Edebiyat; insanın duygularının, düşüncelerinin, düşlerinin, kaygılarının, karşı çıkışlarının, sanatçı tarafından oluşturulan kurgu yoluyla dilin varsıl olanaklarına düşsel olarak dönüşümüdür. Yaşamın ve insana ilişkin her türlü durumun, sorunun, güzelliğin sanatçının düş gücüyle ve dilin olanaklarıyla yaşam bulmasıdır (Aslan, 2013b). Olay, düş, düşünce, duygu, tasarı ve imgelerin dil aracılığıyla biçimlendirilmesi sanatıdır. Bu söylenenlerin sanatlı bir biçimde anlatılmasıdır.    

      Edebiyatın; okurların kişiliklerinin oluşumuna, eylemlerine, duygu ve düşünce dünyalarının biçimlenmesine etkide bulunması kaçınılmazdır. Edebiyat; kişinin yaşamını farklı yaşam biçimleriyle, farklı insan tipleriyle zenginleştirir, insanların farklılıklarına saygı ve hoşgörü duygusu geliştirmesini sağlar. İnsanlaşma yolunda insanın acılarına, sömürüye, haksızlığa, zulme, savaşa, şiddete, adaletsizliğe karşı kişinin duyarlık kazanmasına ve bir karşı duruş oluşturmasına katkıda bulunur. Kısacası; yaşamı anlayan, olayları doğru ve mantıklı yorumlayan, düşüncesini ve yüreğini sevgiyle işe koşan insanların yetişmesinde nitelikli edebiyat yapıtları önemli bir sorumluluk üstlenir (Aslan, 2014). 

     Kavcar (1999)’a göre edebiyat yapıtları insanın iç dünyasını insan sevgisiyle, yurt sevgisiyle, yaşama sevgisiyle ve daha nice sevgilerle yumuşatır. İyilik, dostluk, hoşgörü, bağışlama, dayanışma, çalışkanlık, dürüstlük... gibi insana özgü temel duyguları geliştirip pekiştirir. Edebiyat, insanın kendisiyle, başkalarıyla, doğayla ve toplumla çatışmalarını yansıtır. Bu yolla da insana sevme, acıma, güzellikler karşısında duygulanma ve heyecanlanmayı öğretmede önemli bir görev üstlenir. İnsan; kendisini, diğer insanları, çevresini ve yaşam gerçekliğini yazınsal ürünler aracılığıyla öğrenir. Kısaca, tüm sanatlar gibi edebiyatın da amacı yaşamı tanıtmak, kolaylaştırmak ve güzel kılmaktır. 

         Çocuk edebiyatı da edebiyatın bir parçasıdır; çocuğu yetişkin edebiyatıyla yüzleşmeye ve baş etmeye hazırlayan bir geçiş edebiyatıdır. Sever (2010:17), çocuk edebiyatını, “Erken çocukluk döneminden başlayıp ergenlik dönemini de kapsayan bir yaşam evresinde, çocukların dil gelişimi ve anlama düzeylerine uygun olarak duygu ve düşünce dünyalarını sanatsal niteliği olan dilsel ve görsel iletilerle zenginleştiren, beğeni düzeylerini yükselten ürünlerin genel adı” biçiminde tanımlamaktadır. 

         Çocuk edebiyatının en temel işlevi çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmaktır. Bunu başarabilen kitaplar, çocuğun bilişsel, duyuşsal, devinişsel, kişilik ve toplumsal gelişimine de önemli katkılar sağlar. Nitelikli çocuk edebiyatı yapıtları, çocuğun iç dünyasını insan sevgisiyle, yaşama sevgisiyle, barış, kardeşlik, paylaşma, yardımlaşma, hoşgörü, dayanışma, dürüstlük, dostluk gibi evrensel değer ve sevgilerle yumuşatır ve böylece onun duyarlık eğitimine katkı sağlar. Bu nedenle çocukların erken yaşlardan başlayarak nitelikli çocuk edebiyatı ürünleriyle buluşturulması bir zorunluluktur. 

Dersin Amacı:Öğrencilerin nitelikli çocuk edebiyatı yapıtlarının çocuğun duyarlık eğitimine katkılarını fark etmelerini sağlamak ve çeşitli çocuk edebiyatı yapıtlarını çocuğun duyarlık eğitimine katkıları bağlamında inceleyip değerlendirebilme becerisini kazandırabilmek.