迪化; günümüz Urumçi şehrinin o dönemdeki ismi)'da Kuomintang'la ilişkili hükümet yetkilileri, eski zamanlardan beri Çin'in Xinjiang üzerindeki egemenliğini savundu. Buna karşılık olarak Sovyet tarihçiler, revizyonist yöntemlerle Doğu Türkistan hükümetinin kendi egemenliğini ispatlamasına yardımcı oldu; ör, akademik çevreler geleneksel olarak İslam'ın Altın Çağı asırında günümüzde Xinjiang olarak bilinen bölgenin diğer medeniyetlere nazaran kültürel bir "ölü bölge" olarak düşünmelerine rağmen, bu söz konusu Sovyet tarihçiler yine Uygurların Dünya medeniyetine katkı sağlamış "en eski Türk halkı" olduğunu iddia ediyordu. Doğu Türkistan hükümeti tarafından da memnuniyetle karşılanan İngiliz ve Amerikan konsolosları, yerel tarih üzerine kendi kitaplarını yayınladılar. Doğu Türkistan Cumhuriyeti rejimini destekleyen Sovyetler Birliği tarafından yayınlanan Uygur tarih eserleri, sonradan Uygur milliyetçi yayınlarının temeli oldu.

    1953 yılında Türkiye 900'den fazla Uygur Müslümanı Kaşmir ve Pakistan'dan kabul etmiştir.

    1990'larda Sovyetler Birliği'nin dağılması ve küresel İslamcılığın ve pan-Türkçülüğün yükselişiyle ortaya çıkan küresel eğilimler, Xinjiang'daki ayrılıkçı duyguları canlandırdı ve 1990 ile 2001 arasında 162 kişiyi öldüren bir siyasi şiddet dalgasına yol açtı. 2001 yılında Çin hükümeti, 11 Eylül saldırıları sonrasında dünyaya Xinjiang'daki siyasi şiddet ve militan teröristler hakkında dünyaya açılmasının parçası olarak "Uyguristan" veya "Doğu Türkistan" terimlerini kullanarak devlet medyasındaki yasağını kaldırdı.

    Çin devleti aldığı karar çerçevesinde Xinjiang bölgesinde başörtüsü takan, burka giyen kadınların ve uzun sakallı olan erkeklerin toplu taşınmadan yararlanmasını yasaklamıştır. Karara göre kıyafetinde hilal ve yıldız sembolü olan herkes bu yasak kapsamında toplu taşımadan yararlanamayacaktır.

    Ayrıca Uygur tarihinin önemli sayfaları:

    ·         Uygur Kağanlığı

    ·         Karahoca Uygur Krallığı

    ·         Kansu Uygur Krallığı

    ·         Karahanlılar

    ·         Çağatay Hanlığı

    ·         Doğu Çağatay Hanlığı

    ·         Yarkand Hanlığı

    ·         Yakub Beg ve Kaşgar Emirliği

    ·         Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti

    ·         Doğu Türkistan Cumhuriyeti

    ·         Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti

    ·         Sincan Uygur Özerk Bölgesi