Bölüm anahatları

  • Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da geçtiğimiz süreç içerisinde gelişen ve genel olarak "Arap Uyanışı" diye adlandırılan halk hareketleri, bölge ülkelerinin sosyal ve siyasal dokusunun yeniden inşasının yolunu açmıştır. Bu halk hareketleri, Mısır, Tunus ve Libya'da rejim değişiklikleriyle sonuçlanıp "devrim" statüsü kazanırken, Suriye ve Yemen gibi ülkelerde ise belirsizlik sürmektedir. Arap uyanışı, halk hareketlerinden oluşması, yöntemi ve kullanılan araçlar dolayısıyla daha önceki birçok devrimden farklı özellikler göstermektedir. Arap Uyanışı'nı özgün ve farklı kılan özelliklerin tespit edilmesi ve devrim süreçlerinde rol oynayan yeni aktör, araç ve metotların ortaya çıkarılması önemli hale gelmiştir.

    2011 yılında Arap ülkelerindeki halk hareketleri bölgenin demokratik gelişmişlik anlamındaki geçmişin siyasal tecrübesini yıkmakla kalmamış, kimi analistlerin özelde İslam dünyasının ve genelde Arap ülkelerinin demokrasiyle bir arada olamayacağı savını yerle bir etmiştir. Arap politika sahnesi bu devrimlerle yeni bir boyut kazanma yoluna girmiş ve Batı baskısından sıyrılma fırsatını yakalamıştır. Sadece rejim değişiklikleri ve diktatörlerin siyaset sahnesinden silinmesi değil aslında Ortadoğu'da yeni olan. Sivil toplum alanında yeni sosyal hareketlerin ortaya çıkması, İslami politik partilerin Türkiye, Tunus ve son olarak da Mısır'da iktidara gelmeleri ve demokratik dönüşümün tabana yayıldığı yapıların ön plana çıkması Ortadoğu'da uzun yıllardır süregelen siyasi yapının temel dinamiklerinin dönüştüğü bir dönemin yaşanmasının önünü açmıştır. Bu çerçevede bu panelde diktatöryal düzenlerin yıkılmasının, yeni sosyal hareketlerin ve İslami siyasi partilerin yeni Ortadoğu'nun yeni siyasal düzeninde nasıl yer bulacağı, ne tür etkilerinin olacağı ve hangi dönüşümleri ortaya çıkaracağı gibi konuların incelenmesi ve tartışılması hedeflenmektedir.