Bölüm anahatları

  • Remel Bahri

    Halîl b. Ahmed’in aruz sisteminde “müctelibe” denilen üçüncü dairedeki üç bahirden (hezec, recez, remel) üçüncüsü olup genel sıralamada sekizinci bahir olarak geçer. Tef‘ileleri yedi harfli (sübâiyye) bahirlerdendir. İllet ve zihaf kaidelerinin uygulanmaması halinde dâiredeki nazarî şekli, iki hafif sebep ile (فَاْ + تُنْ) aralarındaki bir mecmû vetidden (عِلٰاْ) oluşan “fâilâtün” (فَاْعِلٰاتُنْ) tef‘ilesinin altı defa tekrarlanmasıyla meydana gelir. Cevherî’nin sıralamasına göre ise remel, “müfredât” denilen ve bir tek tef‘ilenin belli sayılarda tekrarıyla oluşan bahirler arasında yer alır.

    Halîl b. Ahmed bu bahri, remel kelimesinin “hasır örgüsü” anlamından hareketle birbiri üzerine muntazam bir şekilde yığılmış ince örgülere benzeterek remel diye isimlendirmiştir. Remel terimi, “fâilâtün” tef‘ilelerinin ardarda sıralanışından doğan seri telaffuz sebebiyle kelimenin “hervele” (seri yürüyüş) anlamıyla da irtibatlandırılmıştır.

    Ahfeş el-Evsat, Halîl b. Ahmed tarafından kesin kurallara bağlanmış vezinlerle izah edilemeyen şekillerden ve şiir tenkitçilerinin nazım kusurlarından bahsederken vezin bakımından beyitlerinin yapısı birbirine uymayan bütün zayıf şiirlere remel denildiğini ve bunun bir kusur sayıldığını kaydeder (Kitâbü’l-Ḳavâfî, s. 67). Aynı zamanda remel, nazım ve mûsikiyle alâkalı bir terim olup kadim Araplar’ın “kasîd, recez, remel” diye adlandırdıkları, belirli konulara tahsis edilmiş olan nazım türlerinden biridir (a.g.e., s. 68). Bu anlamıyla remel, kasîd ve recez formları dışındaki bütün şiirler demek olup medîd, basît, vâfir, kâmil vb. bahirlerin meczû beyitleriyle söylenebilen, genellikle topluluk arasında inşad edilen, daha çok övgü, yergi ve fahra dair şiirlerdir. Remel hüzün, ferahlık, övünç, kahramanlık ve ağıt gibi duygusal konuları işlemeye elverişli ince ve zarif bir bahir olarak tanımlanır.

     

    (TDV İslam Ansiklopedisi’nden)