Bölüm anahatları

  • 11.       Konu                   1804-13 Rusya-İran Savaşı             

    Konular:  Rusya baskısının başlanması; Gence’nin işgali; Savaşın gidişi.

    Temel Okumalar:

    -           Nesib Nesibli, Azerbaycan Tarihi. Millet, Devlet ve Siyaset, s. 199-208;

    -           Süleyman Əliyarlı (red.), Azərbaycan tarixi, s. 577-602;

    -           Wikipedia’dan uygun makaleler;

    -           Youtube’dan değişik videolar.

     

    Ders Notları:

    Kacar Hanedanı’nın temelini atmış olan Ağa Muhammed Han Kacar’ın kendi hâkimiyetini, İran’ın eski sınırları içinde yaygınlaştırma siyaseti, Kuzey’e mukayeseyle Güney Azerbaycan’da daha hızlı ve başarılı olmuştur. Güney’in büyük bir kısmını kontrolü altında tutan Sadık Han Şikak’i, onun saltanatının tüm İran’a yayma isteğinin önündeki başlıca engellerden biriydi. 1790 yılında, Ağa Muhammed Han Azerbaycan’a ordu gönderdi. Sadık Han’ın kalesi olan Serab alındı ve yok edildi. Sadık Han, komşu Karabağ Hanlığı’nda saklanmak zorunda kaldı. Bir sonraki hedef Urmiye Hanlığı idi. Bu Hanlık da ele geçirildi. Karabağ ve Hoy hanları teslim olduklarını bildirdi. Bir zamanların kudretli hükümdarı olan Ali Han Afşar’ın etkisiz hale getirilmesi, daha sonra gözlerinin kör edilmesiyle, Güney Azerbaycan’ın neredeyse tamamı Ağa Muhammed Han’ın kontrolü altına geçti.

               

    Kuzey Azerbaycan’ı dize getirmek hiç de kolay olmadı. Yukarıda da belirtildiği gibi, Ağa Muhammed Han’ın 1795’de Karabağ’a yaptığı saldırı başarısızlıkla sonuçlandı. Hanlığın merkezi olan Şuşa, kuşatmaya 33 gün dayanabildi. Karabağ’ın yanı sıra, Şirvan ve Talış hanları da Kacar’ın hâkimiyetini kabul etmek istemedi. Onlardan farklı olarak, diğer bir grup – Gence, Şeki, Guba – Kacarlar’ın yardımıyla topraklarını genişletmeyi planlıyordu. Bakü hanı tarafsız kalarak tereddüt ediyordu.

               

    Ağa Muhammed Şah Kacar’ın Kuzey Azerbaycan’ı terk etmesinin ardından burada ve tüm Güney Kafkasya’da siyasi durum hızla değişti. Rus Çariçesi, Kartli-Kaheti ve Tiflis’in alınmasından sonra burada kaybettiği itibarını geri kazanmak için Gürcistan’a ordu gönderdi. Tiflis’te konuşlanan Rus güçleri, kısa süre sonra Gence üzerine saldırı başlattı. Genceli Cevad Han bu kez haraç vermekle kenti işgalden kurtarabildi. Ancak Rus birlikleri Derbent, Guba ve Bakü’yü ele geçirdikten sonra, Şamahı ve Salyan’a doğru yöneldi. Ekim 1796’da, Gence yeniden hedef seçildi ve işgal edildi. Rus birliklerinin Kuzey Azerbaycan hanlıklarını birbiri ardınca kolaylıkla, neredeyse direniş olmadan işgal ettiği, konumlarını güçlendirdiği bir zamanda durum, tekrar radikal bir şekilde değişti. II. Katerina ölmüş, yerine geçen Pavel, Rus birliklerinin Güney Kafkasya’dan çekilmesini emretmişti. Rusların, hanlıkların topraklarından çıkması, Ağa Muhammed Şah’a harekete geçmek için fırsat yarattı.

               

    Kacar, ikinci saldırıyı Talış Hanlığına düzenledi. Lenkeran ve çevresi ele geçirildi. Ağa Muhammed Şah’ın kendisi Şuşa’yı ele geçirmek istiyor, Karabağ hanından ve halkından intikam almak istiyordu. Han Şuşa’yı terk etmiş, Car’a geri çekilmişti. Şuşa’da bulunduğu bir hafta içinde Kacar, karakterine uygun bir şekilde ölüm fermanları veriyor, diğer hanlara tehdit mektupları gönderiyordu. Bu arada siyasi durum yeniden köklü şekilde değişti. En inanılmaz acımasız cinayetleriyle isim yapmış, bununla iktidarını güçlendirmeye çalışan Ağa Muhammed Şah Kacar’ın kendisi bir suikasta kurban gitti. Başı kesilerek cesedi tahkir edildi.

               

    Oluşan bu yeni durum – Rus ve İran birliklerinin Azerbaycan’ı terk etmesi – buradaki hanlıkların varlığının koruması için nispeten elverişli koşullar yarattı. Ancak, Azerbaycan hanları bu fırsatı gerektiği gibi değerlendiremedi. 1797-1803 yıları arasındaki zaman dilimi, genellikle hanlıklar içinde ve hanlar arasında çatışmalar, birbirleriyle hesaplaşmaya, iç savaşlara harcandı. Tarih alanı yazınında geniş yankı bulan bu dramatik olaylar, özellikle Karabağ, Şeki, Şirvan, Bakü, Guba, Derbent, Tebriz-Hoy hanlıkları için çok manidardır.

               

    Bu arada, Pavel’in öldürülmesinin ardından iktidara gelen Aleksandr (1801-25) Güney Kafkasya’da etkin bir siyaset yürütmeye başladı. 1801’de Gürcistan’ın işgali son şeklini aldı, Bagrationlar’ın hâkimiyeti ortadan kaldırıldı ve Gürcistan, doğrudan Petersburg’dan yönetilmeye başlandı. Rusya, asla Gürcistan’la yetinmek niyetinde değildi, Güney Kafkasya’nın tamamını işgal etmeyi planlıyordu. Bu işgal planını uygulamak için Gürcü asıllı General Pavel Sisyanov (Paata Sisishvili) Kafkasya’daki Rus birliklerinin Başkomutanlığına getirildi.

     

    Gürcistan’ın işgal modeli temel alınarak, Azerbaycan ve Dağıstan’ın yerel yöneticileri de Georgiyevski’ye görüşmelere davet edildi. Bu müzakereler Aralık 1802’de gerçekleşti. Bakü hanı dışında Guba ve Talış hanları, aynı zamanda Tarku şamhalı, Karkaytak usmisi ve Tabasaran hükümdarı görüşmelere katılarak Rusya’nın önerdiği Georgiyevski Antlaşması’nı imzaladı. Söz konusu belgeye göre, yerel yöneticiler birbiriyle savaşmayacak, anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözecek ve en önemlisi – İran’ın olası saldırılarına karşı birlikte hareket edeceklerdi. Bakü Hanlığı’nın stratejik önemi (Daryal geçidinin ihtiyaçları karşılamaması) dikkate alınarak, bu antlaşmaya katılması için çaba gösterildi ve 1803 yılının başlarında aynı içerikli antlaşma Bakü hanıyla da imzalandı.

     

    Bu kadar kolay ilerleyen Rusya, kararlı bir şekilde Azerbaycan’ı işgal planını uygulamaya başladı. Balaken-Car bölgesi ilk hedef ve en zayıf halka olarak belirlenmişti. General Sisyanov, Rus hâkimiyetini tanımayan Gürcü prensi Aleksandr’ın kendilerine teslim edilmesini istedi. Car halkı, misafirin teslim edilmesinin yerel geleneklere aykırı olduğunu bildirerek bu isteği yerine getirmeyi reddetti. Mart 1803’de, Rus-Gürcü birlikleri Car topraklarına girdi, Balaken yerle bir edildi, daha sonra Zakatala işgal edildi. Yerel halkın büyük bir kısmı öldürüldü.

     

    Car-Balaken’den sonraki hedef, stratejik –coğrafi konumu nedeniyle Gence Hanlığı idi. Sisyanov, Genceli Cevad Han’a yazdığı kibir ve tehdit dolu mektuplarıyla, hanın direncini kırarak Rus hâkimiyetini kabul etmek için zorlamaya çalıştı. Cevad Han, ultimatom nitelikli mektuplara verdiği ölçülü yanıtlarıyla, Gence’yi savunma kararlılığını bildirdi. Aynı zamanda da İran’dan askeri yardımın gelmesini beklemekteydi. Gence’nin işgaline karşı yapılan direniş, 1804 yılı Ocak ayının ilk günlerine kadar sürdürüle bildi. Cevad Han, oğluyla birlikle savaşta şehit düştü. Gence’de sivil halka karşı katliamlar yapıldı.

     

    Gence işgal edilip, Yelizavetpol adı altında Rusya İmparatorluğu’na katıldıktan hemen sonra General Sisyanov, Karabağ, Şeki ve Şirvan hanlarından, Rus himayesine geçmelerini istedi. Ancak dikkatini yerli Ermenilerin isteği üzerine İrevan Hanlığı’na yöneltti. Uygun bir bahane de oluşmuştu. İrevan Hanı Muhammed Han Kacar, Ermeni kilisesinin başına adaylardan David’in Katolikos seçilmesini istiyor, Ruslar da Danil isimli bir başka adayın seçilmesini destekliyordu. İrevan üzerine saldırmak için gerekli hazırlık çalışmalarını tamamlayan Sisyanov, bu durumu kullanarak Muhammed Han’a gönderdiği mektubunda, görüşmelere başlamak için ön şart olarak Danil’in patrik ilan edilmesini, diğer adayın da Tiflis’e gönderilmesini istedi. Bu isteğin yerine getirilmesi durumunda, İrevan hanının, Rus birliklerinin kaleye konuşlandırılmasını kabul etmesi, haraç vermesi, Rus Çarı’na sadakat yemini etmesi gerekiyordu. Bu şartların kabul edilmesi, Muhammed Han Kacar’ın savaşsız teslim olması anlamına geliyordu. Han, teslim olmayı reddetti ve savaş için hazırlık çalışmalarını genişletti.

     

    İrevan’lı Muhammed Han Kacar ile Feth Ali Han Kacar arasındaki ihtilafa rağmen, İran, Rusların güneye doğru ilerlemesine daha fazla seyirci kalamadı. İrevan’ın kuşatılmasından sonra, Kacar hükümeti Rus birliklerinin Güney Kafkasya’dan çıkarılmasını istedi. Feth Ali Han, aynı zamanda İmereti (Başaçık) Çarı’na, Şemşedil Sultanı’na ve Azerbaycan hanlarına fermanlar göndererek, onları Ruslara karşı mücadeleye çağırdı. Rusya, Güney Kafkasya’yı kendi toprakları olarak gören İran’ın buradan çıkma isteğini reddetti. Haziran 1804’de iki devlet arasındaki diplomatik ilişkiler kesildi ve savaş başladı.

     

    Kuşatma altındaki İrevan’ı kurtarmak için, Kacar birlikleri İrevan’a gönderildi. Bu kez İran ordusu, Rus birliklerini ablukaya aldı. Sisyanov, değil İrevan’ı almak, kendi askerlerini bile koruyamayacağını anladı ve kayıplar vererek Tiflis’e geri çekildi. Ancak, ona verilmiş görevden – Güney Kafkasya’nın tamamen işgal edilmesi planının uygulanmasından vazgeçmedi. Sisyanov, Karabağ Hanlığı’ndaki elverişli durumdan yararlanmak için aceleci davrandı. Şah sarayı ile ilişkileri bozulan ve İran birliklerinin olası saldırısıyla karşı karşıya kalan, Car-Balaken ve Gence’nin yenilgisinden gözü korkmuş, ancak Kartli-Kaheti çar ailesinin başına gelenlerden ders alamamış Karabağlı İbrahim Han, yerel makamların görüşünün aksine, Rus süngüleriyle Karabağ’da kendi hâkimiyetini kısmen de olsa korumaya çalıştı. Bu amaçla, Mayıs 1804’de Gence’nin doğusunda, Kürekçay sahilinde General Sisyanov’la, tarihe Kürekçay Antlaşması (aslında “Yeminli taahhüt”) adıyla geçen belgeyi ve ağır şartları kabul etti. Bu belgeye göre, Karabağ Hanı “ailesi, sülalesi ve ülkesi ile” Rusya İmparatorluğu’nun egemenliğine giriyor; “İran veya herhangi bir devletin her türlü egemenliğini veya her ne ad altında olursa olsun, her tür bağlılığı sonsuza dek reddediyor”; büyük oğlunu Tiflis’e rehine olarak veriyor; Gürcistan’ın Baş Yöneticisi (Sisyanov) ile “önceden karşılıklı onay olmadan komşu yöneticilerle irtibat kurmayacağına söz veriyordu”. Ayrıca, Şuşa  kalesine 500 kişilik Rus ordusunun yerleşeceğine; Rus Çarlığının hazinesine yıllık 8000 çervon ödenmesi kararlaştırılıyordu. Karşılığında, “İbrahim Han zat-ı âlilerine ve aile efradından olan varis ve veliahtlarının Karabağ hanlığı üzerinde hâkimiyetinin kalıcı olacağı”; “iç yönetim ile ilgili hâkimiyet işleri, mahkeme ve divanhane işleri, bununla birlikte ülkeden toplanan gelir, zat-ı âlilerin (hanın) yetkisinde kalacağı” sözü verilmekteydi. Bu belgenin imzalanmasından memnun olan Sisyanov, Çar Aleksandr’a şunları yazmıştır: “Rus İmparatorluğu’nun yeniden genişlemesinden dolayı sizi kutluyorum. Rusya’nın bir eyaleti haline gelmiş olan bu bölge, ne bir kılıç, ne de askeri güç kullanılmaksızın ele geçirilmiştir.İran birliklerinin başkomutanı, Kürekçay rezaleti arifesinde İbrahim Han’a şunu yazmıştır: “… böyle bir davranıştan dolayı tüm nesilleriniz utanacak ve bölgenizin tamamı paramparça edilecektir.”

     

    Hemen hemen aynı zamanlarda aynı içerikteki bir belge Şeki hanıyla da imzalandı. Şeki Hanlığı’nı temsil eden Selim Han, Karabağlı İbrahim Han’ın damadıydı ve kardeşi Muhammed Hasan Han’ı meşru yönetimden alaşağı etmek için kâh Şirvan hanına, kâh da Sisyanov’a çağrıda bulunarak onlardan askeri yardım almıştı.