İnsanların genetik yapısı, atalarından gelen ve yaşam biçimlerine göre sonradan kazanılmış olarak genelde iki şekilde irdelenebilmektedir. Genetik ifadenin değişmesi, genlerin kodlamasına bağlı olarak işlev gösteren proteinlerin de değişmesine yol açabilmektedir. Bu değişimler de hastalıkların tedavilerinde önemli farklılıklar oluşturmaktadır. Örneğin, aynı hastalığa sahip farklı kişilerde genetik yapı farklılıklarından kaynaklanan protein yapı değişiklikleri, uygulanan tedavi yöntemlerinde başarılı ya da başarısız sonuçlar doğurabilmektedir. Aynı mekanizmaya sahip hipertansif hastalarda aynı ilaç molekülünün kullanılması, bu hastaların tedavilerinde aynı sonuçları doğurmamaktadır. Dolayısıyla, kişiye özel tedavi şekillerinin ele alınması ve bu tedavide ilaç moleküllerindeki farklılıkların genomiks, proteomiks ve kemoenformatif düzenlerinin Medisinal ve Farmasötik Kimya yönleriyle belirlenmesi, sınıflandırılması gerekmektedir. Genlerin ve bunların kodladığı proteinlerin bir sınıflandırmaya tabi tutulmaları, “Hastalık yok, hasta var” yaklaşımının yeni ilaç tasarımlarında yönlendirici ve belirleyici aşamalarını içermektedir.

 İlaç moleküllerinin, biyolojik etkilerini gösterebilmeleri için mutlaka bir protein yapısıyla etkileşmeleri gerekmektedir. Genlere bağlı olarak mutasyona uğramış protein yapılarının, ilaç moleküllerine affinitesi ve aktivasyon (inhibisyon ve/veya stimülasyon) süreçleri değişim gösterdikleri için tedaviye verilen yanıt da farklı olacaktır. Bu nedenle, Medisinal Kimyanın önemi, ilaç moleküllerinin yeniden tasarlanması ve kişilerin genetik değişimlerine bağlı olarak farklılaşan protein yapılarıyla etkileşmelerinde, kemoenformatik ve biyoenformatik yöntemlerin akılcı moleküler tasarımlar kullanılarak değerlendirilmesinin gereğinden ileri gelmektedir.

 Bunun için, bu derste öncelikle Medisinal Kimyanın insan genetik yapısındaki kemoenformatik önemi ve değerlendirme süreçleri ele alınarak, kemoinformatik ve biyoinformatik olumlamalara işaret edilmek suretiyle eczacılık mesleğinin ilaç molekülleri konusundaki yetkinliğinin üstün değerleri kapsamında moleküler değişimlerin tedaviye yansımasındaki potansiyeli ele alınmakta ve bir eczacının moleküler düzeydeki ilaç etkinliğini tanımlamadaki fonksiyonları geliştirilmeye çalışılmaktadır.