Bölüm anahatları

  •  İhracat, ülke içinde üretilen

    mal ve hizmetlerin diğer bir ülkeye pazarlanması ya da doğrudan satılmasıdır.

    İhracat pazarlaması, uluslarasılaşma sürecindeki ilk aşamadır. İhracat geliştirme

    ya da uluslararasılaşma sürecindeki aşamaları açıklayan modeller şunlardır:

    Bilkey ve Tesar’a göre (1977) yönetim, başlangıçta ihracat ile ilgili değildir. Sonra

    siparişleri karşilamak için aktif ihracatın yapılabilirliğini araştırır. Psikolojik bakımdan

    yakın ülkelere ihracat yapmayı dener. Daha sonra da uzak ülkelere ihracat

    yapmayı araştırır.

    Cavuşgil’e (1980) göre; fi rma hakim olduğu pazarda faaliyette bulunur. Yine yakın

    ülkelerle ilişki kurar. Aktif ihracat yapar.

    Czinkota’ya (1982) göre fi rma başlangıçta ihracat ile ilgili değildir. Daha sonra

    kısmen ilgilenmeye başlar ve araştırmalar yapar. İhracat denemelerinde bulunur

    ve küçük çapta ihracatı dener ve daha sonra da tecrübeli ve büyük bir

    ihracatçı olur.İHRACATA BAŞLAMA NEDENLERİ

    İşletmeler neden ihracat yapmaya başlar? Aslında bunu tahmin etmek çok da

    zor değildir. İhracata başlamaya etki eden bir takım faktörler vardır ya da işletme

    kaynaklarını zaman içinde geliştirmek istemektedir. İşletme sahiplerini ihracat

    yapmaya motive eden faktörler içsel ya da dışsal nedenlerden kaynaklanabilir.

    İçsel nedenler işletmeden, dışsal nedenler ise ana ülke ya da hedef pazardaki

    çevresel faktörlerden kaynaklanmaktadır. İşletme, iç ya da dış çevreden kaynaklanan

    baskılara cevap verirse reaktif (iten faktörler) davranış, pasif hareket ederek

    rekabet gücü ya da pazar imkânlarından dolayı ihracata yönelirse proaktif

    (çeken faktörler) davranış gösterir.

    Küçük işletmelerde ihracat kararını tek kişi vermektedir. O da işletmenin sahibidir.

    Büyük işletmelerde ise karar verme ünitesi tarafından karar verilmektedir,

    karar verme sürecine çok sayıda karar verici katılmaktadır. Karar vericilerin özellikleri,

    yöneticilerin ülke dışında doğmuş olmaları ya da yabancı ülkelere sık sık

    seyahat yapan kişiler olup açık fi kirli olmaları, ticari birliklere üye olunması gibi

    faktörler ihracat kararını etkilemektedir. İşletmeler büyümek, benzersiz ürünün,

    iyi teknik servisin olması gibi pazarlama altyapısının olması, ürün reklâm, dağıtım

    ve diğer alanlarda ölçek ekonomilerine sahip olması, çeşitli pazarlara girerek

    riski azaltmak, tekstil, spor teçhizatı gibi sanayilerde mevsimsel ürün satışlarını yaymak, kullanılmayan kapasiteden yararlanmak, fuarlara katılmayı destekleyen,

    kredi garantisi veren, sponsor olan kısaca ihracatı teşvik eden kurumların olması

    nedenleriyle de ihracata yönelebilir. Bazı işletmeler için ülke içindeki pazar potansiyelinin

    küçük olması (özellikle endüstriyel ürünler için) işletmeleri ihracata

    yöneltmektedir. Bazen de ülke içindeki pazar potansiyeli çok büyük olsa bile işletme

    ihracata yönelebilmektedir. Örneğin Kanada’lı işletmeler, Batı Kanada yerine

    A.B.D. pazarına girmeyi ya da Avustralya’lı işletmeler, Japonya’ya ihracatı ekonomik

    nedenlerle daha uygun bulmaktadırlar. Ana ülke pazarının doymuş olması

    ve işletmenin bu nedenle karlarının azalmaya başlaması, yeni pazar fırsatlarının

    bulunması diğer nedenlerdir. (Şekil 8)2

    İhracat yapma kararı zaman almaktadır. Önemli organizasyon değişiklikleri, kültürler

    arası yeteneklerin geliştirilmesini gerektirir. Bununla birlikte birçok işletme

    ihracata planlayarak değil kaza ile başlamıştır. İyi bir ihracat stratejisi geliştirmek,

    aşağıda açıklanacak olan hataları yapmamak için önemlidir. İşletmeler öncelikle

    satış gelirlerini artırmak için ihracat yaparlar. Hizmet işletmeleri kadar üretim

    işletmeleri için de temel neden budur. Muhasebeciler, reklâmcılar, avukatlar ve

    danışmanlar ülke dışında yaşayan müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde

    hizmetlerini ihraç ederler. Bazı işletmeler de ülke dışında riski yüksek olduğundan

    dolayı yabancı yatırım yapma yerine ihracat yapmayı tercih etmektedir. Diğer

    nedenler ise şöyle sıralanabilir:

    1) Büyüme ve kâr

    2) Ülke dışından talebin olması

    3) Ülke dışındaki pazar fırsatlarından haberdar olma

    4) İç pazarda sınırlı satış potansiyeli, rekabet olması

    5) İşletmede atıl kapasitenin olması

    6) Ürünün özellikleri

    7) Risk azaltma

    8) Vergi indirimi, kredi kolaylıkları gibi teşvikler

    Reaktif pazar seçiminde ihracatçı, pazarı seçmede pasif hareket eder. Seçim süreci

    çok informeldir ve sistematik değildir. Yabancı müşterilerden, temsilcilerden

    istek olmakta ve beklenmeyen siparişler alınmaktadır. Amerika’da ihracatçıların

    % 56.4’ü ihracata pasif ihracatçı olarak başladıklarını belirtmiştir. Danimarka da

    uygulamalı çalışmalar ihracatçıların %42’sinin ihracata beklenmeyen, ani siparişlerle

    başladıklarını göstermiştir. Pasif pazar seçimi, genellikle tecrübesi olmayan

    küçük ve orta büyüklükteki işletmeler tarafından yapılmaktadır. Proaktif pazar

    seçimi ise tersine pazar odaklı bir yaklaşımdır. İhracatçı yabancı pazarların

    seçiminde aktiftir ve pazarlarda tüketici bölümlendirmesine gider. Sistematik ve

    formal olarak yapılır. Sistematik olarak pazar araştırması ve daha sonra ülke dışı

    ziyaretleri yapılır.3

    Pazar seçiminde politik, sosyal, ekonomik ya da kültürel olarak ülke pazarlarına

    benzer pazarlar tercih edilir. Böylece ihracatçı bir pazardan diğerine minimum

    ürün uyumu gerektirecek şekilde yayılmış olur. İlk zamanlar yakındaki komşu

    ülke pazarları optimal yayılma alanları olarak görülür ve pazarlama programları

    bu pazarlar için yapılır. Bu politikaya “kümeleme yöntemi” ya da “yakın komşu

    yaklaşımı” adı verilir. Amerika ve Kanada, Danimarka, Norveç, İsveç arasında,

    İngiltere ve İrlanda arasında, İspanya ve Portekiz arasında bu yaklaşım kullanılabilir.İhracatın faydalarının, sakıncalarının ve yabancı acenta ve distribütörün nasıl

    seçileceğinin bilinmesi, ihracat prosedürlerinin öğrenilmesi, ödemelerin düzenlenmesi

    konuları yabancı pazarlara ihracat stratejisiyle girmek isteyen girişimciler

    için çok önemlidir. Uluslararası pazara ilk kez açılan bir işletme, yabancı pazarlarda

    rekabet edebilmek için kaygılarını yenmelidir. Uluslararası işletmeler, uluslararası

    pazarlama faaliyetlerinde tam kontrol sağlamaktan çok, uluslararası pazar ve

    politika riskini azaltmayı isterler. Bu nedenle ihracat, genellikle üreticiler için en iyi

    giriş stratejisi olarak görülmektedir.4 Yabancı pazarlara girme stratejilerinden en

    az riskli olanı ihracattır.5 İhracat yapmak isteyen işletmeler yabancı ülkedeki tarifeler,

    döviz kurları, ticari kısıtlamalar, kültürel farklılıklar, belirsizlikler, hammadde

    kaynakları gibi faktörleri; sanayi ile ilgili ürün yaşam eğrisinde ürünün nerde yer

    aldığı, üretim yapısı faktörlerini, kendisi ile ilgili ise knowledge gibi dokunulmaz

    kaynaklarını, büyüklüğünü, talebi karşılayıp karşılayamayacağını, tedarikçilerini

    göz önünde bulundurmalıdır. İhracat rekabeti üstünlüğünün anlamı, fi yat rekabeti

    (düşük birim maliyet, düşük satış fi yatı), üstün ürün kalitesi (daha iyi tasarım,

    daha iyi ambalaj) ya da hizmetler (satış sonrası hizmetler, daha hızlı teslimat)

    olarak belirtilebilir.DOLAYLI İHRACAT

    Ülke içinde bulunan bir aracı vasıtasıyla ürünlerin yabancı bir ülkeye gönderilmesine

    dolaylı ihracat denilmektedir. Genellikle yeterli fi nans kaynağı olmayan ya da yabancı

    ülke pazarlarına açılmayı, risk üstlenmeyi istemeyen işletme yöneticileri tarafından

    kullanılmaktadır. İşletme, ürünleri ülke içindeki bir müşteriye satarmış gibi yerel aracıya

    satar ve bu aracı da ürünleri ülke dışına gönderir. Dolaylı ihracatta işletme yabancı

    pazarlar hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olan ana ülkedeki komisyoncu, yerli tüccar6,

    yabancı tüccar ve temsilciler, ihracatçı birliği, ihracat yönetim şirketleri (Export Management

    Companies), dış ticaret şirketleri (Export Trading Companies) kullanılabilir.

    Örneğin Amerikan işletmesi olan Hewlett Packard mikroçipleri diğer bir Amerikan işletmesi

    olan Intel’den bilgisayar üretmek için satın alır ve sonra ürettiği bilgisayarları

    Avrupa’ya ihraç eder. Intel’in çipleri dolaylı ihraç edilmiş olur.

    Komisyoncular ve Yerli Tüccarlar: Komisyoncular yabancı müşteriyi temsil

    ederler, alıcı ve satıcıyı hiç karşılaştırmadan tüm faaliyetleri yürütürler ve belirli

    bir komisyon karşılığı çalışırlar. Yerli tüccarlar ise ihracat yapan ülkenin vatandaşı

    olan, kendi hesaplarına bağımsız olarak çalışan kişi veya kuruluşlardır. Yerli tüccar

    kullanıldığında ihracatçı fi rma uluslararası pazarla bir bağlantı kurmaz, mallar

    ülke içindeki bir müşteriye satılmış gibi olur.

    İhracatçı Birliği: Farklı sektörlerde çalışan üretici işletmelerin gönüllü olarak üye

    oldukları kurumlardır.İşletmenin tek başına yapamayacağı faaliyetleri gerçekleştirir.

    Ölçek ekonomilerinden yararlanarak büyük miktarlarda girdiyi düşük maliyetlerle

    elde edebilirler.7

    Yabancı Tüccar ve Temsilciler: Yabancı işletmeler için büyük miktarlarda alım

    yapan, üretici işletmenin ülkesindeki tüccar ve temsilcilerdir.

    Dış Ticaret Şirketleri (Export Trading Companies): İhracat şirketleri olarak da

    bilinen bu şirketler ihracatçı işletmenin mallarını yabancı ülkelerde pazarlayan

    bağımsız kuruluşlardır. Geniş bir mamul portföyleri vardır. Yükleme, depolama,

    fi nans, sigorta, danışmalık, teknoloji transferi konularında uzmandırlar.

    İhracat Yönetim Şirketleri (Export Management Companies): İhracatçı işletmenin

    ülkesinde faaliyet gösteren, birbirine rakip olmayan belirli sayıda işletmenin

    mallarını pazarlayan, ihracatçıyı temsil eden, müşterilerle görüşmeleri işletme

    adına yapan, siparişler için onay alan aracılardır. Farklı işletmeler ile çalıştıklarından

    maliyeti düşüktür. İhracatçının malını satın alır ve ülke dışında kendi hesaplarına satarlar. Üretici işletmelerin ihracat bölümü gibi çalışırlar. Özellikle küçük

    işletmeler, ihracat bölümü kurmadan ihracat yönetim şirketlerini kullanabilirler.

    İhracat yapmak isteyen işletme bir ya da daha fazla aracı kullanarak mal ve hizmetlerinin

    pazarlamasını ve dağıtımını yapabilir. Aracılar taşımacılık, belgeleme

    gibi sınırlı hizmetler sunabilir ya da mal ve hizmetlerin sahipliğini üzerlerine alarak

    daha fazla sorumluluk üstlenebilirler. İşletmenin doğrudan ya da dolaylı ihracata

    karar verirken elinde bulunan kaynakları, ürünleri, pazarlama planı, pazarın yapısı,

    rekabet, kanal sistemleri, hükümet düzenlemeleri önemlidir. İşletmeler hangi

    aracıyı kullanacaklarına karar verirken kontrol, kaynaklar, risk, esneklik gibi faktörleri

    gözönünde bulundurmaktadır. Aracının büyüklüğü, yeteneği, satış kayıtları,

    mevcut ürün karması, tesisleri, teçhizatı, pazarlama politikaları, müşteri profi li,

    tutundurma stratejileri dikkate alınmalıdır.Dolaylı İhracatın Dezavantajları

    1) Aracıların nihai fi yat üzerindeki kontrol güçleri olduğundan kazanç kaybı

    olabilir.

    2) Üretici aracıya bağlı kaldığından tüketici davranışları, rakipleri hakkında

    bilgi edinemez.

    3) Dolaylı ihracat, yabancı pazarlara ilk kez giren bir işletme için iyi bir yol

    olmakla birlikte kalifi kasyonu yüksek acentaların olmaması nedeniyle çok

    tercih edilmeyebilir. Yanlış pazarlama yapılması işletmenin markasına zarar

    verebilir.

    DOĞRUDAN İHRACAT

    İhracat miktarı arttıkça işletme doğrudan ihracata yönelebilir. Doğrudan ihracat,

    mal ve hizmetlerin ihracatçının ana ülkesi dışındaki bir ülkede tüketiciye, distribütöre

    ya da nihai kullanıcıya kısaca üçüncü bir tarafa doğrudan satılmasıdır.Doğrudan ihracatta, işletme ana ülkedeki aracılardan yararlanmaz. Yabancı

    ülke pazarında yerleşmiş olan, üreticiyi temsil eden acenta ve distribütörler kullanılır

    ya da işletme kendi satış şubesini açar.8 Böylece dolaylı ihracatta kısıtlı

    katılım söz konusu iken, doğrudan ihracatta daha iyi bağlantılar kurulur ve satış

    çabası gösterilir. Doğrudan ihracatta üretici işletmenin bilgi gereksinmesi dolaylı

    ihracata göre daha fazladır ve nakliye, uluslararası ödeme yöntemleri hakkında

    bilgi sahibi olunması gerekmektedir. Doğrudan ihracatta kullanılan aracılar;

    acenta (satış temsilcisi), distribütör, yurt dışı satış büroları, gezici satışçılar,

    katalog, telepazarlama, e-ticarettir. Daha az kullanılan bir kanal olarak üretici,

    doğrudan nihai tüketici ile bağlantı kurar. Doğrudan ihracat, üreticinin prosedürler

    ve ihracat nakliyesi belgelerini ögrenmesini gerektirir. Üreticiler distribütörler

    ile satış haklarının, rekabet koşullarının ve sürenin yer aldığı işbirliğine dayanan,

    yazılı bir sözleşme yaparlar. İhracat yoğunluğu, ihracat satışlarının toplam

    satışlar içindeki payıdır.9

    Acentalar: Acenta üreticiyi temsil eder. Risk ve sorumluluk almadan komisyon

    karşılığında ürünleri yabancı pazarda satar. Acenta ihracatçı işletmeye müşteri

    temin eder ve müşteri ile işletmeyi karşılaştırır. İşletmenin adını almadan, ürünlerini

    toptancı, perakendeci gibi diğer aracılara ya da nihai alıcılara satar, bazı

    teknik servisler sağlar.

    Distribütörler: Yabancı distribütör ise tüccar aracı olup, kendi adı altında ürünlerini

    kendi ülkesinde aracıya ya da nihai tüketiciye satar. Belirli bir kâr marjı karşılığında

    çalışır. Acentadan farklı olarak stok tutar, promosyon, fi ziksel dağıtım,

    ürün bakım onarımı sağlar. Tablo 23’de distribütörü seçerken dikkat edilmesi

    gereken kriterler verilmiştir. Distribütörle yapılan sözleşmede tarafl arın kimlikleri,

    sözleşmenin feshi koşulları, ürün bilgileri, bölgesi, tek satış hakkı süresi,

    satış ve teknik destek, vergi sorumluluğu, ürün dağıtımı, fi yatlar, reklâm, stok,

    ödeme koşulları, satış sonrası hizmetler gibi bilgiler yer alır. Distribütör üzerinde

    kontrol sağlanamaması işletme için problem yaratabilir. Johnie Walker şirketi,

    Japonya‘da ürünlerinin dağıtımı için yıllarca distribütörleri kullanmış ama daha

    sonra iki ana distribütörünü satın alarak markası üzerinde kontrol sağlamıştır.

    Nissan Japon otomobil imalatçısı, İngiltere’de otomobillerin tek satış hakkında

    yılarca distribütör olarak Nissan UK’ı kullanırken, 1992 yılında kendi şubesini

    açmıştır.Yurt Dışı Satış Büroları: Ülke dışındaki pazarlarda depolama, satış, dağıtım ve

    tutundurma faaliyetlerini yürütürler. Yabancı ülkeyi yakından tanıma imkanlarına

    sahip olduklarından elde ettikleri bilgileri ana işletme ile paylaşırlar.

    Gezici Satışçılar: Gezici satışçılar işletmenin malını ülke dışında pazarlamaya,

    mal hakkında bilgi vermeye çalışan, işletmeyi dışarıda tanıtan ve hedef pazar

    hakkında bilgi toplayan işletme görevlileridir. İhracat yapan işletmenin mallarıyla

    ilgili bilgileri belirli bir ücret karşılığında uluslararası pazarlarda müşterilere aktarırlar.

    Maliyeti yüksektir.11

    Kataloglar ve Telepazarlama: Bazı işletmeler ürünlerini endüstriyel katologlar,

    perakende satış katalogları, ticari eşya katologlarıyla ve ücretsiz telefon hatlarını

    kullanarak satmaktadır. Televizyon reklâmlarıyla müşterilerin dikkati çekilmekte,

    ücretsiz telefon hatları doğrudan sipariş verme imkânı sunmaktadır.

    TV Kanalları: Turizm, tatil pazarlama, ev aletlerini pazarlamada TV kanallarının

    kullanılması gittikçe artmaktadır.Elektronik Ticaret: Elektronik ticaret kısaca “Bilişim ağları (Internet gibi) üzerinden

    yapılan tüm bilgi, hizmet, para vs. gibi ekonomik değerlerin değişimi

    süreci”’dir. Araçları; telefon, fax, televizyon, elektronik ödeme ve para transferleri,

    elektronik veri değişimi, internet olarak sıralanabilir12.

    İnternet, işletmelerin ürünlerini nihai kullanıcıya ihraç etmelerinde önemli bir araçtır. İnternetin

    ihracat yapmak isteyen işletmeler için faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz13:

    1) Uluslararası bilgi kaynaklarına ulaşmayı sağlayarak psikolojik engelleri ortadan

    kaldırmaktadır.

    2) Elektronik para transferleri, ödemeler sayesinde faaliyet işlemlerini basitleştirir.

    3) İnternete bağlı herkes evrensel bir iletişim ağında, anında ve neredeyse

    sıfır maliyetle iletişim kurabilmektedir.14 Yirmidört saat, yedi gün erişim ve

    hizmet sunulmaktadır. Düşük maliyetle pazar araştırması yapmayı, uluslararası

    bilgi elde etmeyi sağlayarak organizasyon engellerini ortadan kaldırır.

    Müşteriler istedikleri ürün ya da işletme bilgilerine ulaşabilmektedir.

    4) Müşterilerle, tedarikçilerle ve distribütörlerle fi ziksel olarak aynı yerde bulunmak

    gerekmeden, doğrudan bağlantı kurmayı sağlar. Geleneksel aracılara

    bağımlılığı azaltmıştır. İnternet, bireysel müşterilerin ihtiyaçlarına

    cevap verecek, kapsamlı aramalarında yardımcı olacak yahoo, google,

    amozon gibi yeni bilgi aracılarını ortaya çıkartmıştır.

    5) Ülke pazar seçimini, uluslararası müşterilerden geri bildirimi, küresel niş

    stratejisine uyum sağlayarak ürün/pazar engellerini ortadan kaldırmaktadır.

    İşletme yöneticileri uzak ülkelere gitmeden video konferanslar düzenleyebilmekte,

    mail ile sipariş verilip alınabilmektedir.

    6) İnternet, bilgisayar, turizm, kitap, dağıtım, fi nansal hizmetler gibi birçok

    sektörde ölçek ekonomileri, dağıtım, marka adı gibi pazara giriş engellerini

    ortadan kaldırmaktadır.

    7) Mevcut ve yeni müşteriler için yeni mal ve hizmetler geliştirilmesini sağlar.İnternette yapılan satışların %80’i endüstriyel alımlardır, yani işletmeler arası

    ticarettir (B2B). Tedarikçiler ve alıcılar kapasitelerini web sitelerine bildirmekte

    ya da B2B değişimleri yapmak istediklerini duyurmaktadırlar. General Motors,

    Wall Mart, General Electric gibi büyük işletmeler internetten alım yapmaktadırlar.

    Şirketlerden tüketicilere olan sektör (B2C) kitap satışları, online hisse senedi

    satışları gibi perakende satışları kapsamaktadır.16 Dell Bilgisayar Şirketi, 1997

    yılında bilgisayarlarını internet üzerinden Malezya, Avustralya, Hong Kong, New

    Zealand, Singapur, Taywan ve diğer Asya ülkelerine satmaya başlamıştır17. MasterCard,

    Visa gibi kredi kartı ve UPS gibi uluslararası dağıtım şirketleri uluslararası

    pazarlarda hizmet vermektedir. Elektronik ticaret özellikle küçük ve orta büyüklükteki

    işletmeler (KOBİ) için önemlidir. Elektronik ticerete başlamak kolaydır,

    hızlı ve ucuz bilgi dağıtımı olur, yeni ürünler hakkında hızlı geri bildirim sağlanır,

    müşteri hizmetleri geliştirilebilir, farklı pazarlara girmek için stratejik bir araçtır, telefon

    konuşmasından ucuzdur, tedarikçiler ve müşterilerle elektronik veri değişimi

    kurulmasına yardımcı olmaktadır.


      ULUSLARARASI PAZARLARI BELİRLEME YAKLAŞIMLARI

      Ekonomi ve ticaretteki küreselleşme eğilimleri ve artan rekabet ile birlikte işletmeler

      dışa açılma stratejilerine yeniden yön vermeye başlamıştır. Küreselleşme

      süreci ile birlikte üretim faaliyetlerinin belirli bir bölgede yoğunlaşmasının etkisi

      azalmış, sınır ötesi işbirliği anlaşmaları artmaya başlamıştır. Yabancı yatırımlar

      üzerindeki engellerin azalmaya başlamasıyla birlikte, piyasalar birbirine daha

      bağımlı hale gelmiştir. İşletmeler stratejilerini gözden geçirmeye ve daha düşük

      maliyetlerle daha verimli üretecek yöntemleri aramaya yönelmişlerdir. İşletmeler

      uluslararasılaşma sürecine büyük işletmeler olarak başlamazlar. Ama işletmenin

      dış pazarlara satılabilecek ürünlere sahip olup olmadığı, dış pazarları araştırma

      kararı verilmeden önce düşünülmesi gerekli önemli bir karardır. İşletmelerin

      çoğu tanıdık olmayan yabancı ülkelerdeki faaliyetleri, ülke içindekinden daha

      riskli görmektedir. Yabancı ülkelerdeki faaliyetler öğrenildikçe ve tecrübe kazanıldıkça,

      yabancı pazarlar daha az riskli görüldüklerinden daha fazla taahhütte

      bulunulur. Yeni işletmelerin bir çoğu öncelikle ülke içindeki ihtiyaçları karşılamak

      için kurulmakta ve sadece ülke içindeki fırsatlar düşünülmektedir. Ülke dışından

      beklenmeyen bir anda talep geldiğinde ise ihracat yapıp yapmama kararı ile karşı

      karşıya kalınır. Bazı işletmeler mamullerini ülke dışında nasıl tanıtacağını bilememekte

      ve bazı işletmeler ise yabancı ülkelere ihracat yapmayı bilmediği için bu

      fırsatı kaçırmaktadır. İleri teknoloji, elektronik ticaretin oluşması maliyetleri azaltmakta,

      farklı ülkelerden tedarikçi, aracı sağlama, hızlı hareket etme ve pazarlara

      girme imkanı vermekte, tüm dünyadaki müşteriye ulaşmak mümkün kılınmaktadır.

      Örneğin, Hewlett Packard, kurduğu iletişim ağıyla dünya çapında yayılan şubeleri

      arasında işbirliği sağlayarak önemli bir esnekliğe ulaşmıştır. Amazon.com,

      milyonlarca CD, kitap, elektronik eşyayı fi ziki olarak bulundurmaksızın siparişleri

      karşılamakta, yeni çıkan kitapları web sitesinden tüm dünyaya duyurmaktadır.

      Dünyadaki son gelişmeler işletmelerin ticaret engellerinin üstesinden gelmesi için

      olanak sağlamaktadır. İşte tüm bu gelişmeler doğrultusunda uluslararasılaşma

      45

      46 Küreselleşme Sürecinde Dışa Açılma Stratejileri

      sürecinde belli bir aşama takip etmeyen, ileri teknolojiye sahip olan, kurulduktan

      iki veya üç yıl gibi kısa bir süre içinde farklı ülkelerde ürünlerini satarak kâr elde

      edebilen doğuştan küresel işletmeler ortaya çıkmıştır.

      Bu bölümde işletmelerin uluslararası pazarlara girme kararını nasıl verdikleri, hedef

      ülke pazarını nasıl belirledikleri ve dışa açılma stratejileri açıklanarak, stratejilerin

      üstün ve zayıf yönleri hakkında bilgi verilmiştir.

      İŞLETMELERİN DIŞA AÇILMA STRATEJİLERİ VE PAZARA GİRİŞ

      SÜRECİNDE VERİLMESİ GEREKEN KARARLAR

      İşletmelerin uluslararası pazarlara girerken vermesi gereken bazı kararlar vardır.

      Bunlar;

      1) Uluslararası pazarlama çevresinin incelenmesi

      2) Uluslararası pazarlara girip girmeme kararı

      3) Hangi pazarlara girileceği- hedef ülke pazarını seçme kararı

      4) Pazara hangi strateji ile girileceği kararı

      5) Pazarlama programı kararı

      6) Pazarlama örgütlenme ve kontrol kararıdır.

      Uluslararası pazarlara giriş stratejisi kapsamlı bir pazarlama plânı yapmayı ve

      hedef pazardaki başarıyı takip etmeyi gerektirir. Giriş stratejisi zamanı birçok işletme

      için üç-beş yıl zaman almaktadır. İşletme ürettiği her ürün ve düşündüğü

      her yabancı pazar için giriş stratejisini tasarlamalıdır. Benzer ülke pazarlarına

      aynı strateji ile girilebilmektedir. Hangi pazarlara girileceği kararından sonra verilmesi

      gereken karar, hangi giriş stratejisinin kullanılacağıdır. İşletmeler karar

      verirken mülkiyet avantajları, yer avantajları, içselleştirme avantajları ve kontrol,

      kaynak uygunluğu, küresel strateji gibi belirli faktörleri göz önünde bulundururlar.

      Planda karar verilmesi gereken konular;

      - Hedef ürün ve hedef pazarların nereleri olacağı,

      - İşletmenin hedef pazardaki amaçlarının belirlenmesi,

      - Hedef ülke pazarına hangi strateji ile girileceği kararı,

      - Hedef ülke pazarına nüfuz etmek için pazarlama planı ve

      - Başarılı olup olunmadığını izlemek için bir kontrol sisteminin kurulmasıdır.

      Bu kararların her biri gözden geçirilebilir ve gerekirse değiştirilir. Bir ülkede

      başarılı olan giriş stratejisi diğer bir ülkede başarılı olmayabilir. Belirli

      bir ürün ve hedef ülke pazarı için giriş stratejisine karar veren yöneticiler,

      işletmenin içsel faktörleri kadar, bir takım dışsal faktörleri de göz önünde

      bulundurmalıdırlar. Giriş stratejisini etkileyen dışsal faktörler;Hedef ülke pazar faktörleri (satış potansiyeli, pazarın büyüme hızı, rekabet yapısı

      ve dağıtım sistemi, dağıtım ağları, iletişim sistemi, altyapısı),

      Hedef ülke üretim faktörleri (hammadde kalitesi, miktarı, uygunluğu ve yerel üretimin

      girdi maliyetleri, işgücü, enerji gibi üretim unsurları),

      Hedef ülkedeki çevresel faktörler (Politik, ekonomik, ve sosyokültürel faktörler,

      hükümet düzenlemeleri, yabancı yatırım teşvikleri, risk),

      Ana ülke faktörleri (Ana ülkedeki üretim, pazar ve çevresel faktörler)

      İşletmenin içsel faktörleri ise; üretim faktörleri (ürün farklılaştırma derecesi, teknolojisi,

      uyarlama ihtiyacı), kaynak/taahhüt faktörleridir (yönetim, sermaye, teknoloji,

      ve bunları yabancı pazara verme isteği).ULUSLARARASI PAZARLARA GİRİP GİRMEME KARARI

      Ülke içinde başarıyla faaliyette bulunan ve satışları artan işletmelerden bazıları

      zaman içinde farklı ülke pazarlarına yönelmek isteyebilir. Girişimci olmayan ve

      risk almak istemeyen işletmeler için ise ülke içinde faaliyet göstermek yeterlidir.

      İşletme sahiplerinin işletmenin uluslararasılaşmasını istemeleri ve buna inanmaları,

      yabancı pazarlar konusunda bilgi ve tecrübe sahibi olmaları uluslararasılaşmada

      önemli etkenlerdir. Uluslararası pazarlara girip girmeme kararı karmaşık

      ve verilmesi zor olan bir karardır. Bazı işletmeler ülke dışından gelen talep, iç

      pazarın daralması, kapasite fazlasının olması, ülke dışında fırsatların olması gibi

      nedenlerle bu kararı vermektedir. İşletmeler girmek istedikleri pazarı belirleyip

      girme kararı aldıktan sonra, pazara hangi strateji ile gireceklerine karar verirler.

      Uluslararası pazarlarda yayılmak isteyen bir işletmenin değerlendirilmesi plânlanması

      gereken önemli bir adımdır. İşletmenin güçlü, zayıf yönleri, dışsal çevresindeki

      fırsatlar ve tehdit eden unsurlar SWOT analizi ile değerlendirilmelidir.

      Bu modelde; işletmenin içsel çevresi güçlü ve zayıf yanları ve dışsal çevresinde

      uluslararası pazarlara gidildiğinde karşılaşılacak fırsatlar, tehditler dikkate alınarak

      incelenmektedir. Değerlendirmede mevcut ve potansiyel rakipler de göz

      önünde bulundurulmaktadır.

      İşletmenin güçlü ve zayıf yönleri değerlendirilirken; işletmenin amacı, yerel pazardaki

      rekabet gücü, belirli bir sürede geliştirmiş olduğu mal ve hizmetlerin kalitesi,

      özellikleri, yeni ürün geliştirme yeteneği, üretim kapasitesi, üretim yöntemleri,

      teknoloji, tedarik kaynakları, üretim personeli, müşterileri, fi yatlama politikaları,

      tutundurma faaliyetleri, satışlar, dağıtım ve lojistik, pazar araştırması, pazarlama

      yönetimi, organizasyon kaynakları, yönetimin kalitesi, personelin davranışı, çalışma

      sermayesi, kârlılık ve yönetim bilgisi dikkate alınmaktadır. İşletmenin üretiminin esnek olması, yüksek miktarda üretim yapma kapasitesine sahip olması,

      maliyetler, nitelikli yerel distribütörlerin olması dış pazarlara girme kararı alınmasını

      kolaylaştırmaktadır.