Bölüm anahatları
-
Hezec Bahri
Halîl b. Ahmed’in aruz sisteminde “müctelibe” veya “mü’telife” denilen üçüncü dâiredeki üç bahirden (hezec, recez, remel) ilki olup genel sıralamada altıncı bahir olarak geçer. Hezec bahrinin illet ve zihaf kaidelerinin uygulanmadığı (tam ve sahih / sâlim) şekli, bir mecmû‘ vetid ile (مَفَاْ) iki hafif sebepten (عِيْ ve لُنْ) oluşan (مفاعِيلُنْ mefâîlün) tef‘ilesinin bir şatrda üç, bir beyitte ise altı defa tekrarlanmasından meydana gelir. Uygulamada, bu altı tef‘ileli (müseddes) şekilden şatr sonundaki tef‘ilelerin (aruz ve darb) düşmesiyle oluşan dört tef‘ileli (murabba) biçimi kullanılır. Halîl b. Ahmed’in sistemini farklı tarzda yorumlayıp sadeleştirenlerden biri olan İsmâil b. Hammâd el-Cevherî’nin tasnifinde hezec, bir tek tef‘ilenin (cüz’) belli sayılarda tekrarıyla oluşan ve “müfredât” adı verilen bahirler grubunda yer alır.
Hezec kelimesi “güzel sesle gazel, şarkı, türkü ve benzeri şeyleri söylemek, okumak; bu şekilde söylenmiş şarkı; genizden dalgalanarak çıkan hoş ve sevimli ses” anlamlarına geldiği gibi “lafızları arasında benzerlik, uyum ve yakınlık bulunan düzenli söz” mânasına da gelir. Aynı tef‘ilenin tekrarından oluşması sebebiyle cüzleri arasında yakınlık ve uyum bulunan hezec bahrinin bu son anlamdan türemiş olduğu kaydedilir. Ayrıca hezec terimi, bahrin her tef‘ilesinde iki hafif sebebin bir mecmû‘ vetidi takip etmesi dolayısıyla kelimenin “sesin uzatılıp geri döndürülmesi” anlamıyla da ilgili görülmüştür.
Hezec bahrinin bir aruzu, iki darbı vardır. Birinci darbı “mefâîlün”, ikincisi “mefâî”dir. Ancak uygulamada “mefâî” yerine aynı vezindeki “feûlün” kullanılır. Yine şatr sonu tef‘ileleri dışındaki cüzlerde (haşiv) “mefâîlü” (keff) ve “mefâilün” (kabz) değişiklikleri de görülür. “Mefâilün” şeklindeki değişikliğe ise nâdir rastlanır. Bunlardan başka hezec bahrinin ilk tef‘ilesi de uygulamada bazı değişikliklere uğrar. “Mefâîlün” tam ve sahih tef‘ilesi “fâîlün” (harm) (uygulamada aynı vezindeki “mef‘ûlün”), “fâîlü” (harb) (uygulamada “mef‘ûlü”), “mefâîl” (kasr) (uygulamada “feûlân”) ve “fâilün” (şetr) şekillerinde değişimlere mâruz kalabilir. Veznin aslî tef‘ilesi olan “mefâîlün”de görülen bu değişikliklere (illet ve zihaf) göre hezec bahri mekfûf hezec (mefâîlü), makbûz hezec (mefâilün), ahrem hezec (mef‘ûlün), ahreb hezec (mef‘ûlü), eşter hezec (fâilün) ve maksûr hezec (feûlân) adlarını alır.(TDV İslam Ansiklopedisinden)
