Bölüm anahatları

  • 1.         Konu                        Kazakistan Cumhuriyeti’nin Genel Coğrafyası

    Konular:  “Kazak” adı; Kazakistan Cumhuriyeti’nin fiziksel coğrafyası; İklimi ve nüfusu; Doğal zenginlikeri; Jeopolitik durumu.

     Temel Okumalar:

    -           Türk Dünyası El Kitabı, Birinci Cilt, Coğrafya-Tarih, Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1992, İkinci Bölüm; özellikle s. 3-6, 

    -           Saadettin Gömeç, Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları Tarihi, 2. bölüm;

    -           Raşid Rahmeti Arat, “Kazakistan”, İslam Ansiklopedisi, 6. Cilt, s. 494-505;

    -           Kazakistan Tarihi. Makaleler, s. 36, 45-53;

    -           Wikipedia’dan uygun makaleler;

    -           Youtube’dan değişik videolar.

    Ders Notları:

    Kazakistan ,resmî adıyla Kazakistan Cumhuriyeti , Orta Asya ve Doğu Avrupa’daki bağımsız devlettir. Kazakistan, (AzerbaycanKuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiKırgızistanÖzbekistanTürkiye, ve Türkmenistan ile birlikte) günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup Türk Keneşi ve TÜRKSOY'un üyesidir. 2.724.900 km² yüzölçümü ile (Batı Avrupa'nın yüzölçümü kadar) dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesidir. Müslüman ülkelerin ve Türk devletlerinin yüzölçümü bakımından en büyüğü, doğal kaynaklar bakımından da en zenginidir. Kazakistan Türk tarihinin önemli devletlerinden olan SakaHunGöktürkKıpçakKarahanlıAltın Ordu gibi devletlerin merkezüssü, Kıpçak, Oğuz, Karluk gibi Türk boylarının beşiği olmuştur.

    Komşuları olarak kuzeyde Rusya, güneyde TürkmenistanÖzbekistan ve Kırgızistan, doğuda Çin bulunur. Ülkenin ayrıca Hazar Denizi ve Aral Gölü'ne kıyısı vardır.

    Bağımsızlığın kazanılmasına doğru 1989 yılında 16.464.464 kişi olan ülke nüfusu, 1999 yılına gelindiğinde Slav ve Almanların ülkeden göç etmeleriyle 14.900.000'e kadar düşmüştür. 2010'da bu sayı 16.500.000'e yükselmiştir. Ülke bugün nüfus bakımından dünyanın 60. büyük ülkesi olmakla birlikte, kilometrekare başına 5,5 insan ile 210.'dur.

    Kazak sözü "sert, erkin, yiğit" manasına gelir.

    Çağdaş Kazakların kökenleri 1400'lü yıllara kadar gitmektedir. 1400'lü yıllarda çeşitli Türk kavimlerinin bir araya gelmesiyle Orta Asya'da yeni bir boy doğmuştur. 1400'lü yıllar öncesinde Kazak toprakları pek çok Türk devletinin kurulduğu geniş bozkır alanlarıdır.

    Çağdaş Kazakların doğuşu: Altın Orda Devleti'nin yıkılmasından sonra Deşt-i Kıpçakın batı yöresinde bulunan Türk kavimleri Nogay Han etrafında toplanarak Nogay Hanlığı'nı kurdular. Cengiz han sülalesinden olan Şeybani Ebü-lheyr han Deşti-i Kıpçakın orta kısmında Aral gölü kuzeyinde Özbek hanlığını kurdu. Deşt-i Kıpçakın güney yöresinde Cengizhan'ın Çağatay sülalesinden gelen hanlar yöneten bağımsız Moğolistan hanlığı kurulmuş idi. Daha sonra Ebü-l heyr hanlığında Canibek ve Kerey sultanlar bölücülük hareketine başladı. 1450-1465 döneminde bu iki han liderliğinde birçok boylar Ebü-l heyr han ile savaşarak, özgürlüğünü korumak için Moğolistana göç ediyor. Moğolistan hanı İsen boğa Canibek ve Kerey sultan ve onun kendini kazak adı ile anacak boylara Şu nehri ve Kozıbası dağları yöresinden uc bölgeyi ülke edinmesine izin veriyor. Daha sonra Kazak hanlığı'na dönüşen bu hanlık 1465'ten 1847'ye kadar Kırgız Bozkırlarındaki Türk kavimlerinin ortak adı oldu. Kazak Hanlığı, bugünkü Kazakistan toprakları üzerinde üç parçadan oluşuyordu: Büyük CüzOrta CüzKüçük Cüz. Söz konusu cüzler 1771'den sonra birbirinden bağımsız hareket etmeye başladılar. 1770 sonlarında Kazak cüzleri güçlü Rus İmparatorluğu ve Çin arasındaki mücadele arasında kaldı. 1847'de Kazak hanı olan "Kenesarı Han" döneminde Ruslar, Kazak cüzleri üzerideki egemenliğini tam olarak sağladılar. 1863'te tüm Orta Asya'da bir "Turkestan Genel Valiliği" kuruldu ve bölge bölümlere ayırdı. Bu dönemde Ruslar Kazak bölgesini, "Kazak Kırgızları Hanlığı" olarak adlandırdı. 1900'lerle birlikte pek çok Rus, Kırgız Bozkırlarına yerleşmeye başladı. 1906'da Orta Asya'yı Rusya'ya bağlayan demiryolu bitirildi. Açlık ve siyasi sebeplerle 1912-1917 yılları arasında Rus hükûmetine karşı Orta Asya'da ayaklanma başladı. 1917'de Çarlık Rusya'da ihtilâl olması sebebiyle Orta Asya'da bağımsızlık devri yaşandı. 1917-1920 yılları arasında eski Kazak cüzleri bir araya gelerek bağımsız "Alaş Orda Devleti"ni kurdular. Hükûmet Başkanı, Alikhan Bokeikhanov, başkenti Semey olan bu devlet üç yıl yaşayabildi. 1920'den sonra Ruslar egemenliği ele geçirdiler ve bu tarihten sonra Sovyetler Birliği başladı.

    1920'de Orta Asya'da Ruslar iki Sovyet Cumhuriyeti kurdular. Bugünkü Kazakistan'da kurulan cumhuriyete "Kırgızistan Özerk SSC" adını verdiler. 1925'te ise yanlış adlandırıldığı gerekçesiyle SSCB yönetimi, Kırgızistan Özerk SSC adını "Kazakistan Özerk SSC" olarak değiştirdi. İlk zamanlar Orenburg şehri de Kazakistan'a dâhildi, ancak daha sonra Rusya'ya bağlandı. 1936'da Özerk ibaresi kaldırılarak "Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti" kuruldu. 1924'ten 1934'e kadar tarım politikaları nedeniyle sorunlar yaşandı. Pek çok Kazak boyu, Uygur bölgesine göç etti. II. Dünya Savaşı'nda zor zamanlar geçiren ve nüfusunda büyük azalma olan Kazakistan SSCSSCB dönemi boyunca Sovyet tarım politikalarının uygulandığı bir merkez oldu. 1990 yılında meydana gelen ekonomik krizler ve Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra 1991 yılında bağımsız olarak dünya arenasında yerini aldı.

    1991 yılında Sovyetler Birliği'nden ayrılan Kazakistan, anayasa'da üniter, laik cumhuriyet olarak tanımlanmaktadır. 1993, 1995 ve 1998 yıllarında olmak üzere üç kez anayasa değiştirmiştir. 1998 yılındaki anayasa göre Kazakistan, yasama, yürütme ve yargı organlarının bağımsız olduğu demokratik, üniter bir devlettir.

    Cumhurbaşkanı 5 yıl için seçilir. Cumhurbaşkanı seçilebilmek için 40 yaş üzerinde olmak ve Kazakça bilmek şarttır. Seçmen yaşı ise 15'tir. Yasama yetkisi 107 milletvekilinden oluşan meclis ve 47 üyeden oluşan senatoya aittir.

    Ekim 1999'da yapılan seçimlerde Otan Partisi %30.9 oy alırken, Kazakistan Komünist Partisi %17.7 oranında oy almıştır. Sosyalist eğilimli Agrarnaya Partiya (Tarım Partisi) %12.6, Kazakistan Halk Partisi ise %11.2 oy oranıyla meclise girebilmiştir.

    15 Ocak 2012'de yapılan parlamento seçimlerinde ise Nur Otan oyların %80'i alarak 83 milletvekilliği kazandı. Ancak AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) seçimlerin yeterince demokratik olmadığını iddia etti.

    Seçime katılan partilerden Nur OtanKazakistan Komünist Halk PartisiKazakistan Demokratik Ak Yol Partisi %7 barajını aşarak meclise girmeye hak kazanmıştır. Kazakistan Demokratik Ak Yol Partisi %7,47 oy alarak 8 milletvekili çıkarırken, Kazakistan Komünist Halk Partisi %7,19 oy oranıyla 7 milletvekilliği kazanmıştır.

    Kazakistan Cumhuriyeti'nin başkenti Nur-Sultan kentidir. Her yıl Kazakistan'da 6 Temmuz başkent günü olarak kutlanmaktadır.

    1916-1920 yıllarında Kazakistan'ın (Alaş Orda Devleti) o zaman Alaş-kala denilen Semipalatinsk şehri başkentiydi.

    Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti içinde oluşan Kırgız Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti 1920 yılından itibaren Orenburg kenti olmuştur.

    1925 yılında Cumhuriyet, Kazak Özerk Cumhuriyeti adını almış, başkent Ak-Meşet kentine taşınmış ve adına Kızılorda denmiştir.

    1929 yılında başkent Alma-Ata kentine taşınmıştır.

    1936 yılında Kazakistan Özerk Cumhuriyeti RSFSR terkibinden çıkarılmış ve Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adını almıştır.

    1929 yılından 1936 yılına kadar Alma-Ata Kazak Özerk Cumhuriyeti'nin, 1936-1991 yıllarında ise Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin, 1991 yılından 1997 yılına kadar da Kazakistan'ın başkenti olmuştur.

    Resmi olarak Astana 10 Aralık 1997'de Kazakistan'ın başkenti ilan edilmiştir. Kentin başkent olarak uluslararası düzeyde duyurusu ise 10 Haziran 1998 yılında gerçekleşmiştir.

    Kazakistan'ın Türkiye'den yaklaşık 3,5 katı kadar büyük olan toprakları Batı'da Volga (İdil) nehrinin aşağı bölümlerinden Doğu'da Altay eteklerine kadar 3000 kilometre boyunca uzanır. Kuzeyde 55 26 Kuzey enlemine kadar uzanan en uç noktadan, güneyde İstanbul'un da bulunduğu enlem olan 40 56 kuzey noktasına kadar iner. Kuzey Güney totaklarının uzunluğu yaklaşık 2000 kilometre kadardır. Rusya Fedrasyonu ile 7591 , Özbekistan ile 2354 , Çin'le 1782, Kırgısiztan'la 1241, Türkmenistanla ise 426 kilometre sınırı vardır. 600 kilometre Hazar Denizinde bulunan sınırıyla birlikte toplam sınır uzunluğu 14.000 kilometreyi bulur. %44'ü çöl veye yarı çöl olan tepelerle kaplı ülkenini %14'ü ağaçlıktır.

    155 tür memeli, 480 tür kuş, 150 tür balık, 250 tür tıbbi bitki bulunduran bitki örtüsü ve faunaya sahiptir.

    Kazakistan’ın okyanuslardan uzak kalması ve deniz tesirini iç kısımlara girmesini engelleyen büyük dağların olması, Kazakistan iklimini kıtalık kara iklim yapmaktadır. Ülke genelinde yaz ve kış ayları arasında sıcaklık farkı çok büyüktür. Ocak ayında ortalama -19 dereceden -4 dereceye kadar; Temmuz ayında ise +19 dereceden +26 dereceye kadar farklılık göstermektedir.

    Kazakistan’da 8500akarsu bulunmaktadır. Bunların büyük bir kısmı, Hazar Denizi (sahası 374 bin kilometrekare, dünyanın en büyük gölüdür), Aral Denizi (sahası 46,64 bin kilometrekare) ve Balkaş Gölü (sahası 18,2 bin kilometrekaredir) su toplama havzalarında yer almaktadır. Ayrıca Kazakistan 48.000 civarında büyük ve küçük göllere iyedir. Ülkeyi boydan boya geçen başlıca akarsular Ertis (Kazakistan toprakları dâhilinde uzunluğu 1700 km.), Esil (1400 km.), Sırderya (1400 km.) ve Ural /Jayık/ - 1082 kilometredir. 

    https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/f/fd/Kazakhstan_provinces.svg/400px-Kazakhstan_provinces.svg.png

    Kazakistan'ın eyaletleri

    https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/bc/Kazakhstan_European_2016_Rus.png/250px-Kazakhstan_European_2016_Rus.png

    Ülkedeki en kalabalık azınlık olan Rusların dağılımı

    1926'da 3.713.000 olan nüfus 1959 yılında 1 milyon azalmıştır. 2006 verilerine göre 15.300.000 nüfusa sahiptir. 1989'da 16,464,000 olan nüfus 1999 nüfus sayımına kadar yıllık ortalama %1’lik bir azalma ile 14.953.000'a düştü. 2000-2001 döneminde de düşme devam etmesine karşın 2003-2004 arasında azalış trendi durarak % 0,7 oranında artışla 14.951.000'a ulaştı. 2016 itibarıyla nüfusun 17.557.000. 2018 yılı itibarıyla nüfus 18 592 701 olduğu tahmin edilmektedir. 2009 yılı sayımında etnik grupların dağılımı şöyledir:

    ·         Kazaklar: %63.1

    ·         Ruslar: %23.7

    ·         Özbekler: %2.9

    ·         Ukraynalılar: %2.1

    ·         Uygurlar: %1.4

    ·         Tatarlar: %1.3

    Rusya Federasyonu'nda 1 310 000 Kazak Türk'ünün yaşadığı ve bunların %70 oranı da köylerde yerleşmiştir. Çoğu Rusya ve Kazakistan arası sınırına yakın yerlerdedir. 12 bölgede yoğundurlar. Bunlar - Altay ülkesi, Astrahan, Orenburg, Samara, Korgan, Şelebi, Ombı, Sarıtav (Сарытау), Volgograd, Novosibir ve Tümen bölgeleridir. Ayrıca Moskova, Sant- Peterborg, Tataristan, Kalmak ülkesi ve Rusya'nın başka yerlerinde de yaşamaktadırlar.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Rusya ve Çin, bağımsızlık sonrası dönemde gerek jeopolitik konumu gerekse doğal kaynaklarından dolayı Kazakistan üzerinde nüfuz elde etmeye çalışmaktadır. Kazak karar mercileri ise Sovyet dönemi geçmişini dikkate alarak bağımsız bir dış politika takip etmeye ve Rus-Çin rekabetinde bir tarafın diğerine üstünlük sağlamamasına gayret etmektedir. Bununla birlikte Rusya, Avrasya Ekonomik Birliği ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi bölgesel teşkilatlar aracığıyla Kazakistan üzerinde siyasi ve askeri alanlarda nüfuz sağlamada avantajlı görünmektedir. Çin ise enerji kaynaklarına yatırım gerçekleştirmek suretiyle Kazakistan’da etkili olmaya çalışmaktadır. Ayrıca Almatı’da ve Doğu Kazakistan Bölgesinde yaşayan Çin kökenlilerin/doğumluların (bunların arasında ciddi oranda etnik Kazak ve Uygur Türkleri bulunmaktadır) sayısının, gelecekte bu ülkeye yoğun biçimde göçler ve Kazaklarla evlilikler yoluyla artması da göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla Kazakistan’ın Batılı ülkelerle ticari ilişkilerini güçlendirmeye çalışarak yalnızca Rusya’yı değil Çin’i de dengelemeye çalıştığı ifade edilebilir.
     
    11 Eylül sonrası uluslararası konjonktürde Moskova ve Pekin, Washington’ın 2001-2007 arasında tek taraflı sert güç politikalarına karşı, pragmatik bir işbirliğine yönelmiştir. İkili işbirliğinin siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda ilerlemeler kaydetmeye başlamasıyla Rusya ve Çin, aralarındaki rekabeti nispeten görmezden gelse de bu tutumlarını ne kadar sürdürebilecekleri tartışmalıdır. Nitekim Kazakistan üzerindeki rekabetin uzun vadede ikili ilişkileri olumsuz etkileme ihtimali bulunmaktadır. Bu noktada Avrasya Birliği projesinin, Rus resmi mercileri tarafından dile getirilmese de, Pekin’in Orta Asya’da artan nüfuzunu dizginlemek ve bölge ülkeleri üzerinde muhtemel bir Çin hegemonyasını engellemek amacı taşıdığı değerlendirilmektedir.    

    Türkiye de bağımsızlığının ilanından beri Kazakistan’la ilişkilere özel önem atfetmektedir. İki ülke arasında gerek siyasi ilişkilerin geliştirilmesi gerekse karşılıklı yatırımlar gerçekleştirilmesi için adımlar atılmaktadır. Bu bağlamda Nazarbayev’in Türkiye’yi Avrasya Gümrük Birliği içerisinde görmek isteğini beyanı dikkat çekicidir. Ancak AB’ye tam üyelik müzakerelerini sürdüren ve hâlihazırda Orta Doğu’daki gelişmelere odaklanan Türkiye’nin bu çağrı doğrultusunda Avrasya Birliği’ne yönelmesi mümkün görünmemektedir. Kazakistan’la ekonomik ilişkileri dikkate alındığında Türkiye hâlihazırda iki bölgesel güç Rusya ve Çin ile karşılaştırıldığında ‘mütevazı’ sayılabilecek bir konumda görünmekle birlikte Astana ile daha güvenilir bir ortaklık kurma potansiyeline sahiptir. Ankara’nın Türk şirketlerini Kazakistan’da stratejik niteliğe sahip enerji ve madencilik sektörlerinde yatırıma teşvik etmesi ve bu ülkedeki yüksek vergi oranlarından kaynaklanan problemlerle ilgili Astana nezdinde girişimlerde bulunması, ikili ortaklığını güçlenmesine katkı sağlayacaktır.