Atmosfer alıştırmaları

Oyuncu grubu söze dayanmayan etkileşim üstüne çalıştıktan sonra artık metinden seçilen sözcükler, cümleler üstüne çalışmaya başlayabilir. Bu doğaçlamalarda hedef fiziksel devinim dizgeleri ile sözel resimler arasındaki bağlantıyı kurmaktır. Bu türden çalışmalarda oyuncu adaylarının cümle ve sözcük seçimlerinde özgür olmaları önemlidir. Oyuncu pedagogu ayrıca metinde önemli gördüğü anahtar cümleleri seçerek önerebilir. Bu oyuncu adayının başkasının metni ile olan ilk karşılaşmasıdır. Oyuncunun eğitim sürecinde önemli bir basamak olan başkasının metni ile oynama, oyuncu adayları için sanıldığından daha zor bir aşamadır. Zira artık oyuncuyu bir form yaratmaya doğru sürükleyen süreç başlamış olacaktır. İstenen doğallık ve inandırıcılık artık adım adım başkasının metni üstünden gerçekleştirilmek zorundadır.

 

Tekrar Stanislawski’ye dönelim ve onun bu soruna nasıl yaklaştığını bir örnek alıştırmayla aktaralım: “Gündelik yaşamda yaptığınız gibi öncelikle aklınıza ve dilinize gelen ve size önerilen ödevi gerçekleştirmek için yardımcı olacak sözcükleri seçin. Böylece konuşmanız doğallaşacak, aktif ve etkili olacaktır. Böylece role ilişkin partitür kavranana, mantıklı bir devinim dizgesi oluşturulana kadar sözcükler ve cümleler taze, etkili kalacaktır.” [1] Oyuncu adayının sözün gücünü ve etkisini kavramsı, başkasının metninin bir enerjisi olduğunu fark etmesi, metni içselleştirmenin sanıldığından daha fazla dikkat ve enerji gerektirdiğini kavraması oyuncu eğitiminin diğer aşamaları için olmazsa olmaz koşuldur.

 

Hem iyi bir oyuncu hem de iyi bir oyuncu pedagogu olan  Yoshi Oida oyuncunun metinle olan ilişkisine şöyle yaklaşıyor: “Metin üzerine bir karar vermeden önce, metni yüksek sesle konuşarak başlanmalıdır. İnsan sözcükleri duymalı dil  ve dudakların onu nasıl biçimlediğini gözlemelidir. Bu sayede belirli duyguların nasıl harekete geçtiğini algılamalıdır. Metnin sadece yüksek sesle okunması yeterli değildir. Onu dinlemek ve içsel olarak ona reaksiyon göstermeye hazır olmak gerekir.”[2] Metnin, dolayısıyla sözcüklerin enerjisini hissetmek ve ona göre hareket dizgelerini tasarlamak oyuncu adayının zaman içinde kavraması gereken bir süreçtir. Bunun algılanamaması ilerde oyuncu adayının metni sadece aktaran durumuna düşürecektir: Artık metin izleyicide bir resim oluşturma gücünden uzak olacaktır ve bu oyunculuk sanatı açısından ciddi bir sorundur.[3]

 

Sözcüklerin ve cümlelerin oluşturduğu anlamlar oldukça geniş bir alanı kapsar. Bu alan içinde iki oyuncunun karşılıklı etkileşiminde metni kullanmaya başlamaları adım adım geliştirilecek sistematik bir çalışmadır. Bu çalışmada düşüncenin ifadesi ve cümlelerin oluşturduğu devinimler etkileşim içinde olan oyuncular tarafından belirlenecektir. Görüldüğü gibi oyuncunun işi gittikçe karmaşıklaşmaktadır: Düşünceler, tasarımlar, birlikte oynayan diğer oyuncu ile yeniden yaratılacaktır.

 

Tam bu noktada etkileşim ve alt-metin doğaçlamaları üstünde durabiliriz. Alt metin doğaçlaması[4] bir çok amaca birden hizmet eden önemli bir çalışmadır.

 

Gündelik yaşam içinde aklımızdan geçen her şeyi söylemeyiz, söylemediğimiz bir çok şey beden dilimizden okunabilir. Ancak ifşa edilmeyen duygu düşünce örtük kalır. Bir metin için de aynı durum söz konusudur. Yazar iki saatlik bir oyunda her şeyi söyleme özgürlüğüne sahip değildir: Oyuncunun yazarın cümleleriyle ifade ettiği algılanan anlamalar haricinde yazarın ifade etmediği anlamlar üstüne kafa yorması ve o anlamaları oyununa yansıtması  rolün bütünlenmesi açısından dikkate alınmalıdır.

 

Alt metin doğaçlaması aşağıda sıralanan etkilere sahiptir: 

 

  • Oyuncu oynadığı figürün ve onun karşısında oynayan figürün yönelimini bedeninde deneyerek algılamalıdır: Bir oyuncunun en çok ihtiyaç duyduğu şey  keşfetmektir; figür ve metinle bağlantılı olan, uydurma ve yapıntı olmayan, oyuncunun pratiğine destek olan bir keşif, yürünecek yolu hem kısaltır hem de sağlıklı sonuçlar doğurur.

 

  • Ayrıca metne bağımlı olarak yapılacak bu çalışma birden çok yan etkiye sahiptir: Oyuncunun birlikte sahnede oynayacağı diğer figürlerin örtük kalan duygu ve düşüncelerini alt metin doğaçlaması ile keşfetmesi ve bu sayede figürün yaratılması sürecine ilişkin malzeme toplaması yan etkilerden biridir. Bir diğer yan etki ise metnin içselleşmesine önemli katkılarda bulunmasıdır.

 

  • Altmetin doğaçlaması ister istemez düş gücüne seslenen bir sürecin oluşmasını tetikleyecektir. Böylece oynanacak figürün bilinç düzeyine çıkarılmamış motivasyonu saptanmış olacaktır.

 

 

Alt metin doğaçlaması oyuncunun kendisi ile metnin kesiştiği noktaları bulma olanağı verecektir:[5]  Oyuncu her zaman kendinden hareket eder, hareket ettiği yerde, yani kendinde kalması figürün düzleşmesi gibi bir sonuç doğurur. Oyunculuk eğer bir sanatsa temel kriteri kendinden başkasını oynayabilme becerisidir.

 

Altmetin konusunu oyuncu eğitimini yaşamının amacı haline getiren Stanislawski’den bir alıntı yaparak bitirelim:

 

“Her şey rol kişisinin sözcüklerinde değil, düşünceler ve duygularda saklıdır. Rolün yönelimini sözcüklerden ve cümlelerden oluşan metin değil altmetin ortaya koyar. Oyuncuların aklına altmetnin derinliklerine inmek gelmez. Bunun yerine dışsal olarak, olarak sözcükleri alışıldık bir biçimde kullanmayı yeğlerler. Çünkü bunu mekanik ve özel bir enerji gerektirmeden yapmak mümkündür.”[6]

 

Evet Stanislawski’nin üstünde durduğu bu sorun oyuncu eğitiminin olduğu kadar profesyonel tiyatronun da önemli bir sorunudur. Çözüm altmetin çalışmasının sadece oyunculuk okullarında ele alınması ve üstüne çalışılmasıyla gerçekleşmeyecektir. Daha çok profesyonel tiyatronun bu sorunu dikkate alması ve üstünde durmasıyla çözülebilir: Oyunculuk okulları ve profesyonel tiyatrolar etkileşim içinde olması gereken kurumlardır. 



[1] Konstantin S. Stanislawski, Moskauer Künstlertheater, Ausgewählte Schriften 2, Hrsg. Dieter Hoffmeier, S. 243

 

[2] Yoschi Oida, Swischen den Welten, Alexander Verlag Berlin, s. 66

[3] Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Oyunculuk Anasanat Dalı  Öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Levent Suner  Ses ve Konuşma derslerinde özellikle bu konu üstünde çalışmaktadır. Bu türden bir anlayışla oyunculuk öğrencileriyle çalışmak konuşma sanatı açısından önemli bir yaklaşımdır.

[4] Altmetin doğaçlaması benim ‘Role Hazırlık’ derslerinde 3. yarıyıl itibariyle üstünde durduğum ve geliştirdiğim bir çalışma biçimidir. Bu çalışmanın  temel dayanak noktaları, Brecht, Stanislawski ve Yoschi Oidaya dayanır. Temel hedefi metnin içselleştirilmesi, algılanması ve düş gücünün  hareket geçirilmesine yöneliktir.

[5] Bkz. Jakob Jenisch, Der Darsteller und das Darstellen, Berlin 1996, S.51

 

[6] Konstantin S.Stanislawski, Die Arbeit des Schauspielers an der Rolle, Fragmente eines Buches, Berlin 1981, S 59


Son değiştirme: 21 Ekim 2019, Pazartesi, 23:43