Onkolojide Hedefe Yönelik Tedaviler

Onkolojide Hedefe Yönelik Tedaviler

 

 

Spesifik bir molekülü hedefleyerek tümör büyümesinin durdurulması amaçlanarak uygulanan tedaviye hedefe yönelik tedavi denilir. Amaç daha az yan etki daha fazla etki sağlayabilmektir.

Her kanserde spesifik bir hedefe yönelik tedavi şuanda olmamakla birlikte hemen çoğunda hedefe yönelik tedaviler standart uygulamada yer almaya başlamıştır. Halk arasında akıllı ilaç olarakta bilinen bu ilaçlar en sık kullanıldığı kanserler;

•      LENFOMA (NON HODGKİN LENFOMA)

•      MEME KANSERİ

•      KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİ

•      KOLON KANSERİ

•      GASTROİNTESTİNAL STROMAL TÜMÖR

 

 

Hedefe yönelik tedavilerin uygulanması ile 3 tür sonuç gözlenebilir.

Hastalık gerileyebilir, ilaca rağmen artabilir yada stabil kalıp daha sonra artış gösterebilir. Bu yanıt değişkenliğinin nedeni ilacın etki ettiği molekül ve yolak dışında tümör mutasyon veya direç mekanizmaları aracılığı ile başka yolakları kullanarak proliferasyon gelişebilmektedir.

Hedef molekül; genellikle immunhistokimyasal yolla yada FISH, CİSH gibi insutuhibridizasyon ile tespit edilmektedir.

Başlıca hedefe yönelik ajanlar;

•      KÜÇÜK MOLEKÜLLER

•      MONOKLONAL  ANTİKORLAR

•      APOPİTOZU İNDÜKLEYEN İLAÇLAR

•      ANJİOGENEZ İNHİBİTÖRLERİ

 

 

 

 

Küçük moleküller;

Tirozin kinaz inhibtörleri; erlotinib ve gefitinib bu guruptan ilaçlardandır. Bu iki ilaç EGFR ailesinden olan tirozin kinazı inhibe ederek hücre proliferasyonunu engellerler. Oral yoldan kulanılırlar. Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde adeno ca alt gurubunda EGFR mutasyonu olanlarda belirgin etkilidir. Akneiform cilt dökünütüsü olan hastalarda yanıt olma ihtimali daha fazla olup yan etkinin etkiyi predikte ettirdiği bir ilaçtır.

 

Monoklonal antikorlar

Spesifik bir moleküle bağlanan antikor o molekülün sinyal blokajını sağlamasından başka hücresel aracılıklı sitotoksisite ile de etki etmektedir.

En temel olan antikorlar;

Rituksimab CD 20 antigenine karşı olup NHL diffuz büyük B hücreli ve folliküler lenfomalarda kullanılmaktadır.

Trastuzumab, meme kanserli hastaların yaklaşık 1/3 de pozitif olan EGFR ailesinden, cerbb 2 molekülüne karşılık etkili olup metastatik meme kanserinde kullanılır. En önemli yan etkisi kalp yetmezliğidir. Bu kalp yetmezliğinin en önemli özelliği reversibl olmasıdır.

Lapatinib EGFR yolağından etkili olan bir monoklonal antikor olup metastatik meme kanserinde kullanılmaktadır.

Monoklonal antikorların toksinlere bağlanarak oluşturduğu etkiye radyoiimunoterapi denilir ve en sık difteri toksini kullanılmaktadır.

 

Setuksimab EGFR üzerinden etkili olan bir ajan olup metastatik kolon kanserinde kullanılmaktadır. RAS mutasyonu setuksimab etkinliğini belirlemede kullanılır. RAS mutasyonu olanlarda cetuksimab etkin değildir. Yan etki olarak akneiform lezyonlar görülebilir ve döküntü ne kadar fazla ise etkinlik o kadar fazla olduğu bildirilmiştir.

Bunun dışında vascular endothelial growth factor (VEGF) üzerinden etkili ajanlar olup tümörün neovaskularizasyonunu engelleyerek tümörün büyümesinin durdurulması, küçükltülmesi amaçlanmaktadır.

Bevacizumab VEGF üzerinden etkili olan bir ajan olup metastatic kolon kanserinde kullanılmaktadır. Tümörün damar geliştirmesini engelleyerek büyümesini engelleyen bu ajanın en önemli yan etkileri hipertansyon, kanama, trombüs ve proteinüridir.

Sorafenib, VEGF ve PDGF (Platelet-Derived Growth Factor) üzerinden etkili bir başka ajan olup metastatic hepatoselluler ca da kullanılmaktadır. Sunitinib metastatic renal cell ca da kullanılan bir başka VEGF ve PDGF üzerinden etkili ajandır.

İmatinib, gastrointestinal stromal tümör tedavisinde kullanılan bir hedefe yönelik ajandır. C-kit (CD117) üzerinden etkili olup ensık yan etkileri ödem ve kalp yetmezliğidir.

Monoklonal antikora radyoizotop bağlanması ile radyoimmunoterapi adı verilen bir yöntemle hedefe yönelik tedavi yapılabiliilir. Tositumomab ve ibritumomab bu gurup ilaçlardandır.

Hedefe yönelik ajanların en büyük dez avantajı maliyetleridir.Maliyetin azaltılabilmesi çin etkin oldukları hasta gruplanın daha net ortaya konması için çalışmalar sürmektedir.


En son değiştirme: Çarşamba, 2 Mayıs 2018, 9:46 ÖÖ