Dersin Tanımı         

  Dil, insanların duygu ve düşüncelerini anlatmak, birbirleriyle iletişim kurmak amacıyla kullandıkları sesli ya da yazılı göstergeler dizgesidir; başka bir söyleyişle düşünme ve iletişim sürecinde toplumun kültürünü oluşturan bir araçtır (Adalı, 2009; Bilgin, 2006; Çotuksöken, 2002; Kavcar, 1999; Kavcar, Oğuzkan ve Sever, 2005; Özdemir, 1990). Humboldt’a göre dil, insanda bulunan genel dil yetisinden ve insanın söyleme gereksiniminden doğar (Akt. Akarsu, 1984). Anadili ise, bireyin önce annesinden, ailesinden, sonra ilişkili olduğu çevresinden öğrendiği ve duygularını, düşüncelerini, toplumla olan bağlarını oluşturan dildir (Aksan, 1998; Vardar, 1980; Sever, Kaya ve Aslan, 2011).

 

Dilin yaratıcı anlam olanaklarını somutlayan edebiyat ise, duygu, düşünce ve düşlerin sözlü ya da yazılı olarak, güzel ve etkili bir biçimde anlatılması sanatıdır (Kavcar, 1999). Moran’a (2009) göre de edebiyat, duyguların dile getirilmesi ya da yaşam gerçekliğinin yansıtılmasıdır. Sever (2010) de edebiyatı, sanatçının yaşananları ve yaşanacakları sözcüklerle ortaya çıkarmasına dönük estetik bir eylem olarak tanımlamıştır.

 

             Edebiyat eserleri, insana özgü değerlerin ve toplumsal yaşamın gerektirdiği değerlerin benimsenmesinde önemli bir rol oynar. Bu bağlamda dil, kültürün temel öğesi ve insanları birbirine yakınlaştıran en güçlü araçtır. Bu nedenle yetişmekte olan kuşaklara anadilinin çok iyi öğretilmesi büyük önem kazanmaktadır (Kavcar,1999:6). Dil ve kültür arasındaki ilişki bu denli önemliyken kültür de “toplum, insanoğlu, eğitim süreci ve kültürel içerik gibi değişkenlerin ve bunlar arasındaki karmaşık ilişkilerin bir işlevi” biçiminde tanımlanmaktadır (Güvenç, 1994: 101). Kültür, genel bir belirlemeyle bir toplumun yaşam biçimidir.